Düşmanın diliyle konuşanların düşmanın mantığına teslim olması kaçınılmazdır. Nitekim bir sonraki aşamada ‘ılımlı-aşırı’ ayrımı türünden tasnifleme çabalarının da ayn
İslam fıkhına göre yaşadığımız toprak veya ülke “Daru’l-İslam”, “Daru’l-Küfr”, “Daru’l-Harp” gibi tanımlarla ayrıştırılmıştı. Toplum ve toprak bağlamındaki ayr�
Gülmekle hem kendimizin oyuncu bir halde olduğumuzu gösterir hem de karşımızdakini bu oyuna katılmaya çağırırız. Kahkaha bizi olumlu bir duygu haline çağırır, gülmeye sıklıkla, gül
Âkif, 63 yıllık hayatında, hep hüznün içinde umudun; mütevazilik içinde dik duruşun; kimsesizlik içinde “sessiz kahraman” olmanın temsilcisi olmuştur.
Birçok şeyi yapmayarak başarılı ve erdemli olabilir, topluma faydalı bir bireye dönüşebiliriz.
Popülizmin zaman kaybı olduğu ve hayal kırıklığı yarattığı doğrudur, ancak demokrasi şimdilik bu ateşin üzerinde ağır ağır pişip halkı küçük bir çocuktan genç ve bilinçli bi
Tüketimde aşırıya kaçıp bir tüketim çılgınlığını tetiklediğimizde gerekli gereksiz büyük bir üretimi tetiklemiş ve oradan giderek çevreye zarar veren bir büyümeye ulaşmış olur
Suudi Arabistan, Türkiye’nin Katar ablukası ve Kaşıkçı cinayeti ile sergilediği ahlaki ve vefalı tutumları ardından medyayı da arkasına alarak ekonomik, kültürel, siyasi ve hatta asker
Fikrî ve edebî eserleri gözden geçirildiğinde Halide Edip’in, hayatının her döneminde belli temalar üzerinde yoğunlaştığı görülür: Doğu-Batı meselesi, eğitim ve kadın, kültür
Güney Afrika ülkesi Zimbabve'de nüfusun yarısından fazlasının açlıkla karşı karşıya olduğu bildirildi. Kırsal kesimde 5,5 milyon kişi gıda güvenliğine sahip değilken, şehirlerde 2
Ne bekliyorsun yeni yıldan? Şu basmakalıp dilekleri bir yana bırakıp söyle. Para, aşk, başarı, kariyer ilerlemesi gibi saçmalıkları bir kenara bırak. Gerçekten ne istediğini söyle. Mes
Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı şair ve mütefekkir Sezai Karakoç'a Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı alanında Fahri Bilim Doktoru unvanı verildi.
Esed rejimi ve Rusya'nın saldırıları nedeniyle evlerini terk ederek Türkiye sınır hattına göç etmek zorunda kalan İdlibli siviller zorlu kış şartlarında yaşam mücadelesi veriyor.
“Çılgın mahşerinde ses ve renklerin.../ Benden sor sırrını mesafelerin/ Benden sor ve benden dinle akşamı.../ Rabbim bu sonsuzluk ve onun tadı...” diyor ‘Eşikte’ şiirinde üstad Ah
Kimsenin kimseye laf söyleyemediği, yanlışların hatırlatılmasının rahatlıkla kişisel saldırı olarak algılanabildiği bir ortamda emri bil maruf ve nehyi anil münker sorumluluğu hem ço