Sosyal Medya

Tercüme Haber

Bulgaristan ve Çekya'daki silah fabrikası patlamalarında Rus istihbaratı izi

Rusya ile Ukrayna arasında 2014 yılındaki savaşla bağlantılı olarak Çekya ve Bulgaristan’daki silah fabrikalarında yaşanan patlamaların gizemi yavaş yavaş çözülmeye başlıyor. 2014 yılındaki patlamaların, bu ülkelerin Ukrayna’ya silah ve mühimmat satmaması için Rus istihbaratının kötü şöhretli birimi ‘29155’in sabotajıyla gerçekleştiği belirtiliyor. Rus istihbaratının Ukrayna’ya satış yapan bir Bulgar silah tüccarını da zehirlediği belirtiliyor.



Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan gerilim uzun süredir gündemi meşgul ederken, Çekya’nın geçtiğimiz hafta 18 Rus diplomatı istihbarat faaliyetlerinde bulundukları gerekçesiyle sınır dışı etmesi büyük yankı uyandırdı.
 
Çekya, bu diplomatları 2014’te ülkedeki bir mühimmat deposunda meydana gelen patlamada rol almakla suçlarken, Rusya iddiaları ‘temelsiz ve absürd’ olarak nitelemişti.
 
Ancak aynı dönemde Bulgaristan’daki silah fabrikalarında meydana gelen üst üste üç patlamada da Rus istihbarat servisi GRU’nun izi olduğu ortaya çıktı.
 
Bulgaristan’daki silah depolarında art arda üç patlama
 
ABD destekli Radio Free Europe, yayınladığı bir haberde 2014 yılında Bulgaristan’daki silah fabrikalarında meydana gelen üç ayrı patlamada Rus istihbarat servisi GRU’ya bağlı Birim 29155’in olduğu şüphelerini güçlendirdi.
 
Aynı birimin Bulgar silah tüccarı Emilian Gebrev’in zehirlenmesinden de sorumlu olduğu belirtiliyor.
 
Bulgar silah tüccarı Emilian Gebrev'i zehirlemekle suçlanan Sergey Fedotov takma adlı Denis Sergeyev (solda) ve Georgy Gorshkov takma adlı Yegor Gordiyenko. (Fotoğraf Bulgaristan savcılığı tarafından dağıtılmıştır.)
 
Gizemi çözülmemiş patlamalar
 
Bulgaristan’da 28 Şubat 2014'te, Sofya'nın doğusundaki Kazanlık'taki Arsenal silah kompleksinde meydana gelen patlamada, barut üretilen bir atölye kısmen tahrip edildi. Olayda bir kişi hayatını kaybetti.
 
Bundan 6 ay sonra, 8 Ağustos'ta Bulgaristan'ın güneybatısındaki Kostenets'teki TEREM-Çar Samuil askeri fabrikasında meydana gelen bir dizi patlamada 10 kişi yaralandı.
 
İki aydan daha kısa bir süre sonra ise, 1 Ekim'de, Gorni Lom'daki Midzhur fabrikasındaki Bulgar mühimmat tesisindeki patlamada 15 kişi öldü ve 2 kişi yaralandı.
 
Aralık ayının üçüncü haftasında, Bulgaristan'ın güneyindeki Maglizh'de özel bir mühimmat ve av cephane imalat şirketi, bir kişinin hayatını kaybettiği açıklanamayan patlamaya şahit oldu.
 
Daha sonra, 21 Mart 2015 akşamı, saat 19:30 sularında, İganovo’daki küçük Bulgar köyünde tanksavar cephaneleri, uçaksavar füzeleri ve diğer silahların üretildiği devlete ait bir tesis olan Vazov Makine İmalat Fabrikası'ndaki patlamalar yaşandı.
 
Bundan sadece üç hafta sonra, 14 Nisan'da şafak sökmeden hemen önce, köy yine aynı tesisteki patlamalarla sarsıldı ve genişleyen kompleksin bir bölümünü kısmen yok etti.
 
2014 yılındaki patlamalar ile 2015 yılındaki olaylar birbirine çok benziyordu.
 
Bulgar savcıları patlamaların nedenini araştırdı, ancak yalnızca 1 Ekim 2014’te Gorni Lom'daki patlamadaki dört zanlıya ulaşıldı ve bunlar daha sonra beraat etti. Diğer soruşturmalara ne olduğu hakkında kamuya açık bir bilgi yok.
 
