Rusya ve İran kendi halkına karşı bir soykırım uygulayan birinin suç ortakları olmayı hangi hesapları yaparak kabul etmiş oluyorlar anlaşılır gibi değil. Rusya’nın rehberliğinde Sur
İnsanlık bir savrulma içinde. İnsanı meşgul edenler insana hem zaman bırakmıyor hem de dikkatlerini başka alanlara yöneltiyor. Buna dikkatsizlik süreci desek daha yerinde olur. Asıl olunma
Geçen haftaki yazımızda tüm dünya gibi bizim de tâbi olduğumuz Çağdaş Küresel Medeniyet’in kanunlarından, hayat tarzından bahsetmiş; yürünen “yol”un insanlığı nereye getirdiğ
Kâinatın yaratılış tarihi “Din” ile başlamıştır. Varoluşla ilgili tek ve kesin kaynak dindir; her şey din noktasından hareket etmiştir. İnsanlığın sahip olduğu tüm bilgilerin te
Ağzından insan sözünü hiç düşürmeden, sokak köşelerinde, dünyanın bütün köşelerinde insanları katleden bu Avrupa’yı bir kenara bırakalım… Avrupa’nın yaratamadığı bütün
Göbeklitepe, Şanlıurfa il merkezinin yaklaşık olarak 22 km kuzeydoğusunda, Örencik Köyü yakınlarında yer alan dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğudur.
5000 yıllık insanlık tarihine baktığımda gördüğüm şey: Kocaman bir kan banyosu. İnsanlık, 3421 yıllık kaydedilmiş tarihin sadece 268 yılı savaşmadan durabilmiş.
Günümüzde bütün dünyadaki insanlar bunalmış kurtuluş yolu arıyor; iyi bir dünya özlüyor. Türkiye’nin önünde kendi ile birlikte bütün dünyanın selâmeti için çok güzel bir imk�
“İnsanlık tarihi kanla yazılmıştır.” Erich Fromm, Sevgi ve Şiddetin Kaynağı kitabında bu cümleyi kuruyor. Habil ve Kabil’den bu yana ne akan kan durmuş ne kötülük azalmıştır. B
24 Şubat 1942’de içinde sekiz yüze yakın Yahudi göçmenin bulunduğu ve “yüzen tabut” olarak nitelendirilen Struma adlı gemi Karadeniz’de bir Rus denizaltısı tarafından torpillendi.
Altın Orda Devleti’nin yıkılmasının ardından kurulan Türkî hanlıklar asırlarca Çarlık Rusya’nın katliam ve sürgün politikasına maruz kaldı. Binlerce soydaşımız katledildi, bir
30-40 yıl sonra robotların veya teknolojik aygıtların üreteceği terörün bugünkünden daha tehlikeli zararlarını konuşmamak için teknolojiyi yok saymadan ve sadece teknolojiye mahkum bir h
Adaletin ahlakı direnmektir her şeyden önce, adalet bilincinde direnmektir. Nitekim adalet, mülkün ve insanlığın temelidir. Adalet bilincine sahip olmayan herhangi bir insandan sürekli bir fa
3. dünya savaşının fitilini ateşleyebilecek gelişmelerin arefesinde yaşanan gelişmeler; “insanlık nereye geldi’’ ve “bu yol bizi nereye görürüyor” sorusunu sormayı ve bu soruyu
Somali’de, Libya’da, Suriye’de… Türlü imkânsızlıklara ve reel-politiğin dayattığı zorluklara rağmen, vicdanın ve insanlığın tarafında saf tutmak… Bu çizgi, hiçbir zaman bozu