Muhammed Hamidullah’ın (1908-2002) “Hz. Peygamber’in Savaşları” isimli kitabından altını çizdiğim bu satırları, Ketebe Yayınları’nın aralık ayı kitapları arasında okura takd
Eğer insan çok boyutlu ise ki bu çok boyutluluğu tartışma dışıdır, ona ancak çok boyutlu bir epistemik yapı ile karşılık verilebilir. Bu yüzden insanlık tarihi boyunca insana dair ve
Bugün, emperyalistler, İslam ülkeleri/halkları/toplumları üzerinde, kendi kişisel mülkleri gibi tasarrufta bulunabiliyor. Ayrımcı bir modernleşme, ayrımcı bir evrensellik ideolojisi, halk
Modern zamanlarda Müslümanların maruz kaldığı en ciddi kriz ‘dinde laubaliliktir’ dersek sanıyorum abartı yapmış olmayız… Doğrunun, değerin, kutsalın göreceleştirildiği bir zama
“Kadına Şiddet” sorunu İslami bir topluluğun sorunu değil; İslam’dan uzaklaşmış veya hevasını din edinmiş bir topluluğun sorunudur.
Oluşturulan Ortadoğu algısı, bir zamanlar dinlerinden ve kültürlerinden beslenen öteki nefretinin modern versiyonu olarak çıkmaktadır. Enformatik obezitenin bizim coğrafyamızdaki doğurdu
Erol Göka Hocamız, perşembe günü, ölümle ilgili alışık olmadığımız muhtevada bir yazı kaleme aldı. Sadece zihnimizi değil, kalbimizi de çalıştıran bir yazı. Altını çizdiğim c
Bu düşüşe ve dejenerasyona daha fazla rıza gösterirsek postmodern yenidünyanın çocuklarımızı kolonize etmesini de kendi ellerimizle onaylamış ve kolaylaştırmış olacağız.
Araştırmacı-Yazar Abdurrahman Arslan ile modernizm konu alan söyleşiyi okurlarımızla paylaşıyoruz.
Narsisistik klon bütün dünyaya yayılırken, biz de hakkın gücüne değil, gücün hakkına inanmaya başlıyoruz. Ruhları ele geçiren bir istila karşısındayız ve elimizde savaşmak için k
Antik Yunan ve Ortaçağ filozoflarının adalet ile ilgili konularda daha çok iyi, ortak iyi, erdem, ahlak, bilgi gibi kavramlara değinmesi dikkat çekicidir. Bu kavramlar modern paradigmayla deği
Gerçekten de, modernitenin insana yaptığı en büyük kötülük, insanı tabiattan kopartması ve Tanrı’yı hayatın dışında tutmak istemesidir. İnsan, varlığını sürdürebilmek için n
İslam adına kan dökenlerin dinle kurduğu ilişki de modern insanın reaksiyoner halinin dini izdüşümü olarak görülebilir. İslam tarihini kısa devre yorumlayan bir anlayış gelenekle kurdu
Duygunun terk edilmesi, modern kişinin en temel duygusal gerçekliği olarak tarif edilen, derin bir içsel “küntlük ve ölüm hali”ne yol açar. Varoluşsal sorunlar ve “ruh ölümü” böy
Modern ve çağdaş olma adına kendi değerlerini unutan Türk aydınları ve bu aydınları örnek alan maarif dünyasındaki bazı zevatlar hem kolaycılığa hem basitliğe hem de ithal ritüeller