İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, Eminönü semtinde balık ekmek satan üç teknenin tahliye edilmesi talebine yapılan itiraz mahkemece kabul edildi.
500'den fazla kişinin hayatını kaybetmesine yol açan koronavirüsüne karşı Türkiye'nin aldığı son önlem bugün itibariyle hayata geçiriliyor. Koronavirüs Bilim Kurulu'nun önerisi sonras
Geçen haftaki yazımızda tüm dünya gibi bizim de tâbi olduğumuz Çağdaş Küresel Medeniyet’in kanunlarından, hayat tarzından bahsetmiş; yürünen “yol”un insanlığı nereye getirdiğ
Moda kavramı çarçabuk özetlenmek istense değişimin adı olur. Bu değişimin kime ve neye göre olduğu bahsine bağlı olarak da moda aslında bir aidiyettir. Kendini ait olmak istediğin yere
İdlib saldırısı, beraberinde başta Türk dış politikası olmak üzere, bölgesel-küresel bazda ciddi jeopolitik kırılmalara yol açacak bir süreci tetiklemiş görünüyor.
Merhametimiz ve duyarlılığımız yine de büyük oranda yaşıyor Allaha şükür ve toplumun yozlaşmasına mani oluyor. Ancak akıl ve mantık yerine temelsiz bir duygusallık ve anlık coşkunlu
Elazığ’da yaşanan depremde, bir yönetici geldi diye tüm görevlilerin işini bırakıp, tek sıra dizilip protokole riayet etmesi şahane bir şov olarak nitelenebilir. Aynı anda birilerinin
Gelenek bir milletin tarihî mensubiyetiyle içiçe olduğundan, nutkiyetini kaybetmemiş her tarihi millet için gelenek olmaz-ise-olmaz bir mukavvim unsurdur.
Trump, kendisini anlaşmayı en iyi yapabilecek kişi olarak görüyor ve modern dünya tarihindeki en karmaşık "barış" anlaşmasını, bir iş anlaşması gibi ele alıyor. Fakat Trump'ın önerd
“Hakkını aramak” kavramından daha çok önemserim ben “hakkına razı olmak” kavramını. Zira “hakkına razı olmak” aynı zamanda hakkını aramayı da içkindir bana kalırsa.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İdlib konusundaki gelişmeler her geçen gün artık altından kalkılamaz bir duruma geldi. Çok sabrettik..." dedi.
Bazı düşünürler uygarlığı bilim üstünden tanımlar, bazı düşünürler akıl. Uygarlığa başka bir tarafından bakınca, görünen manzara “canavarlık”tır.
Yalnızca bizim yapıp ettiklerimizden değil, yapmadıklarımızdan ve başkalarının eylemlerinden, eylemsizliklerinden dolayı da hesaba çekiliriz orada. Sustuklarımızdan, görmediklerimizden,
Türkiye’de İslami kimliğin kitlelerce ne kadar benimsendiği, İslam’ın temel bilgilerine, değerlerine ve bilgi kaynaklarına eskiye nazaran ne kadar aşinalık olduğu konusunda zaman zaman
Sezai Karakoç dendiğinde de aklıma gelen şeylerden biri Kudüs’tür. O, Kudüs’ü, Mescid-i Aksa’yı edebiyatımıza taşıyandır; şiirimizi Kudüsleştirendir. Türk edebiyatına Kudüs