Faruk Nafiz Çamlıbel, Mithat Cemal Kuntay’la tanıştığındaki ilk intibalarını şöyle aktaracaktır: “Mevzuları kadar vakur bir vücut, üslûbu kadar muntazam bir yüz... Şiirle şair a
Bu kuşatmayı önce fark etmek gerekiyor. Neredeyse hiç kimse “çok başarılı olduğu için” gündemde değil. Neredeyse her popülerlik, her patlama Nazlı Yırtar ve benzerlerinin “ince in
İslam Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, bu haftaki sohbetinde zor zamanlarda söz söylemenin, konuşmanın adab ve ahlakı üzerinde durdu.
Bolca hamaset ürettik mi? Evet tabii ki. Bolca “o dönem üzerinden yeni dönemi anlama dizisi” ürettik mi? Evet tabii ki. Fakat günün sonunda çocuklarımız 28 Şubat’ı, 15 Temmuz’u da,
Müslümanlarda ciddî bir çözülme var. Geçmiş zamanlarda bir direniş gösteren ve var olmaya çalışan kesimin artık böyle bir iddiası yok. İdeal, yani ülkü olmayınca sıradan bir yaşa
İslami birikimi sonraki nesillere aktarmak isteyenler için ufukta umut yok, hava karanlık. O karanlığın içerisinde “torunlarına İslami ilimleri aktarmak” istiyor Üzeyir Efendi. Böylece
Birbirini malzeme olarak kullanmak üzere “el altında durduran insan”ın durumu kuşkusuz daha feci… İnsan bu tahakküme öyle eksiksiz bir şekilde çekilmiştir ki o gerçekten kendi özün�
İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD Başkanı Biden ile birçok konuda hemfikir olduklarını söyleyen Netanyahu, "Ancak İran konusunda ve Filistin meselesinde farklılar var." dedi.
Bir içinde büyüyen derde baktı, bir de elindeki sözcüklere... Mağlubiyeti kabullendi ve öylece sessizliğin ellerine bıraktı kendini.
33 ilde mutasyonlu virüs görüldüğünü söyleyen Bakan Koca, 7 günlük vaka sayılarının ortalamasının canlı olarak yayınlanacağını belirtti.
“Mevlid” hayatımızdan çıkıp gidiyor ve asker uğurlayan gençler yol kesip, meşale yakıp, arabalarla drift çekiyorlarsa bu durum neye delâlet ediyor? “Bizi biz yapan değerler”in gün
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ABD'nin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle dünya genelinde finansal kaynaklarının kilitlendiğini söyledi.
O kış, o dağ köyünün o bin yıldır orada unutulmuş iki gözlü damında durmadan hayal kuran, durmadan canı sıkılan, durmadan yenilgiler biriktiren ve durmadan üzülen o kızın adını el
Avrupa’da ortaya çıkan nefret anlatılarında Müslüman azınlıkları hedef alan söylemler, bütüncül bir perspektifle İslam dinine yöneltilmeye başladı.
Türkiye'de 1930'lar söyleminin tekrarlanmasıyla "batılılaşma" üzerinden toplumsal seçkinlik statüsü yaratılmaya çalışılması ve "muasır medeniyet"e erişimin hedeflenmesi global ölçe