İstanbul Çekmeköy İlçe Müftüsü Vehbi Akşit hoca ile Ramazan ve Kur’an üzerine konuştuk. Kur’an inanlar için, hayatı anlamlı kılmak adına bir yol haritasıdır. İşte bu minvalde V
Bir toplumda haksızlık, adaletsizlik, birbirine karşı düşmanlık, ikiyüzlülük, kardeşinin ayağını kaydırmak, kul hakkı ve kibir artarsa o toplum Allah’ın rızasından uzaklaşır.
Pandemi şartlarında insan sokaklardan çekilince, şehirlerin havası suyu temizlendi diyorlar haberlerde.Şehirlerin havasının suyunun bir nebze de olsa arınmış, temizlenmiş olması güzel...
Çocuklarımıza hiçbir heyecan, coşku ve ufuk sunamayan ruhsuz eğitim sistemi; hiçbir gelecek vadetmeyen kör ve kötürüm kültür hayatı; hayal göremeyen, rüyaları olmayan, bütün sermaye
Kur’an ile çok canlı ilişkileri olan o nesil her gün: “Bugün Allah bize ne söyleyecek?” heyecanı ile yaşıyorlardı. İşte bu heyecanı en üst düzeyde yaşadıkları bir zaman dilimi
Medeniyet'ten anladığımız şey, yalnızca sivilizasyon dolayısıyla Batı uygarlığı. Bu, gerçekten büyük bir entelektüel körleşme ve zihnî köleleşme. Komediye dönüşen ürpertici bi
Hz. Peygamber son 10 günde eşine, çocuğuna, dostuna veda eder kesret aleminden çekilirmiş. Kimsenin kendisini rahatsız etmesini istemezmiş. Kutsal bir geri çekiliş. İçe çekiliş.
Uzun yıllar Anadolu’da kaymakamlık ve valilik yapan Kadir Çalışıcı gittiği görev yerlerinde şahit olduğu olayları hikayeleştirerek Yollar ve Yıllar adlı kitabındabiraraya getirmiş.
Diriliş bir uyanışın adıdır. Yine Onun deyimiyle “Yüzyıllardır uyuyan bir devin uyanışı.”. Bu uyanışa bizi götürecek iki şey ise kalbimiz -Yol uzun ve uzak; Kalbimizden başkada p
Sezai Karakoç gibi birine reva mıdır bütün bu pespayelikler! Ülkemizin yaşayan kalbi, beyni ve vicdanı. Bu kalp durunca, bu beyin çökünce, bu vicdan yitince, bu ülke çorak bir ülkeye, u�
Türkiye’de 2020 yılında darbe tartışması niye bu kadar ilgi çeker? Niye heyecanlar, hatta “kanlarınızı dökeriz” gibi cinnet nöbetleri yaratır, anlamak mümkün değil.
“23 Mart 1983 sabahının ilk saatlerinde, Hasana Kikica Sokağı 14 numaranın üçüncü katındaki dairemin kapısının vurulmasıyla uyandırıldım. Kapıyı açtığımda on kadar Yugoslav Gi
Günlük gazetelerde böyle konulardan söz edilmez. Zengin bir masal geleneğimiz olduğu malûmdur. Masalın çocuk zihninin gelişmesinde önemli yeri vardır. Milli Eğitim’in “Anadolu masalla
Görmek istemeyende göz fiili olarak yok demektir.
Müslüman iseniz, bilesiniz ki İslam, cehalete mazeret aramanıza izin vermez