Osmanlı bir imparatorluktu. İmparatorluk âdabı, anâsırına aynı mesâfeden bakar. Hiçbir unsuru dışlamaz. Mahâret ve asıl olan, bir zamanların “millet-i sâdıkası” olan Ermenileri k
Geleceğin dijital çocukları bugün insanların şikâyet ettikleri bu gündelik meşgalelerden ve insani ilişkilerden mahrum yaşayacaklar. Bu durum ruhsal bunaltı, kaygı, depresyon, yalnızlık
Yüz sene öncelerde Osmanlı’nın dağılmasını hayal sananlar, bugün de Müslüman halkların yeniden birliğinin sağlanması idealini hayal sanıyorlar.
Toplumların ya da milletlerin daralan zamanları olur. Bu, tarihin hemen her döneminde olabilen bir durum. İnsana yol gösteren gene insandır. İnsanın olmadığı bir değişim ve gelişmeden s
Hz. Muhammed’in peygamberliğini ilan etmesinin üzerinden yedi yıl geçmiş, her geçen gün vahy-i ilahî’ye tabi olanların sayısı artmaya devam ediyordu. Müşrikler cephesinin önde gelenl
Camiler, tekke ve zaviyelerle birlikte Selçuklu ve Beylikler döneminin en önemli eğitim kurumları medreselerdi. Hadis, fıkıh ve tıp ihtisasına göre ayrılan Selçuklu medreseleri; sultanlar,
Beşir Ayvazoğlu’nun hazırladığı ''Kahveniz Nasıl Olsun?'' kitabı, sadece kahve tiryakilerinin değil, Türkçe âşığı, dil meraklısı olanların da keyifle okuyabilecekleri, bir solukta
Cumhuriyetle birlikte, yönümüzü Batı’ya çevirdikten sonra, Doğu ve Asya bizim için meçhul oldu. Sovyetler Birliği ve Çin Halk Cumhuriyeti’yle birlikte düşünüldüğünde zaten Asya,
Suudi Arabistan, BAE ve Mısır'ın başını çektiği eksenin Barış Pınarı harekatına "bir Arap devletinin egemenliğine karşı saldırganlık" olduğu gerekçesiyle karşı çıkmaları tam b
10 yıl önceydi. Üst üste iki sayfa kitap okuyamıyor, okusam da hiçbir şey anlamıyordum. Her şeye koşturuyor, hemen her şeyi unutuyordum. En son bindiğim takside taksiciye zihnimi toparlay�
Ey kötülüklerden sıkılan, kalleşliklerden bunalan, etrafına küsen, köşesine çekilen, “artık sahada yokum” diyen kardeşim! Köşeler tutulmuş olsa da, sana kimse dönüp bakmasa da, s
Toplumsal öfkeyi yönlendiren bu kötücül arzular hep ‘öteki’yi düşmanlaştıran, şeytanlaştıran, aşağılayan kişilik bozukluklarının örgütlenmesidir aslında.
İstanbul Cerrahpaşa’da bulunan Kasap İlyas Camii, daha önce görülmemiş bir gönüllülük hareketine ev sahipliği yapıyor. Cami cematinin yapmış olduğu yardımlar ile yetimlere sponsor o
Türkiye’nin bazen hey heyli zamanları olur. Kimin ne olduğu esas olarak o heyheyli zamanlarda belli olur. Onlardan biri Şubat-Mart 1994’de yaşanmıştı
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki 29 Ekim kabul törenine tarihteki 16 Türk devletini temsilen askerlerin arasından geçerek girdik. Konukların bir kısmı askerlerle selfie çektiler ya da a