“Eğer, meğer ve keşke” ler insanın eline bir şey geçemeyeceğini bile bile kendini tüketen bir çağrıdan başka ne olabilir ki? Peki bugününü bir hiç uğruna tüketen yarınına kol
(BAE) Veliaht Prensi Muhammed bin Zâyid’in, 1979’da kendisinin de mezun olduğu akademideki eğitimini tamamlayan oğlu Zâyid’in mezuniyet törenine bizzat katılması ve “onur konuğu” ol
Ben 2020’nin “berbat bir yıl” olduğu varsayımına ihtiyatla yaklaşıyorum. Bilhassa ülkemiz Türkiye için pek çok güzel gelişmenin yaşandığı bir yılı geride bıraktığımızı d�
Mısır’ın Hüseyniye kentindeki bir hastanede yoğun bakımdaki dört Kovid-19 hastasının oksijen tüplerinin bozulması nedeniyle art arda acı içinde öldüğü anlara dair görüntüler ülk
Cehaleti bildiğimiz kötülükten ayıran şey, ondaki iyilik potansiyeli ve geri dönüş imkânıdır. Cehalet her türlü kötülüğün kaynağıdır, ama insan içinde beliren kötülük duygusu
Hayat zor. Ama zorluğu nispetinde güzel. Sarp yokuşları tırmanmak zahmetli ama tepelerden yamaçları seyretmek çok güzel.
Kimi durumlarda neler düşündüğü konusunda bir soruya kişinin ‘hiç’ yanıtını vermesi yapmacık olabilir. Ama bu yanıt içtense, boşluğu çok şeyler anlatır.
İnsan, olağanüstü zenginlikte bir tabiatın, kendisiyle hakikat diliyle konuşan bir çevrenin içinde yaratıldı. Bu gerçek, bu devirde unuttuğumuz şeylerin en acıklı olanlarından biri.
Başçavuşa misafirliğe gelenler bir defasında ufak bir bomba patlaması gürültüsüyle irkilmişler. Telaşlanan konuklar nedir, noluyoruz diye anlamaya çalışırken başçavuş açıklamış:
Çağ, çağrımızın kurduğu bir çağ değil. Bir çağlayan hiç değil. Hepimizi yutan, uyutan, bizi bizden, bizim kavramlarımızdan, anlam haritalarımızdan, hakikat dünyamızdan, ruhumuzdan
Yusuf da gençti. Zindana düşmüştü. Senden kırk kat daha derine. Hem de tam da heva ve heveslerine direndiği için zindana düşmüştü. Kötü olmaya direndi. Hakikatte yol almanın sancısı
Geçen Perşembe günü (10 Aralık) Türkiye ile Azerbaycan arasında “kimlik kartıyla seyahat” anlaşması imzalandı. Gürcistan’la da var böyle bir anlaşmamız. İnşaallah Erivan bir an
Ecel ve kader Allah Teâlâ’nın “filan kişi filanı öldürsün” diye hükmedip kayda geçirtmesi midir, yoksa her şeyi kapsayan şaşmaz, yanılma ve değişmez ilmiyle olacakları bilip kay
Mesele bizim ‘ihtiyar’, İbrahim Çolak...Ben bir mahkeme olsam, iki tarafın delillerini ortaya koymasını beklerdim hüküm vermek için... Ama pek çok noktası muğlak bu hadiseye bakarken be
Sözün uçup gideceği sanılmasın. Uzamda yerini alıyor. Hiçbir şey boşa gitmez. Yeter ki hayırda, iyilikte, güzellikte yarışmış olalım.