Tarihin görünmez gölgesiyim ben, öldüğümde gazetelere haber olmam. Geniş kitlenin meçhulüyüm belki ama haysiyetimle ‘varlığın kökleri’ne değerim. Benim haysiyetimi yok sayan her ki
“İstiklâl Marşı... Onu kimse yazamaz... Onu ben de yazamam... Onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lâzım. O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır. Benim mille
Yeni tip korona virüsü bence bize en çok “aczimizi” hatırlatsa ne güzel olur. Kendimizi doğaya, tabiata, diğer canlılara, en önemlisi de Allah’ın nizamına üstün sanıp kibirlendiği
Nureddin Yıldız Hocaefendi, Koronavirüs ve benzeri salgın hastalıklar karşısında Müslümanların göstermesi gereken tavrı yorumladı.
Kütüphane oluşturmak ile bir dünya kurmak, benim için aynı anlama geliyor. İşte o dünyada edebiyattan coğrafyaya, tarihten felsefeye türlü ülkeler olur. Zahmetsiz bir biçimde ülkeler ar
İlk kez Wilhelm Dilthey tarafnndan Das Leben Schleiermachers (1870) adlı eserinde kullanlan bildungsroman türünü, Şerif Mardin türün kendine özgü unsurlarını içinde barındıran iyi bir �
Belki de bana diyeceksiniz ki “birader, kafaya takacak başka şey bulamadın mı?” Ben de diyeceğim ki “evet, kafaya takacak bundan daha önemli bir şey bulamadım; zira içerikli ve standard
“Müslümanı Müslüman yapan birtakım kabuller ve retler vardır. Müslüman, hayatını bu kabul ve retler üzerine kurmak durumundadır. Müslüman şahsiyetin kabul ve retlerini belirleyen tek
“Ey kulum! Seni kendim için yarattım. Her şeyi senin için yarattım. Senin için yarattığım şeyler, seni benden alıkoymasın. Seni meşgul, seni benden gafil etmesin.” Yani Allah sana cen
Devletin hizmetine girmek için el-etek öpmek ister, kula kul olmak ister, başını hep öne eğmek ister. Ben kula kul olmam, el-etek öpmem’ derken ne geçiyordu aklından? Madem ahval böyle, y
Ya hu, Suriye’de Ruanda benzeri bir vahşet yaşanıyor, Amerikalısı, Rus’u, İngiliz’i, Fransız’ı bakıyor.. Akif bunlar için şöyle diyordu: “Tükürün milleti alçakça vuran darbe
28 Şubat okul kapısından içeri girerek de girmeyerek de çok zor kararlar alınan, çetin bir dönemdi. Böyle Daha Güzelsin” de dönemin muktedirlerinin genç kadınları ikna etmek için kull
Almanya'da 1938'de yaşanan Kristallnacht'la günümüz Delhi'si arasında bazı korkunç benzerlikler var
Seven insanların dram ve açmazları. Çatışmaları, gerilimleri ve kendilerini feda edişleri. Benzer ritüeller yıllardır süregeliyor. Değişen bir şey yok. İnsan ölümleri, gençlerin umu
Abdurrahman hikâyesini hiçbir zaman tamamen anlatmadı bana. Ben gram gram, söktüre söktüre öğrendim. Önüne bırakılan çayları yudumlayışından anladım ki “güvercin”dir Abdurrahma