Rekabetin ve tamahkarlığın insanı iyi yönde güdülediğine, bu yönüyle de kaçınılmaz olduğuna dair Batılı anlayışı artık bir kenara bırakalım. Rekabet saldırganlığı kamçılar
Eğer insan çok boyutlu ise ki bu çok boyutluluğu tartışma dışıdır, ona ancak çok boyutlu bir epistemik yapı ile karşılık verilebilir. Bu yüzden insanlık tarihi boyunca insana dair ve
Bugün, emperyalistler, İslam ülkeleri/halkları/toplumları üzerinde, kendi kişisel mülkleri gibi tasarrufta bulunabiliyor. Ayrımcı bir modernleşme, ayrımcı bir evrensellik ideolojisi, halk
Mekkeli önderler umutlarını seslendirdiler: “Senden hayır umuyoruz. Çünkü sen kerîm bir kardeş, âlicenâb bir kardeş oğlusun.” Resul-i zîşân Efendimiz gülümsedi: “Ben de size Yu
İman dinî-ahlâkî tecrübenin medarıdır. Bu yüzden, imanın tabiatı adamakıllı biçimde irdelenmesi gereken bir konudur. İslam kelam geleneğinde iman “tasdik” kavramına bağlanarak tan
Genç okuyucularımız Tanpınar’ın bugünkü popülerliğine bakarak Huzur’un yayımlandığı tarihte kapışıldığını zannedebilirler. Hayır, Huzur’un ilk baskısı 1970’lere kadar pi
Bir topluma kendi rengini verebilmek, orada inancından ve hayat tarzından kaynaklanan kendi kültürünü oluşturabilmeye bağlıdır. Kültürden bizim anladığımız şudur: Edindiğiniz bilgile
Bu başlık altında bir kitap yazılabilir. Benim yazacağım bunun küçük bir parçası.
Karmatiler nesiller boyunca ayakta kalmayı başarabilen, komünist bir toplumun tarihteki ilk örneğidir. Ancak onlar sonsuza kadar, İslam dünyası üzerinde şok etkisi yaratan Mekke’de işledi
Modern zamanlarda Müslümanların maruz kaldığı en ciddi kriz ‘dinde laubaliliktir’ dersek sanıyorum abartı yapmış olmayız… Doğrunun, değerin, kutsalın göreceleştirildiği bir zama
Türkiye Libya mutabakatı ile Doğu Akdeniz’de oldubittilere asla müsaade etmeyeceğini muhataplarına bir kez daha ilan etti. Yunanistan’ın Türkiye aleyhine Libya ile bir deniz yetki sınırl
İslam toplumunda aslolan toplumun halidir. “Bir topluluk kendini değiştirmeden Allah onlar hakkındaki hükmünü değiştirmeyecektir.” Yoksa tek başına bir yönetici ya da yönetim bir topl
Devlet denilen ve saltanatla özdeşleşen o büyük mekanizmanın bir çarkı olmaya razı olmayan Mithat Paşa , dönemin geçer akçe kavramlarına sığınarak saltanat sisteminin karşısına dik
Nicedir bir hafiye gibi o gazetenin peşindeydim. İskilipli Atıf Hoca’nın İstiklal Mahkemesi’ne sunduğu ama hakimler heyetince kabul edilmeyen o belge nerede olabilirdi? Nihayet 1920 Ekim’i
İstanbul Sözleşmesi konusu açıldığında her seferinde adeta FETÖ ofisleri gibi çalışarak hakaretamiz ve pornografik linçleri yaşamaktan gerçekten usandım. Benim yerim; aileden, çocukta