Bölgemizdeki karmaşa derinleşerek sürüyor. Suriye, Irak ve İran karmaşasına Türkiye de dâhil. Zorunlu bir dâhil oluş.
İlginç olan, Avrupalıların mesela Endülüs Araplarıyla kültürel süreklilik bağı içinde olduklarını zar zor ve biraz geç de olsa kabul etmiş olmalarına rağmen, asla ve kat’a Türkle
Osmanlı kontrolünden çıkalı iki asra yakın bir süre geçmesine rağmen gerek kültürel anlamda gerek de mimari açıdan İslam’ın izlerini sürmek bugün bile mümkündür.
Başlık Cemil Meriç’ten. Namık Kemal için böyle diyordu Cemil Meriç: “Tevfik Fikret’ten Nazım Hikmet’e, Yahya Kemal’den Necip Fazıl’a kadar bütün şairlerimizin ceddi ekberi…�
Müslüman dünyanın bu akılla, bu verimsiz hatta zararlı bilgiler ve yöntemlerle o yedi başlı ejderha karşısında başarılı olması eşyanın tabiatına aykırıdır. Böylesine evrensel bi
Uluslararası ilişkilerde şaşmaz bir kuraldır: Her devlet, kendisinin menfaatlerini korumayı önceler. Dolayısıyla, çeşitli ülkelerle farklı boyutlarda ilişkiler geliştirirken, bu altın
1,5 milyarlık İslam âleminin yüzde 60’ı Asya’da yaşarken Hindistan, Myanmar ve Doğu Türkistan’da milyonlarca Müslüman yıkım, sürgün ve işkenceyle soykırıma maruz bırakılıyor.
İpek Yolu Asya'yı Avrupa'ya bağlayan bir ticaret yolu olmasının ötesinde, 2000 yıldan beri bölgede yaşayan kültürlerin, dinlerin, ırkların da izlerini taşımakta ve olağanüstü bir tar
İran ve Amerikan emperyalizmi arasında savaş eşiğine kadar varan son sıcak ve sür’atli gelişmeler içinde, ‘Ülkeyi asla savaşa sürüklemeyeceğiz!’ sözü, İran’ın ‘itiqadî lid
ABD'nin İran'ın bölgesel yayılma stratejisinin merkezindeki isim Kasım Süleymani ile Haşdi Şabi liderlerini hedef alan saldırısı, oyunun kuralarını tamamen değiştirecek bir adım.
Irak Meclisi, oy çokluğuyla, ABD güçlerinin ülkeden çıkarılması kararı aldı.
Müslümanların bir "ümmet" olduklarını yeniden hatırlayarak, küreselliğe karşı yeni entelektüel imkanlar oluşturabileceklerini söylemeliyiz. Küreselleşmenin belirgin bir süreç ve bir
Tezkere, Libya’ya hemen muharip güçler gönderilecek biçiminde yorumlanmamalı. Doğu Akdeniz’deki mücadelenin “soğuk” olduğu, yani caydırıcılık mücadelesi olduğu unutulmamalı. T�
Bir Müslüman hemen her gününün muhasebesini yapar. Başını yastığa koyduğu zaman tövbe ve istiğfara yönelir. Bu bir iç hesaplaşmadır. Yastık ve uyku; unutma ya da boş verme yeri veya
Somali’de, Libya’da, Suriye’de… Türlü imkânsızlıklara ve reel-politiğin dayattığı zorluklara rağmen, vicdanın ve insanlığın tarafında saf tutmak… Bu çizgi, hiçbir zaman bozu