TBMM, Libya'ya asker gönderilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin görüşmeleri için olağanüstü toplandı. Görüşmelerin ardından yapılan oylamada tezkere kabul edildi.
Hoffman’ın teorisine göre Batı Avrupa’nın üstünlüğü barut teknolojisindeki liderliğinden gelmektedir. Peki barutu keşfeden Çinliler olduğu halde barut teknolojisinin liderliğini nede
Hariciye Nazırı yapılan Mustafa Reşit Paşa, 17 yaşındaki padişahı ikna etti ve Osmanlı Devleti’nin dinamiklerini sarsacak tanzimi kabul ettirdi. Ferman 3 Kasım 1839 günü Gülhane bahçe
Türk toplumunda siyaset neredeyse en önemli kurum. Sabah akşam siyasetle yatıyoruz, siyasetle kalkıyoruz. Yağmuru, karı, depremi bile siyasi sonuçları itibarıyla değerlendiriyoruz. Bilimin,
2018 yılının politik-askeri durum değerlendirmesini yaparken, Türkiye’de ve dünyada önümüzdeki 2019 ve sonrasında, kısa ve orta vade de risklerin, bölgesel çatışmaların, anlaşmazlı
Somali’de 2’si Türk 81 kişinin öldüğü terör saldırısını üstlenen eş Şebab örgütü “Hedef Türk konvoyuydu” dedi. Somali Meclis Başkanı danışmanı A. Nur Muhammed Yeni Şafa
Peki, Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin deyişini nereye koymalı? O, şöyle söylüyordu: “Bir şey ki murat etme / Olmazsa inat etme / Mevla’m görelim neyler / Neylerse güzel eyler!”
Libya'daki uluslararası meşruiyete sahip Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi, ülkedeki krizin çözümüne yönelik tek referansın Suheyrat Anlaşması olduğunu vurguladı.
Diyarbakır annelerinin, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbeti sürüyor.
Suriye'de Esed rejimi ve Rusya'nın saldırılarından kaçarak Sarmada ilçesindeki Sarut çadır kampında barınan siviller, zor şartlarda yaşamlarını sürdürüyor.
TBMM, Libya'ya asker gönderilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin görüşmeleri için 2 Ocak'ta olağanüstü toplanacak.
“Neden bir şey yok değil de var? Çünkü eğer bir şey yoksa, o zaman matematiğin başı dertte… İyi de, ne olmuş? Bir takım sembollerin karışması, tutarsızlaşması dünyanın nede
Düşmanın diliyle konuşanların düşmanın mantığına teslim olması kaçınılmazdır. Nitekim bir sonraki aşamada ‘ılımlı-aşırı’ ayrımı türünden tasnifleme çabalarının da ayn
İslam fıkhına göre yaşadığımız toprak veya ülke “Daru’l-İslam”, “Daru’l-Küfr”, “Daru’l-Harp” gibi tanımlarla ayrıştırılmıştı. Toplum ve toprak bağlamındaki ayr�
Âkif, 63 yıllık hayatında, hep hüznün içinde umudun; mütevazilik içinde dik duruşun; kimsesizlik içinde “sessiz kahraman” olmanın temsilcisi olmuştur.