Türkçemizde bir özdeyiş: ite dalanmaktansa çalıyı dolanmak yeğdir, diyor. Bir işe girişip sonucu belli olmayan bir muhatarayı göze almaktansa, daha az tehlikeli yolu tercih etmeli bağlam�
Hasankeyf’ten taşınacak son tarihi eser ‘Er-Rızık Camii’ydi. Geçen gün, kalabalık ve intizamlı bir alay insan, onu sessizce yeni yerine taşıdılar. 1409’dan bu yana heybetinden hiçb
Patrik Atallah Hanna, Gazze’de dönüş yürüyüşlerinin sürdürülmesinin amacının Filistin halkının yurda dönüş hakkına sahip çıkmakta kararlı olduğunu duyurmayı amaçladığını
Sosyal medyada gün geçmiyor ki bir görgüsüzlüğe şahit olmayalım. Gösterişi tasvip etmeyen bir dini yaşamaya çalışan muhafazakâr kesimden de bu tür paylaşımlar da gelmiyor değil. Sa
Oyun bitince herkes bir yana dağılacak. Rüzgar yaprakları sürükleyecek. Yollar bomboş uzanıp gidecek. Sanki buralardan kimse geçmemiş. Kimse Mecnun, kimse Ferhat olmamış. Aşk yalanmış.
Ortadoğu her zamanki sakin ve barışçıl ortamında yürüyüşünü sürdürürken Siyonist örgütler bölgeye gelip yerleşti ve terörü bölgeye getiren ilk kişiler oldular. Haganah, Stern ve
Kimsenin liderine, örgütüne, şeyhine bir şey demeyeceksin, dersen sana demediklerini bırakmazlar. Öte yandan; onların yanında başkasına ne dersen de.
İktidar neye izin veriyorsa onu destekleyip neye karşı ise onu eleştirmenin adı sanatçılık değil goygoyculuk olabilir en fazla. Ve evet, buradaki ‘iktidar’ lafzından Türkiye’deki poli
Fatih Sultan Mehmed 1454 sonbaharında, kendisine bağlılıklarını sunan Mora'nın 12 arhonuna (Atina'daki beylere) bir mektup yollamıştır. Bu kişiler "Kyr (Bey) Manuel Rallis ve tüm halkı, K
İçinde yaşadığımız toplumda cahiliye toplumunun âdet ve geleneklerinden olan çıplaklık, fuhuş, içki ve kumar gibi İslam’ın ortadan kaldırmak için savaş verdiği münkerat (çirkin
Kültür Bakanlığı’nın bir şarkıcıya vermiş olduğu, on sekiz yaş altı bir kızın örnek bir genç olması ve ödül kazanmış olması tartışılıyor. Kişinin üzerinden bir saldırı
Devlet arşivlerindeki bir belge, 1901 yılından itibaren verilmeye başlanan Nobel ödülleri törenine 1912 yılında Osmanlı Devleti’nin de davet edildiğini göstermektedir. 1895 yılında bü
Yokluktan mı geliyoruz? Elbette. Elbette yok olduğumuz, hiç olduğumuz bir zamanı vardı(r) herbirimizin. Bütün kainatın.
‘Behçet Hoca’ kitabı okuyucuyla buluşan şair Hilmi Yavuz, lisede öğrencisi olduğu şair Behçet Necatigil için “Hoca’nın poetikası bana o poetikayı referans alıp bir soy kütüğü
''Niçin yaşıyoruz ve nasıl yaşıyoruz? Yaşadığımız ile yaşamak istediğimiz aynı şey mi? Düşündüğümüz dünya yaşadığımız dünyanın neresine tekabül ediyor?” gibi sorulara