Türkiye’de İslamcılık cereyanının harekete dönüşmesi 1908’li yıllarda gerçekleşse de cereyanın ‘‘fikri’’ yansıması Islahat Fermanı ile başlamaktadır.[5] Hatta bu süreç,
Yeni dünya düzeninin temelindeki tekno-milliyetçilik nedir? Milliyetçilikten farkı ne? Hangi koşullarda ortaya çıktı? Hangi ülke bu konuda neler yapıyor? Kimler avantajlı, kimler geride ka
Türklerle Libya halkı arasındaki dostluk ve ittifak çok uzun asırlara dayanıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesi bu derin bağları yeniden güçlendirmesi bakımından
Yeryüzünde hâkim olan zulüm düzeninin tespiti konusunda bir problem yoktur. Problem zalimlerin oluşturduğu bu düzenin doğruya yöneltilmesinde ortaya çıkıyor. Bugün öylesine dünya üzer
UEFA, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri'nde asker selamı veren milli oyunculara kınama ve Türkiye Futbol Federasyonuna 50 bin avro para cezaları verdiğini duyurdu.
Tıbbiyede yetişen Türk bir ilim adamı olan Kırımlı Aziz Bey, Türk Tıp Tarihinde olduğu kadar Türk Kimya Tarihinde de önemli bir yere sahiptir. Osmanlı’nın ilk kimya tarihçisi olan ve
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, "İslam dini kolaylık dinidir. Ama bunu saflardan ayrı bir bölüm oluşturarak yaptığınız zaman camiye uymayan başka bir takım dinlerin ibadetleri yapı
Yaşları 25-30 arası olmalı. Genç kızlar, 13 yaşından itibaren makyaj yapmaya başladığı için yaşlarını anlamak pek kolay değil artık. Konuşuyorlar. “Bence gayet de bakımlıymış�
Oyun bitince herkes bir yana dağılacak. Rüzgar yaprakları sürükleyecek. Yollar bomboş uzanıp gidecek. Sanki buralardan kimse geçmemiş. Kimse Mecnun, kimse Ferhat olmamış. Aşk yalanmış.
Kimsenin liderine, örgütüne, şeyhine bir şey demeyeceksin, dersen sana demediklerini bırakmazlar. Öte yandan; onların yanında başkasına ne dersen de.
Hikâye bu ya! Günlerden bir gün Karga Ülkesi, Bülbül Ülkesi'ni işgal eder; yönetimi ele geçirir ve kendisini buyurur: Bundan böyle ülkede hiçbir şey bülbülce icra edilmeyecektir: Bülb
Hepimizin bir hayatı ve bu hayatı şekillendiren birtakım değişken çevresel şartları var. Hepimizin bir karakteri ve o karaktere rengini veren duyguları, düşünceleri, zevkleri var. Reklaml
Devlet arşivlerindeki bir belge, 1901 yılından itibaren verilmeye başlanan Nobel ödülleri törenine 1912 yılında Osmanlı Devleti’nin de davet edildiğini göstermektedir. 1895 yılında bü
Batılı devlet sadece sömürdüğü toplumları değil, kendi toplumunu da "böl ve yönet" anlayışıyla şekillendirmiştir. İnsanlar bireylere ve kimliklere bölünmüş; mahalle, komşuluk ve
Yazar Rasim Özdenören, ekim ayında vefat eden yaklaşık 60 yıllık dostu, yazar, şair ve fikir adamı Nuri Pakdil'i anlattı.