Bulgar makamları, Çekya’da ortaya çıkan veriler ışığında tüm bu patlamaları yeniden soruşturma kararı aldı.
 
2015 ilkbaharında Vazov fabrikasında meydana gelen patlamalar sırasında, Rus istihbarat servisi GRU ajanları olduğuna inanılan en az 6 Rus vatandaşının düzenli olarak Bulgaristan'a gelip gittiği ortaya çıktı.
 
Ayrıca, ilk olarak açık kaynak araştırma kuruluşu Bellingcat tarafından derlenen uçuş verileri ve GPS izleme bilgileri, 2014 patlamalarının tarihlerine yakın bir şekilde Bulgaristan'a girip çıktığı iddia edilen başka bir GRU ajanını gösteriyordu.
 
Çekya Başbakanı Andrej Babis 2014 yılındaki patlamalarla ilgili GRU’nun seçkin ve kötü şöhretli Birimi 29155’i suçlamıştı.
 
Aynı birim ayrıca Emilian Gebrev adlı bir Bulgar silah tüccarının ölümcül bir şekilde zehirlenmesiyle bağlantılı olmakla suçlanmıştı. Gebrev, Vazov fabrikasında meydana gelen patlamalardan sonra zehirlenmişti.
 
 
Patlamaların Ukrayna savaşı ile ilgisi var
 
Patlamalar, Rusya'nın 2014 yılında Ukrayna'nın Kırım Yarımadası'nı işgal etmesi ve ilhak etmesi ile Doğu Ukrayna'da Rusya destekli ayrılıkçılarla yaşanan savaşın patlak verdiği dönemde meydana geldi.
 
O zamanlar, Ukrayna silahlı kuvvetleri çok kötü bir durumdaydı; organizasyon ve eğitim eksikliği yaşıyordu ve silah ve teçhizat eksikliği nedeniyle tükenmişti.
 
Ukrayna ordusu, aralarında Rus askerlerinin de olduğu daha donanımlı ve daha iyi eğitimli savaşçıların saldırılarını engellemek için silah ve mühimmat bulmakta zorlandı.
 
Bulgaristan, oldukça büyük bir silah imalat ve ticaret endüstrisine sahip.
 
Bulgaristan, bugüne kadar aksi yönde pek çok kanıt ortaya çıkmasına rağmen Rusya-Ukrayna savaşında oynayabileceği herhangi bir rol olduğunu reddediyor ve buna "Ukrayna içi bir çatışma" diyor.
 
Rus ajanlar patlamalarla aynı anda Bulgaristan’a geldi
 
Bellingcat internet sitesi tarafından yayınlanan uçuş izleme verilerine göre Vladimir Popov takma adını kullanan Rus vatandaşı Vladimir Moiseyev, 2014 yılında en az dört kez ve 2015 yılında bir kez Bulgaristan'a seyahat etti. Bütün bu geziler, çeşitli mühimmat ve silah fabrikalarındaki patlamaların olduğu günlerde meydana geldi.
 
Karadağ, 2016'da ülkedeki başarısız darbe girişiminden GRU’yu ve Vladimir Moiseyev’i sorumlu tutmuştu.
 
Bu arada, uçuş verilerine göre, Şubat ve Nisan 2015'ten itibaren daha sonra askeri istihbarat olduğu iddia edilen en az 6 Rus vatandaşının Bulgaristan'a girip çıktığı biliniyordu. Bu kişiler arasında Sergey Fedotov ve Sergey Pavlov takma adlarını kullanan ve Sofya'ya seyahat eden Denis Sergeyev ve Sergey Lyutenkov da vardı.
 
Uçuş verilerine göre, Georgy Gorshkov takma adını kullanan Yegor Gordiyenko adlı bir diğer ajan da, Denis Sergeyev ile birlikte Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısındaki Burgaz kentine Nisan 2015’te gelmişti.
 
Bulgar silah tüccarını zehirlediler
 
İkilinin Bulgaristan'a gelişleri Bulgar silah tüccarı Emilian Gebrev'i neredeyse öldüren zehirlenme olaylarına denk geldi.
 
Gebrev'in oğlu da aynı tarihlerde ölümcül bir şekilde zehirlenmişti. Ancak her ikisi de kurtuldu.
 
Bulgar müfettişler Gebrev'in "tanımlanamayan bir organofosfor maddesiyle sarhoşluk" kurbanı olduğunu açıkladı. Ancak asıl madde tam olarak tespit edilemedi ve davada da çok fazla ilerleme kaydedilmedi.
 
