Sosyal Medya

Yazarlar

Erdem Öyküsü

Her zaman hayata müsbet katkı sağlayan, aktif, iki cebinden birini ahiret yatırımına tahvil eden değerli bir kardeşin yaşadığı erdem öyküsünü sayfamıza taşıyalım.

Kendisi anlatıyor: "10 yaşındaki kızımı Bilgi Üniversitesi etkinliklerine götürüyordum. Yazın, cumartesi günleri kızımı üniversiteye bırakıp, ben de Dolapdere mıntıkasında dolaşıyordum.

Yine bir cumartesi günü kızımı üniversiteye bırakarak parkta yürümeye çıktım.

Dikkatimi yaşı benden büyük, 65 yaşlarında bir hanımefendi çekti.

Etraf sakindi, önce etrafına bakınıyor, kimsenin olmadığına emin olduğunda, çöp konteynerlerinin içine göz atıyor ve hızla uzaklaşıyordu.

Orada bir şey bulamayınca hemen çekiliyor başka yöne doğru yürüyordu, ben de onun beni göremeyeceği bir noktada uzaktan onu takip ediyordum.

İşine yarar bir şey bulamayınca gideceğini anladım. O an içimde, o ablaya yardım etme duygusu belirdi.

Kendisine yaklaşarak "abla bir şey sorabilir miyim?" dediğimde, ürktü, birkaç adım geri gitti ve "Ne soracaksın?" dedi.

"Abla ben çocuğumu burada üniversiteye eğitime getiriyorum da çocuklarım için bir sadaka vermek istiyorum. Senin burada çevrende ihtiyaç sahibi tanıdıkların varsa sana versem sen onlara versen olur mu? dedim."

Önce anlamsız şekilde baktı bana, sonra biraz mahcup bir edayla "Ya aslında benim de ihtiyacım var ama.... "

O zaman "abla ben sana vereyim dedim." Hazırlamış olduğum miktarı kendisine uzattım o da şaşırdı.

"Ben cumartesi günleri buraya geliyorum, böyle arada bir şeyler vermek istersem sana verebilir miyim?" dedim. O da "Olur" dedi.

Haftalar boyu okul etkinlikleri için her gittiğimde bu süreç uzun yıllar boyu devam etti.

Zamanla, eşinin vefat ettiğini, kirada oturduğunu, çocuklarının hepsinin evli olduğunu, çocukların sorunları olduğunu, kendilerini geçindiremediklerini ve yalnız yaşadığını, çevredeki yardımlarla ayakta durmaya çalıştığını öğrenmiştim.

Ben de arada gidip ona harçlık bırakıyordum ama telefonumu vermiyordum, çünkü telefonumu verirsem arar, beni rahatsız eder endişesi taşıyordum. Bu tür durumları çok yaşamıştım o yüzden telefonumu vermemiştim.

Mediha ablanın telefonunu ben almıştım ama ararsam telefonumda kayıtlı olacak diye aramıyordum. Yaşanmış ve yük olmayı ahlak edinmiş negatif örnekler yüzünden kötü bir ön yargının mahkumları olduğumuz için de kendime kızıyorum.

Yine biraz zaman geçmişti Mediha ablaya bir şeyler vermek istemiştim, parkta arayınca onu bulamadım, bir sonraki hafta tekrar bulamayınca mecburen telefonla aradım ve çok sevindi geldi, çokta ihtiyacı varmış, hastaydı yine ona bir miktar yardımda bulunmuştum.

Artık telefonum onda kayıtlıydı, bir sıkıntısı olursa her zaman bir telefon kadar yakın olduğumu ve her zaman çekinmeden arayabileceği hususunda ona samimane açıklama yapmıştım.

Yaz etkinliği bittiği için artık o tarafa gitmiyordum.

Aradan aylar geçti, Mediha abla hiç aramadı beni.

Yine bir gün ben aradım "abla nasılsın" diye sordum. Hastaydı "bir sıkıntın var mı sana biraz yardımcı olmak istiyorum" dedim. "Benim en büyük sıkıntım aslında kiram, onu ödeyemedim" demişti.

