Sosyal Medya

Ramazan Yıldırım: Evanjeliklerin Truva Atı İsrail: Velâyet-i Mesih



Yahudilik ile Hristiyanlık arasındaki iliÅŸkiler teolojik bir karşıtlık ve eleÅŸtiriyle baÅŸlamıştır. Yahudiler içinden çıkan ve tebliÄŸinin muhatap kitlesi yine Yahudiler olan Hz. İsa onları ruhsal körlük, ÅŸekilcilik ve iki yüzlülükle nitelemiÅŸtir. Yahudiler de Hz. İsa’yı Musa ÅŸeriatına göre belirlenen Sebt günü, temizlik ve oruç gibi bazı ibadetlere onlar gibi itibar etmemesi, Yahudilerce günahkâr kabul edilen insanlarla diyalog kurması, ÅŸeytan ve cinlerle iÅŸbirliÄŸi yaptığını iddia etmeleri, mucize gösterememesi ve Yahudi dini geleneÄŸiyle baÄŸdaÅŸmayan davranışlarda bulunması, Mesih olduÄŸunu söyleyerek Sezar’ın otoritesini kabul etmeyip ihanet etmesi gibi iddialarla suçlamışlardır.

Hz. İsa ise Yahudi din adamlarına en ağır eleÅŸtirileri yapar ve onları dua – ibadet yeri olan  Tanrı’nın evini “haydut inine” dönüştürmekle niteler. (Matta 21;13) Yahudiler de kendi içinden çıkmış diÄŸer mezheplerle mücadele ederek onları tarihten silmek istemiÅŸ ve bunun için de Rabbani Yahudilik yorumunu geçerli tek yorum olarak egemen olmasına çalışmışlardır. Sinagoglarda bu dini yorumun dışında kalan baÅŸta İsa ve takipçileri olmak üzere tüm dini topluluklara beddua ederek onlara lanet okumuÅŸlardır.

Tarihsel süreç içerisinde Hz. İsa’nın mesajları ve havarilerinin faaliyetleri ekseninde ÅŸekillenen Hristiyanlık, YahudiliÄŸi teolojik öteki olarak kabul etmiÅŸ ve egemen olduÄŸu coÄŸrafyalarda Yahudilere baskı uygulamıştır. Hristiyanların Yahudilere karşı iki bin yıl boyunca sürdürdüğü bu geleneksel tutum Katolik kilisenin ilan ettiÄŸi bir kararla resmiyet kazanmıştır. II. Vatikan Konsilinin almış olduÄŸu bu kararlara göre; Yahudiler İsa’yı öldürmekle Tanrı’yı öldürmüşlerdir ve Tanrı katilleridir, Tanrı’nın seçilmiÅŸ halkı artık kilisedir dolayısıyla Hristiyanlardır ve Eski Ahit, Yeni Ahit olan İncil’in alegorik bir öncüsüdür. Ayrıca söz konusu konsülde “İsa Mesih’in kilisesi, Yeni Tanrı kavmi olduÄŸundan, Eski Tanrı kavmi buna karışıp onun içinde kaybolmalıdır: çünkü Tanrı’nın Eski Ahit’te verdiÄŸi sözler İsa’nın ÅŸahsında yerine gelmiÅŸtir.” Kararıyla Hristiyanlığın Yahudi temelleri vurgulanmakla birlikte artık YahudiliÄŸi mevcut Hristiyanlık içinde eritme iradesi de görülmektedir.