2014'te Çekya’daki silah deposu patlamalarına ve 2018'de Salisbury'deki Skripal’in zehirlenmesine karıştıkları iddia edilen GRU ajanları Anatoly Chepiga (solda) ve Aleksander Mishkin.  
 
Skripal davasıyla benzerlik
 
Bundan üç yıl sonra, eski bir Rus askeri istihbarat subayı Sergey Skripal ve kızı Sovyet üretimi Novichok adlı güçlü bir sinir ajanına maruz kaldıktan sonra neredeyse ölüyordu.
 
İngiliz polisi daha sonra zehirlenme olayıyla ilgili olarak iki Rus vatandaşını suçladı. 
 
Bu kişiler, daha sonra ABD ve İngiliz yetkililer tarafından Birim 29155'in üyeleri olarak tanımlandı.
 
Skripal’i zehirleyenlerin, Bulgaristan'a seyahat ettiği iddia edilen GRU ajanları aynı birimden olduğu öne sürülüyor.  
 
Çek polisi, Skripal’in zehirlenmesi nedeniyle İngiltere'de aranan iki kişiyle aynı isme sahip 2 Rus hakkında tutuklama emri çıkardı ve Çek polisi tarafından yayınlanan fotoğraflar İngilizlerin kullandığı fotoğrafların aynısı.
 
Şubat 2019'da, Bulgar araştırmacılar Gebrev zehirlenmesiyle ilgili soruşturmalarını yeniden açtılar. Dönemin Başsavcısı Sotir Tsatsarov, Skripal zehirlenmesiyle bağlantılı şüpheli bir Rus istihbarat görevlisinin Nisan 2015'te Bulgaristan'da olduğunu söyledi.
 
Gebrev daha sonra savcılara, kendisini zehirlemek için kullanılan maddenin Novichok'a benzer olabileceğine inanmak için nedenleri olduğunu söyledi.
 
Gebrev, zehirlenmesiyle ilgili olarak Rusya'yı suçlamadı, ancak bir Rus ajanının olaya karıştığına dair raporların onu şaşırtmadığını söyledi.
 
Aralık ayında, Bulgar yetkililer zehirlenme olayıyla ilgili soruşturmada 5 GRU ajanının isminin geçtiğini iddia etti ve ertesi ay gıyaben 3 Rus vatandaşını suçladıklarını bildirdi. 
 
Savcılar, takma isim kullanan üç kişiyi ortaya çıkardı. Birkaç gün sonra ise Bellingcat, sızdırılan bir Rus personel veri tabanını kullanarak bu kişilerin gerçek kimliklerini tespit etti.
 
Çekya’daki patlamalar
 
GRU içindeki ‘Birim 29155’, Çekya Başbakanı Andrej Babis tarafından 17 Nisan'da ülkenin doğusundaki en az bir silah deposundaki patlama olayına karışmakla suçlandı. 
 
Çekya’daki mühimmat deposu, Ukrayna ile bir silah satış anlaşması yapmayı planladığı iddia edilen Emilian Gebrev ile bağlantılıydı. Ancak Gebrev bu iddiaları yalanladı.
 
Buna karşın üst düzey bir eski Ukraynalı istihbarat yetkilisi, o sırada Ukrayna'nın bir Bulgar silah tüccarı ile çalıştığını doğruladı.
 
Eski Bulgaristan Savunma Bakanı Todor Tagarev, Çekya’nın açıklamalarının ve Avrupa'daki GRU ajanlarıyla ilgili yeni verilerin ardından Bulgaristan’daki patlamalarla ilgili kesinlikle yeni bir soruşturma yapılması çağrısında bulundu.
 
Radio Free Europe’e konuşan Tagarev, "Silah endüstrisi tehlikeli ve kazalar oluyor. Ancak üretim süreçleri öyle yapılandırıldı ki, bir kaza durumunda minimum hasarla sonuçlanır. Ancak iki yıldan kısa bir süre içinde altı patlama olması bunu zaten çok şüpheli hale getiriyor." dedi.
 
Tagarev, “Rusya'nın Bulgaristan'daki çıkarlarının ne olduğunu, silah satışları ve ihracatı konusundaki politikamızın bazen Rusya'nın çıkarlarıyla nasıl çeliştiğini bilince, bir Rus müdahalesi olması bana mantıksız görünmüyor" dedi.
 
Mütercim: Engin Dinç / Kaynak: ortadoğuhaber.com

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');