Günlük hayatta, bir kişinin, inançları ile eylemleri arasında tutarsızlık gözlendiğinde ve durum kendisine ifâde edildiğinde, verdiği yanıt hemen hemen aynıdır: “O başka, bu başka!
Bana göre, hukuklu toplumlar, büyük diktatöre geçit vermeyen; küçük diktatörlere de hesap sorabilen toplumlardır. Güngören Belediyesi’nde yaşanan kepazeliğin o küçük diktatöre hesa
Sezai Karakoç denince aşk geliyor aklıma. Bu yere düşüp kirlenmiş anlamından farklı bir aşk. Hikmete, doğuya, tarihe, bilgeliğe, fedakârlığa, yalnızlığa sevk eden, hayatı bir ideal
Doğu Türkistan’daki Çin zulmünü bölgeye giderek gözlemleyen gazeteci ve akademisyen Dr. Olsi Yazici “Müslüman ülkeler Çin’i, zulme son vermeye çağırmalı” diyor ve ekliyor: Çin
Rekabetin ve tamahkarlığın insanı iyi yönde güdülediğine, bu yönüyle de kaçınılmaz olduğuna dair Batılı anlayışı artık bir kenara bırakalım. Rekabet saldırganlığı kamçılar
Bir topluma kendi rengini verebilmek, orada inancından ve hayat tarzından kaynaklanan kendi kültürünü oluşturabilmeye bağlıdır. Kültürden bizim anladığımız şudur: Edindiğiniz bilgile
Sezai Karakoç’a göre, medeniyet, kelime olarak dinden gelmektedir. Din, Medine, medeniyet hep aynı kökten gelen kelimelerdir.
70. Yaşını kutlayan NATO’nun Londra’daki Zirve toplantısı aynı zamanda İttifakın miadının dolup dolmadığıyla ilgili yoklamalara ve tahlillere sahne oluyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emma
Farsça ve Arapçaya hâkim bir kalem, iyi bir mareşal. Kolaylıkla geçtiği Sina Çölü’nü 1914’te Cemal Paşa’nın kuvvetleri Mısır seferi sırasında aynı rahatlıkla geçemediler. Ağ
ABD’de “Savunma” içerikli yayın yapan “Defence News” dergisine konuşan Senato Dış İşleri Komitesi Başkanı Jim Risch “Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı dolayısıyla sert
Rusya eğer batıya bakacak olursa en iyisinin, ABD ile ekonomik ya da askeri rekabet olasılığına değinmeden özellikle Ukrayna ve Ortadoğu’da elde edilen başarılarla, küresel saygıyı yen
Bir terörist bir kişiyi öldürdüğünde aslında ölen iki kişidir. Bir “insan” ve bir “insanlık” aynı anda ölmüştür. Yaşayan insanlıktan çıkmış “hayvandan da aşağı” bi
Salim Fikret Kırgı, İletişim Yayınları’ndan çıkan “Osmanlı Vampirleri, Söylenceler, Etkileşimler, Tepkiler” adlı kitabında bilinenin tersine, vampir söylencesinin Osmanlı’dan Ba
Demirbaş Şarl: Demirin, ateşin, suyun yapamadığını onlar yaptılar: Beni esir ettiler. Ayağımda zincir yok, zindanda da değilim. Hürüm, istediğimi yapıyorum. Lakin gene esirim; şefkatin
Silah teknolojisi ihracı, enerji kaynaklarının paylaşımı, ticari noktalarda hakimiyet kurmak, sıcak denizlere inmek hatta Çeçenistan örneğinde olduğu gibi kendi ülke sınırlarının güv