Olaya bireysel açıdan bakıldığında bu ülkede de faşizan zihniyetin bazı kafalarda capcanlı yaşamakta olduğunu görmek insanı üzüntüye gark ediyor. Bireysel ilişkilerde kendine muhalif
Kimi haftalarca evine gitmeyen, kimi aynı evde yaşadığı aile üyelerinden kendini tecrit eden, kimi ise salgınla mücadelede gönüllü olarak acil serviste hizmet veren sağlık çalışanları
Abdulhalîm Haddâm, salı günü (31 Mart) geçirdiği kalp krizi sonucu, Paris’te 88 yaşında öldü. Geride 2 milyar dolarlık şaibeli bir servet ve gerçekleşememiş siyasî hırslar kaldı.
Salgından önce herkesin kendine göre bir öncelikler listesi vardı… İçinde kariyer, ev, araba, tatil ve bol kazançlı işler olan. Koronavirüs salgını listeyi sıfırladı: Şimdi herkesin
Bilim var ya bilim, acayip bir şeydir” demek manasına gelen “bilimcilik”, atom bombasının icadıyla değil de Hiroşima’ya atılan atom bombasıyla “ölür.”Fakat bir bakıma “din te
Buridan’ın ünlü eşek alegorisi ise şu: hem aç hem susuz bir eşek, kendine eşit uzaklıkta bırakılan su ve saman yığını arasında kalsa ne yapar? Eşek iki iyi arasında bir tercih yapa
William Blake'e “Baca Temizleyicisi” şiirini yazdıran hadise, Blake'in kendini ait hissetmediği İngiltere'nin bir gerçeğidir. Bir şekilde kimsesiz kalmış çocuklar, onları himaye ettiği
Okyanusun ortasında fırtınaya yakalanan bir gemide kimse kendini düşünemez. Kaptan, sadece kendisini düşünmekle kendini kurtaramayacağını bilir. Gemi battığında herkesle beraber ölece�
Amiş Efendi de, "Cenab-ı Hakk zatı gereği (bizatihi) en büyüktür. Başkasına nisbetle değil!" der. (Bu, şerhi uzun sürecek bir bahistir.) Kullarına gelince, insanoğlu bir damla sudan yara
Cömert birine sormuşlar. Fakirlere dağıttığın şeylerden ötürü onları kendine minnettar görüyor musun?
Siyonist işgale her karşı çıkışı antisemitizm yaftası yapıştıran Batının islamofobik dalgalanmadan bağımsız olmadığını görmeyen yok. Bir yanda soykırımı mağduriyet endüstris
Halkımızın koronavirüsle meydan muharebesi marketlere saldırarak başlamış bulunuyor! Türkiye halkı ne ara bu kadar açgözlü oldu. Asıl korkutucu olan bu açgözlülüktür. Devleti yönet
'Çalışan kadın’ kavramı yaklaşık iki yüzyıllık bir geçmişe sahiptir. Bunun ana nedeni modernleşme ve sanayileşme ile birlikte çalışmanın ev dışına taşan, ücret getiren kısmı
İlk kez Wilhelm Dilthey tarafnndan Das Leben Schleiermachers (1870) adlı eserinde kullanlan bildungsroman türünü, Şerif Mardin türün kendine özgü unsurlarını içinde barındıran iyi bir �
“Aydınlanma mutlakiyetçi düzenlerin eleştirisi olarak doğdu ve Fransız Devriminin oluşum koşullarını hazırladı” İlerleme düşüncesine kapılan, giderek daha fazla makineleşen bir d