Acizane kanaatim, geçen zamanın ve değişen hayatın ‘eser’i hayata getiren süreci önemli ölçüde arızaya uğrattığı şeklinde... Bugün edebiyat iddiasıyla ortaya konan çalışmalar�
Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bizleri sarıp kuşattığı fikrinin önemli sonuçları var; aileye güvensizlik, aile kurmaktan çekinme, sorumluluktan kaçınma gibi demoralize sonuçlar bunla
ABD'den İsrail'e, Rusya'dan Murphy kanunlarına, Kürt meselesinden toplumların kaderini belirleyen fizik kurallarına, Türkiye'deki toplumsal çatlaklardan düşünmemize sirayet etmiş çıkmazla
Söylemeye gerek var mı, bir yalancı Hızır’dır Prozac. Kurtarmaz; hatta içmeseydiniz belki keşfedebileceğiniz kurtuluş yollarını aramak mecburiyetinden ve mesuliyetinden azat eder sizi. �
Gerek cinsiyetsiz toplum ideolojisinde gerekse transhümanizm bakış açısında anahtar kavram 'iyileşme'dir. Dünyada kötü giden işleri düzeltmek gibi güzel bir niyettir bu ilk bakışta. Ama
12 Eylül 1980 darbecileri bu andı Diyarbakır, Mamak gibi askerî cezaevlerinde, siyasi tutuklulara sağcı, solcu, İslamcı, Türk, Kürt ayrımı yapmaksızın dayak eşliğinde zorla söyletmiş
Günler, sanki hepimiz yürüyen bir bandın üzerindeymişiz ve o bant bizi her gün aynı noktalardan başka aynı noktalara taşıyormuş gibi alışılagelmiş ve durağan bir şekilde geçiyor.
Bugün İslami düşünce adına kullandığımız kavramların çoğunun İslami düşüncenin kendi tarihi seyri içinde pek anlamlı bulunmadığını bilmeliyiz. Kendi gerçeklik zeminini kuramaya
Batılı modern paradigma içinde bir cüz olarak Marksizm belli zaman ve coğrafyalarda yükselen değer olmasını bildi. Alternatif bir sistem olarak Kapitalizme karşıt itirazları, Marks'in sist
Şiddet; vurup, kırma, parçalama, yok etme, öldürme eylemlerinden ibaret değil. Birbirimizi sevmeyerek, ilgilenmeyerek, duyarsızlıklarımızla, sorumsuzluklarımızla da doğabilir şiddet.
Başınızda peygamber de olsa sonuç ortada. Siz kendi halinizi değiştirmeden, Allah sizin hakkınızdaki hükmünü değiştirmeyecek.
Günlük hayatta, bir kişinin, inançları ile eylemleri arasında tutarsızlık gözlendiğinde ve durum kendisine ifâde edildiğinde, verdiği yanıt hemen hemen aynıdır: “O başka, bu başka!
Biden göreve başlar başlamaz, beklenen istikrarsızlık ortamı pekişmeye başladı. Özellikle yeni Amerikan yönetiminin, kendine hedef olarak bellediği ülkeler ve bölgeler üzerinden dizayn
“Keşke biz daha yaşarken bize gerçekten dost olan birileri gazetelere ‘Acı Kaybımız’ diye başlayan ilanlar verse” diye geçirdi içinden beyaz saçlı adam. Kahvesinden bir yudum aldı
Kurumun öteden beri sürdürdüğü “dini kaynak yayıncılığı” sekmesindeki kalitesi tabiri caizse arşa ulaşmış durumda. Fakat yine de bana sorarsanız, Diyanet İşleri Başkanlığı Ya