Şevket Hüner: Fakirlerin Doktoru ile Mazlumların Cerrahı
Muhammed Abdulgaffar Meşali,1944 yılında Mısır'ın Garbiye ilinin Behtim köyünde doğdu. Öğretmen olan babası onun eğitime ve toplumsal değerlere olan bağlılığının temellerini attı. 1967 yılında Kahire Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezuniyeti sonrası, uzmanlığını iç hastalıkları, çocuk sağlığı ve hastalıkları ile klinik biyoloji alanlarında tamamladı.
Genç bir doktor olarak mesleğinin ilk yıllarında, muayeneye gelen çocuk hastasının yaşaması için pahalı bir iğneye ihtiyaç vardı. Ancak annesi gözyaşları içinde bu ilacı alamayacağını, alırsa ailesinin aç kalacağını söyledi. Çocuğun ağabeyi, kardeşinin yaşaması için kendini feda ederek camdan atladı. Bu trajedi Dr. Meşali’nin kalbinde derin bir yara açtı.
O günden sonra, hiçbir yoksul hastanın maddi imkânsızlık yüzünden tedavisiz kalmaması için fakir bir muhite taşıdığı muayenehanesinde 50 yıl hizmet verdi. Muayene ücreti olarak 5 Mısır lirası (1 dolar) talep etti. Fakir hastalardan ücret almadığı gibi, ilaçları da cebinden karşıladı.
Zenginlik içinde bir hayat sürme imkânı varken, o her sabah eski model arabasıyla ya da yürüyerek gittiği muayenehanesinde 10-12 saat çalışarak yüzlerce hastaya bakmayı tercih etti. Kendisine sunulan lüks klinik önerilerini ve büyük meblağlı teklifleri "Ben bu yola yoksullara yardım etmek için çıktım, lüks içinde yaşamak için değil" diyerek geri çevirdi.
Halkın “Fakirlerin Doktoru” diye andığı Dr. Meşali, 28 Temmuz 2020’de muayenehanesinden dönerken vefat etti. Onun duruşu, tıbbın sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir vicdan ve sorumluluk işi olduğunu hatırlattı. Böylece genç doktorlara mesleğin özüne dönmede güçlü bir örnek oldu. Ardında etik sorumluluk ve mesleki adanmışlığın sembolü olarak hatırlandı.
1985 yılında doğan Mahmud Ebu Nujaila, Cezayir'deki Oran Üniversitesinde tıp eğitimini tamamladı ve pediatri alanında çalıştı. Edindiği tıbbi bilgi ve cerrahi becerisi ile Gazze'deki Şifa Hastanesi ve El-Avda Hastanesi gibi kritik merkezlerde görev yaptı. Savaş cerrahisi ve ortopedik travma alanındaki uzmanlığı sayesinde, bombardımanlar ve çatışmalar sonucu ağır yaralanan, uzuv kaybı yaşayan yüzlerce hastanın ve özellikle çocukların tedavisini üstlendi. Kısıtlı tıbbi malzeme, elektrik kesintileri ve sürekli devam eden güvenlik tehditlerine rağmen hastaneyi ve hastalarını terk etmedi…
Ekim 2023 sonlarında El-Avda Hastanesi'nde cerrahi planlama için kullanılan bir beyaz tahtaya, onun direnişini ve insani çabasını simgeleyen şu notu yazdı: “Sonuna kadar kalan hikâyeyi anlatacak. Yapabildiğimizi yaptık. Bizi unutmayın…”
İslam düşüncesinde şehadet yalnızca ölümü değil, hakikate tanıklığı ifade eder.Ebu Nujaila’nın “Bizi hatırlayın” ifadesi, unutulmanın yok oluşa eşdeğer olduğu bir dünyada, varlığın hafızada sürmesi gerekliliğini hatırlatır. Bu, ferdi yalnızlığı aşan bir “biz” olma iştiyakıdır. “Elimizden geleni yaptık” sözü ise insanın sınırlı kudretini kabul eden bir tevazu ifadesidir. Sonucun Allah’a bırakıldığını, fakat gayretin kendisinin de ahlaki bir değer taşıdığını gösterir.
21 Kasım 2023'te El-Avda Hastanesinde hastaların tedavisi ile ilgilenirken Soykırımcı İsrail’in hava saldırısı sonucunda Dr. Ahmad Al Sahar ve Dr. Ziad Al-Tatari adlı meslektaşları ile birlikte katledildi. Hanımı Naima’yı dul ve üç oğlu Velid, Macit ile Halid'i yetim bıraktı…
Mesai arkadaşları ve meslektaşları tarafından “sonuna kadar kalan” ve görevini yerine getiren duyarlı bir hekim ve sevgi dolu bir baba olarak hatırlanan Ebu Nujaila, kısa hayatı boyunca Gazze'de sağlık hizmetlerini sürdürme mücadelesi, birçok kişiye ilham kaynağı oldu. Şehadeti, Gazze'deki sağlık çalışanlarının katlandıkları zorlukları ve fedakarlıkları simgeledi…
…İsrailoğulları’na şöyle yazmıştık: “Kim bir cana karşılık olmaksızın yani yeryüzünde fesat çıkarmaya karşılık olmaksızın, (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir cana hayat verirse (onun canını kurtarırsa) bütün insanlara hayat vermiş (onları kurtarmış) gibi olur.”… (Maide / 32)
Şevket Hüner / 11 Safer 1448

Henüz yorum yapılmamış.