Sosyal Medya

Yazarlar

Firavun Müsveddeleri ve Küresel Büyü Olarak NATO

İnsanlık tarihi; etkisi yüzlerce, binlerce yıl süren büyük ve yaygın büyüler için etkin buluşma alanlarında, salonlarında, şehir ve mekânlarda bir araya gelip yüzleşmelere şahittir.

Bilen bilmeyen, gören görmeyen, duyan duymayan tüm insanları kitlesel perdelemeye maruz bırakan küresel ölçekli büyülerin dansıyla sınandığımız bir çağın Firavunları karşısında, Musalar olmak neye tekabül eder; mesele edinenlerin bu oyunlar karşısında kemali ciddiyetle üzerinde durması icap eder.

NATO ve müttefikleri, NATO karşıtı-yakın bir geçmişe kadar VARŞOVA PAKTI derlerdi- blok ve müttefikleri hâlihazır dünyanın küresel büyü mekanizmaları olarak değerlendirilebilir hatta değerlendirilmelidir.

Kendilerine dair tanımladıkları güç parametrelerinin yaygın etkisiyle; onlar tarafından izin verilmeden iman etmenin yasak kılındığı hakikat ekseni nerde, kimlerdir, ne yaparlar pek farkında değil dünya. Oyun oynaş babından daha çok karşı blokların desteklediği cılız cazgırlıkları saymazsak ortada hakikatin izlerini taşıyan entelektüel gürültünün ötesinde sahici bir şey gözükmemektedir.

Tarih boyunca küresel sayılabilecek ölçekteki büyü mekanizmalarının işlerliğinin, ana müsebbibi olarak öne çıkan ana besleyici damarın; organize dindarlar olduğunu anlamlandırmakta zorlanarak hatırlatmalıyım. İnsanları, insanlığı kitlesel olarak köleleştirmenin en etkin gücünün nasıl işler hale getirilebildiğinin en büyük taşıyıcıları dindar organize kalabalıklar olmuşlardır. Bunun da öncüleri Kitap’ta her halleri gözler önüne serilen İsrailoğulları olduğunu, kendileri dâhil bilmeyen yoktur.

Siyasi otorite olarak öne çıkan iktidarlar, devlet başkanları, bakanlar, bürokratlar; yakınlaştıkları paktları nasıl yücelteceklerini bilemeyecek kadar abarttıkları gibi dün birlikte fotoğraf verdikleri paktları, nasıl değersizleştireceklerini de bilemeyecek kadar fazla malum etmekte ve olmaktadırlar. Allah rahmet eylesin durum tam da Murat Kapkıner’in şu dizelerindeki gibi kitlesel ikna yöntemleri ve kitlesel iknaya açık olmakta yatmaktadır.

“Savcıyı geri gönderin devamı yok. Fazla malum olduğu için ebediyen meçhul kalacaktır bu cinayetin faili.”

Tarihi konjonktürün beraberinde getirdiği tüm imkânları dibine kadar kullanma cehdi, kararlılığı olan ifsat mecralarının; her renge bürünebilme potansiyeli YEŞİL NATO’yu çok daha belirgin, etkin, büyüleme potansiyelini tüm kıtalarda yaygın kılmaya adaydır.

Peki, NATO sadece askeri ve savunma ittifakı mıdır?

Bir savunma ittifakı ise kimleri, neleri savunmuş ve savunmaktadır?

Bu pakt; ekonomik, teknolojik, siyasal, sosyal, kültürel vs alanlardan bağımsız mı çalıştırılmaktadır?

NATO’yu kuran kök akıl, kök neden nedir, hakikatinden haberdar mıyız?

Hangi ülke hangi zorunluluklardan dolayı NATO üyesi olmak zorunda kalmıştır?

Türkiye’de iktidar CHP olsa idi, iktidarda olan AK Parti ve diğer organize dindar topluluklar nasıl tepki verirlerdi?

Suriye’deki süreç NATO’dan bağımsız mı yürütülmektedir?

Bu soruları çoğaltabiliriz, detaylandırabiliriz ama bu kadarı yeterli sanırım. Meseleye büyü, illüzyon benzetmesiyle yaklaşmamın ana gerekçesi; kitlesel olarak büyülenmeye o kadar hazır kitlelere dönüştü ki insanlık, bir hafta önce kötümsenen bir devlet, kurum, organizasyona, hatta olgu, uygulama, teknolojiye, bir hafta sonra yine aynı mecralarda önümüze koyulma yöntemleriyle; kurtuluş imkânları, kapıları olarak inanabilmekteyiz.

İnsanı bütünden koparan o kadar çok parametre var ki; insanlığın dünyada da sonsuzlukta da tek kurtuluşunun İslam, tek umudunun da Müslümanlar olduğuna inandığım bir çağda; sürüye dâhil olan kalabalıklara dönüşmeye teşne, hatta dönüşmüş olunmasının ağır yükü altında utanıyor, eziliyorum.

“De ki karanlığı yarıp aydınlığa çıkaran/sabahın Rabbine sığınırım. Yarattığı şeylerin şerrinden, kapladığında karanlığın şerrinden, düğümlere üfürenlerin şerrinden, haset edenin haset ettiği zamanki şerrinden.”

Mustafa ÖNER

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM