Ciddi” bir televizyon kanalı, tanınmış bir “sunucu”, iki konuktan biri de “profesör”, konu da “Kemalizm” olunca, ilgilendim… “Belki bu kez biraz gerçekçi yaklaşırlar” d
Kas gücü, yani teknik yeterlilik ve gelişmişlikleri, finansal yönetim süreçleri vs elbette çok önemlidir ve onları belli bir noktaya kadar taşır... Ancak, o noktanın ötesine geçmek, sta
Uğruna dinimizden, şahsiyetimizden, kimliğimizden, hedef ve ideallerimizden taviz üstüne taviz verdiğimiz bu dünya hayatının gerçekte bir oyun ve eğlenceden ibaret olduğunun anlaşılacağ
Suriye’de varız, evet. Hala şehitlerin geldiği ve milyonlarca mültecinin nasıl bir çözümle yurtlarına dönmesini kestiremediğimiz bir varlık bu. Libya’ya gittik, daha da gideceğiz. Ke�
“İslâm: Gerçek Alternatif”, “Mekke’ye Yolculuk”, “İslâm’ı Anlamak”, “Kur’ân”, “Üçüncü Bin Yılda İslâmî Siyasetin Oluşumu” gibi diğer birçok eseri de Türkç
İnsanın kararsızlığı veya tercih edememesi de son tahlilde bir tercih ve karar halidir. Çünkü burada bilinç, kararın veya kararsızlığın her safhasında devrededir… Oysa eşekte bu dur
“İslamofobi sorunu elbette ciddi bir sorun, tıpkı Yahudi karşıtlığı sorunu gibi. Hatta şu anda İslamofobi çok daha kötü bir problem. Bir kere bize zarar veriyor. Suçlamalarla, fiziksel
Ortadoğu için General Kasım Süleymani suikastı ile bir ateş çemberine dönüşmesi startı verildi... Son on yıldır, ateş çemberi olma vasfını taşıyordu, bu vasfını daha uzun süre ta
Din tarifine ‘akıl sahipleri…’ diye başlar. Bu aklı Şer’î Şerif’in akıl tanımına koyarak hareket etmezsek; bu, her insanda hatta hayvanda bulunan hesapçı akıldır. ‘Ne yaparsam
Perslerden Sasanilere, Safevilerden İran İslam Devrimi’ne İran…..
Vaad edilmiş ülke ya da Kutsal Topraklar aslında tabii ki bizde, yani insan olabilendedir. Baba evinden çöle çıkmak üzere uzaklaşan, ancak bulduğu verimli toprakların aslında yuvası oldu�
İran, Amerikan blöfüne pabuç bırakmadı… Küstahın burnu sürtüldü. Ama tek duracak mı? Sanmıyorum. Salınım hak ile batıl arasında kıyamete kadar devinmeyi sürdürecektir…
Başlık Cemil Meriç’ten. Namık Kemal için böyle diyordu Cemil Meriç: “Tevfik Fikret’ten Nazım Hikmet’e, Yahya Kemal’den Necip Fazıl’a kadar bütün şairlerimizin ceddi ekberi…�
Sivrisineğin vızıltısı, kurbağanın vıraklaması, bir başına güçlü veya güçsüz diye telakki edilebilecek silahlar değil… Önemli olan, her silahın, her maharetin, her marifetin, ken
Ne çoklukla övünmek ne de azlığa üzülmek hakkına sahibiz… Farkımız çokluğumuz değil; Allah (cc) sa’yimize ve gayretimize bakacak…