"Mediha abla sıkıntıya düştüğünde beni arayabilirsin dedim niye aramadın niye aramıyorsun telefonum sende var." dediğimde cevabı şu olmuştu: "Ben seni arayıp nasıl rahatsız edeyim sen zaten bana yardım ettin. Aklıma da gelmedi değil ama elim telefona gitmedi" demişti.

İçim parçalandı, ben telefon numaram onun eline geçerse beni rahatsız eder diye düşünürken o ihtiyacı olduğu halde beni arayıp rahatsız etmemek için o kadar onurlu ve ince düşünmüştü ki…

Mediha abladan çok etkilenmiştim.

Çok erdemli biriydi, onurlu, şahsiyetli bir kişilikti.

Hayatımızda iyi niyeti istismar eden çok insanla karşılaşınca insanın temkinli davranması elbette bir mazeret olarak anlaşılabilir.

Ama Mediha abla bana erdem sahibi insan olmayı, onurlu insanlığın dersini vermişti.

Arada yardım yapmak yerine köklü bir çözüm için bir adım daha attım.

"Mediha abla senin kiranı düzenli ben ödeyeyim" diye anlaştık, ev sahibinin telefonunu aldım onun hesabını aldım kirasını düzenli bir şekilde ödemeye başladım.

Arada bir ben arıyorum hal hatırını soruyorum, dir ihtiyacı olup olmadığını anlamaya çalışıyordum.

Mediha abla dua ediyor "Allah razı olsun benim en büyük yükümü aldın artık kiram yok bir ihtiyacım da yok" diyordu.

Arada bir arayıp hal hatırını soruyordum, bir ihtiyacın var mı ekstra bir şey varsa yardımcı olayım diyordum ama her zamanki gibi Allah'a şükrediyor, bana da teşekkür ediyordu. Bir ara benim yardım etme hususundaki zorlamam ile çamaşır makinesinin bozuk olduğunu söyledi. Ben de "abla sen git bir yerden al ben parasını göndereyim" dedim. Anlaştık ama aradan haftalar geçti, Mediha abladan ses çıkmadı, ben tekrar aradım, "abla ne yaptın? diye sordum. Cevabı şu oldu: "Araştırdım ikinci el çok pahalı onun için almadım" dedi.

O zamanlar sıfır çamaşır makinesinin fiyatı yaklaşık 5.000 TL. İdi. O ise 500 TL'ye çamaşır makinesi aramış. İkinci el 800 lira 1000 lira civarında olunca yük olacağı endişesiyle, pahalı diye almaktan vazgeçmiş.

"Abla parasını ben göndereceğim sen güzel bir makine al" demiştim, "sana çok yük olamam" demişti. Adresini istedim, iki güzel dostumla birlikte sıfır makine aldık ve evine götürdük. Çok heyecanlanmıştı, gözleri doldu ve ağlamaya başladı, "benim evime ilk defa sıfır bir eşya giriyor" demişti.

Evine gittiğimizde gözlemleme imkanı bulduk. Çok kötü, bakımsız eski binada bir giriş kattı, nem de alıyordu. O evi görünce "abla, sen burada oturamazsın, zaten sağlığın yerinde değil seni temiz bir eve çıkaralım" demiştim, kesinlikle kabul etmedi. Evin kirası ucuzdu, bana, "sen şu anda ödüyorsun, bana yeter, komşularımda iyi ve sana asla yük olmam" demişti.

Neticede Mediha abla yıllar geçmesine rağmen bir kere olsun benden asla para istemedi.

Hayatımda tanımış olduğum en onurlu, en erdemli bir kişilikti. Onun kirasını düzenli gönderirken bir gün, kendisini aradım, bir genç erkek açtı telefonu, şaşırmıştım. "Mediha ablayı aradım" dedim. Açan oğluymuş, "Annem vefat etti" dedi. Aldığım haber beni çok üzmüştü. Haberim olmadığı için cenazesine de gidemedim. Bizzat yaşadığım hayat öyküsü özetle böyle!

Bana değerlerin, erdemin, onurlu duruşun öğretmenliğini yapan Mediha ablam için duam şudur "Rabbim onu cennetinde ağırlasın inşallah!"

Yasin AYDOĞAN

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM