Kut-ül Amare, Osmanlı'nın Birinci Dünya Savaşı sırasında, kenarda kalmış, unutulmaya yüz tutmuş ünlü bir zaferi. Osmanlı'nın bu zaferi, dönemin İngiliz basınında “Britanya tarihi
27 Nisan 2007’de 367 dayatması gölgesinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin gecesinde Genelkurmay Başkanlığı’nın yayımladığı e-muhtıra 13'üncü yılında hatırlanıyor.
Uluslararası Müslüman Alimler Dayanışma Derneği, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'a destek için yazılı bir açıklama yayımladı. Sapkınlıklara özendirilmesinin bir felaket olduğunu
Salgının alevi tüm dünyayı sardı. Evlere kapanmış ekrandaki ölüm haberlerini izliyoruz. “Hayat devam ediyor” derler.
Türkiye Avrupa devletlerine yaptığı yardımlarla gündemde. 450 yıl önce de Fransa, İngiltere ve Hollanda ayakta kalabilmek için Osmanlı Devleti’nden yardım istemişler, Osmanlı yardımı
1818’de Cezayir’in yeni hükümdarı Hüseyin Dayı, Cezayir'e biriken buğday borçlarını ödemeyen Fransa'nın, borçlarını kapaması için Fransız hükümeti nezdinde girişimlere başlad
Peygamber Efendimiz"in özelliklerini okurken, şu cümle dikkatimi çekmiş ve hemen altını çizmiştim: "Sıradan değildi, fakat sıradan insanlar gibi yaşardı." "Biz insanın dışına bakmay�
Avrupa’ya yardım göndermenin adı “insanlık” ve “âlîcenaplık”tır. İşte, geçmişte Etyopya’dan Bengladeş’e kadar yaptığımız bazı yardımlar…
Sizlere Viktor E. Frankl’ın “İnsanın Anlam Arayışı” kitabından söz edeceğimi söylemiştim. Bu kitabı seçmemin bir nedeni var.
Suudi Arabistan makamları henüz bir açıklama yapmazken, aktivistler ve akademisyenler Hamid'in tıbbi ihmal sebebiyle yaşamını yitirdiğini iddia ediyor
Kahvenin ne zaman ortaya çıktığı ve yaygınlaştığı bilinmese de başta Batı olmak üzere dünyaya yayılmasını Osmanlı sağladı. Kahve, hiçbir içeceğin gerçekleştiremediği bir etki
Sınır tanımayan şirketler, varlığını borçlu olduğu sınırları da yıpratmış, ülkeler içindeki karar mekanizmalarını çalışamaz hâle getirmiştir. Kuşkusuz bu bir komplo teorisi d
Sultan III. Ahmed, Ayasofya ile Bâb-ı Hümâyun arasına yaptırdığı çeşme için bir tarih düşürür ve şairlere bu mısradan hareketle birer kaside yazmalarını emreder: “Han Ahmed’e e
'Gazi Meclis nereden nereye?’ başlıklı yazımda, Birinci Meclis Mustafa Kemal Paşa’dan emir almıyor, ona hesap soruyordu, diye yazmıştım. Bu yazım üzerine değerli tarihçi Şükrü Hani
Taşrada yaşayan bir sanatçı- yazar iseniz eğer taşrada yaşayanlar sizi hiç görmez. Ancak merkez yani İstanbul fark ederse o zaman taşradakiler de “...vay be meğer bu adamın eserleri var