Rızık endişesi, her şeyin metalaştığı, her türlü değerin alım satım konusuna dönüştüğü bir dünyada yadırganacak bir durum değil… Ama üzerinde düşünmeye değer… Özellikle
De Gaulle, 1968 sonunda Türkiye'yi resmen ziyareti sırasında Meclis'te yaptığı konuşmada, 'Siz büyük bir tarihi olan bir ülke ve halksınız, Avrupa Birliği içinde yer almaya çalışmanı
Koronavirüs salgını insanoğluna tek seçenek sunuyor; Benimle tek başına mücadele edemezsin, birleşmek zorundasın. Dayanışma ve birlikte yaşama zorunlu artık. İnsani özelliklere göre y
Karantina sadece insanlara değil, taşınan eşyalara da uygulanıyordu. Öyle ki, her yıl değiştirildiğinde Mekke’den İstanbul’a getirilen eski Kabe örtüsü bile, 1847 yılında karantina
Neoliberalizm ekonomik Darwinizm’e, insanların toplumsal düzende hakkettikleri yerde olacağına dair yarı dinsel fikre dayanmaktadır. Bu sistemin kaba zalimliği, küçük bir virüs tarafında
1914 yılında başlayan Büyük Dünya Savaşı çok uluslu devletlerin parçalanmasına yol açtı ve sınırlar yeniden çizildi. Sömürge konumunda bulunan devletler özgürlük ümidiyle farklı
Kapitalizm; adı üzerinde: Paracılık, paranın egemen olduğu düzen demektir. Ortaya koyduğu toplumlar da meydanda. Hasta ve eşitsiz toplumlar üretiyor. Mutsuzluğu aşmak için mutluluk haplar
Mesleki eğitim yıllardan beri ülkemizin üzerinde en çok konuşulan, tartışılan bir eğitim türü oldu. Kendisinden beklentiler hep yüksek oldu, ancak sorunlarının çözümlerinin tespiti v
Koronavirüs salgınına karşı aşı bugün, sadra şifa olacak aşının dışarıdan gelmesini beklenirken, geçmişte durum hiç de böyle değildi. Türkler birçok aşı çalışmasına en ön
İnanacak sağlam bir kulp, bir tutamak, gönüllerini serinletecek bir ferahlık bulamamış insanlar bunlar... Tek tutunabildikleri şey dünya, cehaletin en koyusu bu, bilmediğini bilmekten kaçab
Bilim var ya bilim, acayip bir şeydir” demek manasına gelen “bilimcilik”, atom bombasının icadıyla değil de Hiroşima’ya atılan atom bombasıyla “ölür.”Fakat bir bakıma “din te
Allah’ım bu imtihan sürecinde imanımızı ve aklımızı koru. “İnsanlardan kimi de Allah'a dinin bir kenarından ibadet eder. Eğer kendisine bir hayır gelirse onunla huzura kavuşur (sevini
Amiş Efendi de, "Cenab-ı Hakk zatı gereği (bizatihi) en büyüktür. Başkasına nisbetle değil!" der. (Bu, şerhi uzun sürecek bir bahistir.) Kullarına gelince, insanoğlu bir damla sudan yara
Kalabalıktan uzakta geçirmeye çalıştığımız şu günlerde, yepyeni bir tanım gündelik aktivitelerimizi gerçekleştirirken alabileceğimiz önlemler arasına eklendi; Sosyal mesafe.
Bir okuyucu, dünkü yazım üzerine, ‘Müslümanlar da yanlış yapabilir, elbette ama, nice Müslümanlara da ‘gâvur’ demiş olmuyor musun?’ demez mi! Bazıları sizi sırf terslemek için