Batılılaşma maceramızın en merkezî yerinde durur Paris. Batılılaşma siyaseti Londra’da pişirilir ama kültürü Paris’ten edinilir. Neden? Londra muhafazakârlığın merkezidir. Orada d
Birlik ve beraberlik vurgusunu bu denli sık yapmamızın birinci nedeni, hemen yanımızda duran yakıcı, yıkıcı ve yorucu örneklerdir. Irak, Suriye… Kendi içimizde görüş ayrılıkları ya
İranlı yöneticiler bu vesayetçi rollerini gizleme ihtiyacı da hissetmiyorlar zaten. Uzun bir süredir İranlı yetkililerin gururla ifade ettikleri “4 Sünni başkentine hakim oldukları” yö
Yaptırımlar İran’ın başat problemi değil. Direniş Ekonomisi adı altında bir ekonomi politikası yürüten İran petrole bağımlığını azaltarak kırılganlıklarından kurtulmaya çalı
3 Aralıkta Londra’da gerçekleştirilen ve bir önceki yazımızın konusu olan NATO Zirvesi üzerine olan yazımızda (Zirvede Tuzla Buz Olan Söylemler, 04 Aralık 19/Perşembe) Türkiye’nin ka
Mekkeli önderler umutlarını seslendirdiler: “Senden hayır umuyoruz. Çünkü sen kerîm bir kardeş, âlicenâb bir kardeş oğlusun.” Resul-i zîşân Efendimiz gülümsedi: “Ben de size Yu
Sezai Karakoç’a göre, medeniyet, kelime olarak dinden gelmektedir. Din, Medine, medeniyet hep aynı kökten gelen kelimelerdir.
NATO Suriye konusunda olsun, Türkiye’nin terörle mücadele konusunda olsun onun taleplerine cevap vermemesine, hatta Türkiye’ye rağmen tavır almasına rağmen, Türkiye paktın içinde kalmak
‘Korkulmak sevilmekten yeğdir’ demişti Makyavelli. Kalpleri kazanmak dururken neden korku salsın insan? Cevap: Güç. İktidar. Erk. Bütün ilişkilerimizi şekillendiriyor, her ortama sızıy
Oluşturulan Ortadoğu algısı, bir zamanlar dinlerinden ve kültürlerinden beslenen öteki nefretinin modern versiyonu olarak çıkmaktadır. Enformatik obezitenin bizim coğrafyamızdaki doğurdu
Erol Göka Hocamız, perşembe günü, ölümle ilgili alışık olmadığımız muhtevada bir yazı kaleme aldı. Sadece zihnimizi değil, kalbimizi de çalıştıran bir yazı. Altını çizdiğim c
Nicedir bir hafiye gibi o gazetenin peşindeydim. İskilipli Atıf Hoca’nın İstiklal Mahkemesi’ne sunduğu ama hakimler heyetince kabul edilmeyen o belge nerede olabilirdi? Nihayet 1920 Ekim’i
İstanbul Sözleşmesi konusu açıldığında her seferinde adeta FETÖ ofisleri gibi çalışarak hakaretamiz ve pornografik linçleri yaşamaktan gerçekten usandım. Benim yerim; aileden, çocukta
ABD ve İsrail ile ortak politikalar yürüten (onlara maşalık yapan) Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır bir araya gelip Osmanlı’yı karalayan, ‘işgalci’ gösteren
İslam toplumunda merkezde “Hak” olması gerekir. Onun için biz “Hakk’a tapan bir milletiz”. Aslolan Allah’ın rızasıdır çünkü. “Hukuk” “Hak”kı koruyan, ona tabi bir düzen