Ortaya çıktığı dönemde Yahudilerle ortak mabede sahip olan Hristiyanlık aynı mabede olan baÄŸlılıklarını devam ettirmiÅŸ ve orayı İsa’nın kıyamet öncesi tekrar geleceÄŸi mekan olarak kabul etmiÅŸlerdir. Ancak Hz. İsa’dan Hristiyanlığın mimarı olarak kabul edilen Pavlus, Yahudilikle iç içe baÅŸlayan ve YahudiliÄŸin bir mezhebi görünümünde olan Hristiyanlığın tamamen bağımsız bir din olarak geliÅŸmesine öncülük etmiÅŸtir. Pavlus, Yahudilikteki “kral -Mesih” anlayışını “Rab İsa Mesih” inancına dönüştürerek ilk teolojik ayrışmalarından birini gerçekleÅŸtirmiÅŸ ve Hristiyanlığın farklı bir din olarak ÅŸekillenmesini saÄŸlamıştır. Çünkü Hz. İsa’yı baÅŸlangıçta beklenen Mesih olarak gören bazı Yahudiler olmasına raÄŸmen ana akım Yahudilik onun beklenen Mesih’in özelliklerini taşımadığını çünkü vermiÅŸ olduÄŸu mesajlarıyla dünyevi bir iktidar kurmaktan uzak olduÄŸu gerekçesiyle kabul etmemiÅŸlerdir. Pavlus’un Hristiyanlığı Yahudilikten ayırdığı en önemli hususlardan bir diÄŸeri de Hz. İsa’nın mesajını Yahudi kökenli olmayan diÄŸer insanlara tebliÄŸ faaliyetinde bulunmasıdır. Böylece Hristiyanlık Kudüs ve çevresinde yaÅŸayan Yahudilerden dolayısıyla Mabed’den de ayrılarak farklı coÄŸrafyalara yayılma imkânı bulmuÅŸ ancak Mabed ile olan fiziki kopuÅŸu unutmayarak oraya bir gün dönme umudunu canlı tutmuÅŸtur. Hızla çoÄŸalmalarına raÄŸmen Yahudilerin baskılarından dolayı kendi kiliselerini inÅŸa etme imkanına ancak İmparator Konstantin (M.S. 272-337) döneminde kavuÅŸmuÅŸlardır. Roma devleti tarafından gördüğü resmi destekle özel mülk edinme ve kiliselerini inÅŸa etme hakkını elde eden Hristiyanlar güçlenerek Yahudiler karşısında üstün bir konuma kavuÅŸmuÅŸlardır. Hristiyanlar elde ettikleri bu siyasi destekle kutsal kitaplarını belirlemiÅŸ, teolojilerini oluÅŸturmuÅŸ ve Yahudi geleneÄŸine ait inanç-ibadetleri terk ederek kendilerine özgü ibadetlerini belirlemiÅŸlerdir.

Kilise babalarının Hristiyanlığı Yahudilikten müstakil bir din olarak temellendirmelerinde teolojik ayrışmayı netleÅŸtiren bazı konular üzerinde yoÄŸunlaÅŸmışlardır. Mesela Yahudilerin ısrarla inkâr ettikleri İsa Mesih’in kimliÄŸi, tabiatı ve teslis inancındaki konumunu belirlerken Yahudilerin kutsal kitabı Tanah’ın tanrısı ile İsa Mesih’in tansının aynı tanrı olduÄŸu yorumu yapılmıştır. Tanah Eski Ahit olarak isimlendirilerek Hristiyanların kutsal metinleri de Yeni Ahit olarak kabul edilmiÅŸ ve her ikisinin birlikte kendi kutsal kitaplarını oluÅŸturduÄŸunu dile getirmiÅŸlerdir.

