Ramazan ayının gelmesiyle birlikte padişah tarafından tembihnameler yayımlanırdı. Tembihname, Ramazan ayı içerisinde halkın nasıl davranması gerektiğini anlatan bir yazıdır. Bir nevi ka
Sezai Karakoç dendiğinde de aklıma gelen şeylerden biri Kudüs’tür. O, Kudüs’ü, Mescid-i Aksa’yı edebiyatımıza taşıyandır; şiirimizi Kudüsleştirendir. Türk edebiyatına Kudüs�
Kudüs’ün Müslüman halkı ve özellikle de gençleri, beş ayrı cephede beş ayrı realiteyle göğüs göğüse mücadele ediyor. Şimdi de sırasıyla onlara bakalım:
İranlı yetkililerin Taliban ile görüşmelerini doğrulamasının ardından Taliban’ın Meşhed’de ofis açtığı iddia edildi.
Hutbelerinde, vaazlarında, derslerinde “mehdeviyet”i sorguladılar, “masum (günahsız, hatasız) imamlar” inancının Kur’an’a mugayir olduğunu savundular, dinin suiistimal edilmesinde
Vatikan’ın erişime açılan dijital arşivinin taranmasıyla bulunan 16’ncı yüzyıla ait Yunus Emre Divanı heyecan yaratırken, Kütahya’da 1492 tarihli divan gün yüzüne çıkarıldı. D
ABD Başkanı Joe Biden'ın 1915 olaylarını 'soykırım' olarak tanımasının ardından gözler diğer ülkelere çevrildi. İrlanda Dışişleri Bakanı Simon Coveney, 1915'te yaşananları 'soyk�
Katliamlar esnasında değil ama sonradan meseleyi öğrendiğimde Hama ve Humus’taki Suriyeli Müslüman Sünnileri, Irak-İran Savaşında da İranlı Müslüman Şiileri tuttum. İran’ın mezhe
Malı toplayan ve onu durmadan sayanın vay haline! O, malının kendisini ebedileştirdiğini sanır.” (Hümeze Suresi, 2-3)
Emperyalizm adım adım ilerliyor. Geçmişte kendilerinin oluşturduğu şarkiyatçılar yani oryantalistler vardı. Fakat bugün bu ruhu içerideki insanlar gönüllü taşıyorlar. Hatta zevkle yap
Bizi salgın kurallarına riayet etmek için teşvik edecek olan şey sistemin icra ettiği genelgeler, para cezaları değil, bizzat bu koparılamaz ve feshedilemez gönül bağı olmalı. Gönüllü
Batı edebiyatında bulduğumuz ve hayranlıkla bakıp öykündüğümüz ‘realizm’ ya da modernite, Beckett, Sartre, Kafka, Camus gibi yazarlarda, modern Türk edebiyatında olmayan bir ‘felsef
İstanbu’da. Babıali civarında. Fevkanidir. “Hasan Hüseyin Mescidi” namıyla meşhurdur. Hace Kasım Kunanî yaptırmıştır. Hadikatü’l Cevami, (Cild:2 Sayfa: 96) şöyle denilir: “Eb
Onların karşısında İslâm Milleti olarak, durmak gerektiğini ve sorumluluklarımızı düşünmek istemeyenler, sadece Arap rejimlerinin başındaki kuklaları bahane ederek, o mazlum halkları
Prof. Dr. Cengiz Tomar, '14 Mayıs 1948’de İsrail’in resmen kurulmasının ardından, ertesi gün Nekbe, yani Büyük Felaket gününde on binlerce Filistinli kendi topraklarında mülteci konumu