Arabadaydık. Üç kişiydik. Üç yakın arkadaştık. Sıcaktı.
Türkiye-Azerbaycan ilişkileri çok boyutlu bir niteliğe sahip. Bu çok boyutluluğun önemli yönlerinden birini de ikili ve çoklu ekonomik ilişkiler teşkil ediyor.
Tarih öncesi bir av sahnesini betimleyen yaklaşık 44 bin yıllık mağara resmi, dünyanın en eski figüratif sanat eseri olabilir. Arkeologlara göre bu resim, gelişmiş bir sanatsal kültüre i
Din tarifine ‘akıl sahipleri…’ diye başlar. Bu aklı Şer’î Şerif’in akıl tanımına koyarak hareket etmezsek; bu, her insanda hatta hayvanda bulunan hesapçı akıldır. ‘Ne yaparsam
Üsküdar Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü 4. Sınıf öğrencileri ‘Mezuniyet Projesi ’ dersi kapsamında bir halkla ilişkiler kampanyası düzenleyerek özel öğrenme güçlüğünü
Hamas'ın, İran’a yönelik “aşırı sıcak” yaklaşımının hangi neticeleri doğuracağını hep birlikte göreceğiz. Ancak tarihsel tecrübenin ortaya koyduğu bir gerçeklik var: Filistin
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, süresiz nafaka konusunda, “Ömür boyu nafaka hususu bir taraf için gerçekten eziyet. Kadın, erkek diye de bakmamak lazım. Kim ödüyorsa süresiz nafaka sürdü
İki tarafa ateşi kesin demek yerine aslında saldıran tarafa, saldırganlığı bırakmayı emredecek güçlü bir ihtar çekmek çok daha münasip. Çünkü saldıran tarafa karşı Trablus yönet
İsmail Kara’nın ‘İsyan Ahlâkı Peşinde-Nurettin Topçu Albümü’nü okurken, seyrederken bir düşünce adamının hayatının dışında, onun yaşadığı günleri, kişileri de okumuş o
Sevgili seküler kardeşim; kızmayacaksan bir şey söyleyeceğim. Öncelikle şurada bir anlaşalım. “Din konuşmak”, senin paşa gönlüne, modern algına, inandığın yalana göre şekil ala
Çok konuşuyor, az dinliyoruz. Danışmıyor, danışıyor gibi yapıyoruz. Ortaokulda Pirali isimli bir arkadaşımız vardı. O kadar konuşurdu ki, en sabırlı öğretmenlerimiz bile çileden ç�
24 Şubat 1942’de içinde sekiz yüze yakın Yahudi göçmenin bulunduğu ve “yüzen tabut” olarak nitelendirilen Struma adlı gemi Karadeniz’de bir Rus denizaltısı tarafından torpillendi.
Hem hatırat hem de gezi kitabı olarak sayılabilecek “Bir Sahte Dervişin Orta Asya Gezisi” kitabı konusu itibariyle 1850’li yılların Orta Asya’sını anlatan, İstanbul’dan başlayarak
Canlarını kurtarabilen Müslümanlar, “Elveda Kastinya, elveda Valencia” diyerek bindikleri kayıklarla Akdeniz’e açılıp gözyaşları içinde Endülüs’e veda ediyor. Beni çok etkileyen
Bölgemizdeki karmaşa derinleşerek sürüyor. Suriye, Irak ve İran karmaşasına Türkiye de dâhil. Zorunlu bir dâhil oluş.