Gökhan Özcan- Yeni Şafak
Gökhan Özcan- Yeni Şafak
Gökhan Özcan- Yeni Şafak
Gökhan Özcan- Yeni Şafak
Gökhan Özcan- Yeni Şafak
‘Büyük düşünmek… küçük anlamak…’ başlıklı yazısında günümüzde kısa yoldan geçici menfaatlere ulaşmanın adının ‘büyük düşünmek’ Yeni Şafak- Gökhan Özcan
Tut kendini diyor içimizden yine de bir ses, bırakma... Madem hiçbir şeyi kurtarmaya yetmiyor gücümüz, madem ki o hep sözü edilen ürkütücü tufan vuruyor anbean kıyılarımıza, bari dam
Hep gözümün önündeymiş, hiç görmemişim güzelliğini dedi şaşırarak biri. Her şey gözümüzün önünde ama galiba biz gözlerimizin arkasında değiliz artık dedi diğeri.
İnsanlık, içine kurt düşen bir elma gibi içten içe çürüyor sanki diye yazdı kağıdın üstüne yazar. Kalem endişelendi, kağıt endişelendi, bardaktaki çay, havaya karışan buhar,
Elbette her insan kendisine emanet olarak verilen cana çok iyi bakmalı, kendini korumalı. Ancak o canı hayatta ve sağlıklı tutan iradenin bizim elimizde olmadığını da idrak edebilmeliyiz. S
Hissetmekten, merak etmekten, görmekten, endişe etmekten, sevmekten, kederlenmekten, kafamızın içinde sorular biriktirecek kadar kendimizi yaşamaya kaptırmaktan, dizginleri kalbimize kaptırmak
Duyarlı bir insan açısından her karşılaşma, duyguların ve anıların uyanmasına yol açtığından, yararlı ya da zararlı olur. Tutkusuz insanlar ise, gezici kalıplardan farksızdırlar,
Şu koskoca alemin ortasında yapayalnız olduğumu düşünüyorum bazen dedi gözlüklü olan. Senin yalnızlığı idrak edebilmen için hayatını tam bir dünya dolusu insanla yaşaman gere
Bir kısım insanın kullandığı imkânlar artık herkesin emrine amade. Herkesin yazacak ve yayacak bir şeyleri var ve bunu hemen her saat, her dakika yapabiliyor. Engel olan da, söze liyakatin h