Araştırmacı-Yazar Abdurrahman Arslan ile modernizm konu alan söyleşiyi okurlarımızla paylaşıyoruz.
Mücellitlerin piri, klasik Türk cilt sanatının yaşayan en büyük ismi İslam Seçen vefat etti. Seçen, Fatih Camii’ndeki cenaze namazının ardından toprağa verildi. Uğur Derman, Seçen i�
Libya halkı da bu anlaşmadan son derece memnun. Bu anlaşmadan kaybı olanların kaybı kendi hakları değil, sadece kaybettikleri, hiçbir hakka sahip olmadıkları talanlarından başkası değil
Libya-Türkiye ilişkileri bölgedeki pek çok ülke ile olan ilişkilerden farklıdır ve son mutabakat da bu farkı yansıtmaktadır. Nitekim bu mutabakat, Türkiye’nin Libya ile birlikte Akdeniz�
Hakkı savunma biçiminiz o hakkı savunan ya da fiili olarak savunmayan diğerleri için psikolojik bir şiddete dönüşüyorsa ve o hak o kimselere zorla dayatılıyorsa, hak savununuz bir reklama
Ali Ufkî Bey, Osmanlılara esir düşmüş Polonyalı bir entellektüel. İhtida edip Osmanlı Sarayı'na alındıktan sonra meşkhanede görev yapmış.
Sykes-Picot anlaşmanın ayrıntıları, üzerinden 103 yıl geçmesine rağmen Ortadoğu’da özellikle de Asya bölgesindeki gelişmeler üzerindeki ‘güçlü’ etkisini sürdürmeye devam ediyo
Rızkımı kaybederim diye hakkı söylemekten, hakkın yanında saf tutmaktan, haksızlıklara karşı çıkmaktan korkma! Hak yolunda kimseye eyvallah etme! Çünkü Efendimiz (s.a.s.) buyuruyor ki:
Yunan hudut askerlerince darbedildikten sonra Türkiye'ye zorla gönderildiklerini öne süren düzensiz göçmenler tedavi edildi. İran uyruklu Balen Muhammed Zilan, "Yunanistan'da bizi dövdüler.
“İsa, çarmıhta ölmeyi yeğlemişti, Sabetay Tzevi, Müslüman olup başını kurtarmayı tercih etti.” diyorlar. Buna karşın, Mesih beklentisi kaybolmuyor. Müridleri de küsmüyor. “Yeni
Muhterem, şelpe vura vura ‘karadır kaşların ferman yazdırır / bu dert beni diyar diyar gezdirir’i söyledikçe sazevinin duvarları çınıladı. Bağlamanın tok tınısıyla Muhterem’in
Bizim sosyolojimizde ortaya çıkan kuşakları daha iyi yansıtıyor. Üç kuşak diyorum bu açıdan: Ankara Lastiği kuşağı, kundura kuşağı ve spor/Adidas ayakkabı kuşağı. Her bir ayakkab
Yemin eden kimsenin yemini, ona yemin verdirenin maksadı istikametinde kabul görür. Yemin eden kimse aklında başka bir niyet gözeterek yemin etse, bu yemin onun niyetine göre değil, fakat yemi
İslam’ı yeniden tolum dini haline getirebilmenin tohumu da yine bireydir. Sağlam ve ıslah edilmiş bir tohum olmadıktan sonra gürbüz ekinler olmaz. Bu sebeple kişinin kendisi ile duyguların
Amerika kıtası keşfedildiğinde oraya medeniyetten önce ölüm gitti. Vahşet, hırsızlık, soykırım gitti. Peki daha sonra medeniyet gitti mi? Hayır! Çünkü oranın yerlileri Beyaz Adam’d