Geniş bir literatür taraması yaparak, Ortaçağ anlatılarından tutun, Rönesans resimlerine, Shakespeare’in tiyatrolarından, gotik korku romanlarına ve hatta Hollywood filmlerine kadar her ye
ABD Başkanı Donald Trump, geçen haftaki Kongre baskını hususunda, "Ben şiddet istemiyorum, hiç istemedim." açıklamasında bulunurken, kendisine yönelik azil sürecini de "cadı avının deva
Jön Türklerin ellerindeki yegane fikir sermayesi Fransız İhtilali’nin sloganlarını Türkçeye aktarmak ve daima bunu dillendirmekti: Hürriyet, Müsavat, Adalet! Metotları ise ne inşa edecek
Polis, taksinin yanına geldi. Arabaya hitaben “Ulan turistleri aldatmaya utanmıyon mu?” dedi. Arabadan ses çıkmadı. Polis şoför tarafının kapısını açtı, içeriye kafasını uzattı.
Kirli eller ruhuma dokunmasın diye, dikenli tellerle çevirdim yüreğimi.
Putperestlik inkârın değil, bilâkis inanmanın zaafıdır! Unutma ki putperestler putlarını Kâbe''nin içinde saklıyorlardı. Ey talib, sen hiç Kâbe''nin içine baktın mı? Kendi Kâbe''nin
“Gençlerinizin en hayırlısı, ihtiyarlarınız gibi ölümü düşünen, gençlik heveslerine mağlup olmayıp gaflette boğulmayandır. İhtiyarlarınızın en kötüsü gaflet ve nefsin istekle
Başbuğ beye hatırlatalım ki, ‘Darbenin iyisi- kötüsü olmaz. Milleti sürü yerine koyan ve milletin silahını millete çevirmekten kaçınmayan bir anlayış her yerde ve her zaman hıyanett
Kişisel yahut kurumsal, her ayrılık yorucu bir süreçtir. 'Severek ayrıldılar' diye çok kullanılan bir kalıp var. Bu ayrılık çeşidiyle henüz karşılaşmadım.
Müslümanca duruş ile sağcılaşma arasındaki derin çelişki, başka terminolojilere sığınılarak, başvurularak ifade edilmeye çalışılsa da muhteva ve öz olarak uzlaşmaz bir zıtlık ba
Rüyamda Mariva’yı tekrar görebilmenin umuduyla kapattım gözlerimi. Hâlbuki Mariva kalbime bıçak sokmuştu. Sevdiğimizin elindeki bıçak bir noktada kaçınılmaz olarak imtihanımıza dön
1920 yılının nisan ayındaki şenliklere, Filistin’de gittikçe yükselen tansiyonun gölgesi düştü. İngilizlerin doğrudan yönetiminin doğurduğu öfke de bu atmosfere eklenince, şenlikle
Yarım asır önce Anadolu’nun her beldesinde ufak tefek farklar ile bir düğün geleneği bulunuyordu. Tarım toplumunun biçim verdiği bir görenek. Süreç özetle şöyle cereyan eder:
Âdem evladının bir yanı beşer olarak doğa koşullarına uyum sağlamak üzere tertiplenmişken, bir yanı da insan olarak doğa koşullarını aşmaya uygun bir tertip üzere halk edilmiştir.