YahudiliÄŸin temel dini esaslarından biri olan Mesih inancı Roma döneminde maruz kaldıkları baskılar sonucu dünyanın deÄŸiÅŸik bölgelerinde dağınık bir vaziyette yaÅŸayan Yahudi topluluklarının kurtuluÅŸ umudunu diri tutmuÅŸtur. İsa’nın bir kurtarıcı olarak ortaya çıkmasını kabul etmeyen ve onu sahte mesih olarak niteleyen ana akım Yahudilik “kurtarıcı mesih” inancından da vazgeçmemiÅŸtir. Beklenen kurtarıcı Mesih figürünün Yahudi tarihi boyunca farklı zamanlarda farklı ÅŸahsiyetler tarafından temsil edildiÄŸine inanılmıştır. Mesela Roma’ya karşı isyan hareketini baÅŸlatan Bar Kohba dönemin Yahudi dini lideri tarafından beklenen Mesih ilan edilmiÅŸ ve Tevrat’ın bazı mesajlarının ona iÅŸaret ettiÄŸini dile getirmiÅŸtir. Bar Kohba hareketinin baÅŸarısı üç yıl kadar sürmüş ve Romalılar tarafından öldürülünce Yahudiler büyük bir hayal kırıklığına uÄŸramışlardır çünkü ölümsüz olarak kabul edilen mesih bir fani gibi ölmüş ve Yahudilerin yeryüzü egemenliÄŸini kuramamıştır. Bar Kohba’dan Ã¼Ã§ asır sonra Girit adasında yaÅŸayan Yahudiler arasından MoÅŸe isimli bir kiÅŸi beklenen Mesih olduÄŸunu ilan ederek Mesih inancı etrafında küllenmiÅŸ umutları yeniden yeÅŸertmeye çalışmıştır. Hz. Musa ile aynı ismi taşıdığını, o nasıl Ä°srailoÄŸullarını Kızıldeniz’den geçirerek kurtarmışsa kendisinin de Akdeniz’i yararak Yahudileri Filistin’e götüreceÄŸini iddia etmiÅŸ, ancak kısa süre içerisinde sahte mesih olduÄŸu ortaya çıkmıştır.  Daha sonraki yüzyıllarda da birçok kiÅŸi mesih olduÄŸu iddiasıyla ortaya çıkmış ve Yahudi cemaatini etrafında toplamaya çalışmıştır. Son olarak 17. Yüzyılda Osmanlı vatandaşı Sabetay Sevi, İzmir’de mesihliÄŸini ilan etmiÅŸ, Filistin ve Mısır’a seyahatler düzenleyerek taraftar kazanmıştır. Ancak dönemin resmi Yahudi çevrelerince fitne çıkardığı gerekçesiyle ÅŸikâyet edilmiÅŸ Osmanlı devleti de onun ifadesine baÅŸvurunca ihtida ettiÄŸini söyleyerek Müslüman olduÄŸunu belirtmiÅŸtir.

19. yüzyıla kadar Yahudi çevrelerinde beklenen kurtarıcı mesih fikri karizmatik lider merkezli bir inanç olmanın ötesine geçerek misyonunu örgütlü bir ideoloji olarak ortaya çıkan siyonizme devretmiÅŸtir. Karizmatik liderden örgütsel-kurumsal yapıya dönüşen mesihçilik anlayışı Siyonist ideoloji eliyle evrilerek mesih inancında köklü bir reform yapmıştır. Siyonizm, mesihin velayetini üstlenmiÅŸ ve Yahudileri “vadedilmiÅŸ topraklara” yerleÅŸtirerek onlara yeryüzü hakimiyetini kazandırma görevine talip olmuÅŸtur.  Bu durumda Yahudilerin karizmatik bir liderden bekledikleri kurtuluÅŸ misyonu Siyonizm’in manevi ÅŸahsiyetinde mündemiç bir hal almıştır. İsrail devleti de 1948 yılından itibaren Filistin topraklarını iÅŸgal edip onlara yönelik soykırım ve etnik temizlik uygulama politikalarını bu mesihçi anlayış üzerinden meÅŸrulaÅŸtırmaya çalışmıştır.

Hem Evanjeliklerin Mesih beklentilerine elveriÅŸli bir zemin oluÅŸturan hem de Yahudilerin kurtarıcı mesih beklentisini canlı tutan Siyonizm kendisine yüklenen rolü İblisi kıskandıracak ÅŸekilde yerine getirmektedir. Truva atı ile Mesih’in vekili olma rollerini bir arada oynamaya çalışırken kadim çeliÅŸkisi olan “seçilmiÅŸlik-lanetlenmiÅŸlik” sarmalındaki girdaba doÄŸru sürüklenmektedir. İnsanlığın vicdanına ve evrensel hukuk deÄŸerlerine karşı ayaklanarak darbe giriÅŸiminde bulunan bu Truva atının nerde ve nasıl durdurulacağı sorusunun cevabı henüz yok.

Ramazan YILDIRIM


https://kritikbakis.com/evanjeliklerin-truva-ati-israil-velayet-i-mesih/

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.