Felaket zamanlarında kimileri asıl zehrini kusuyor. Kimileri ırki bahanelerle saldırıyor. İnsan karakter ve kişiliği dediğimiz durum bu gibi zamanlarda ortaya çıkıyor. Allah, insanları bu
İnsan, yenilgilerine yaklaşma biçimiyle olacağı kişi haline gelir. Düştüğümüz yerden doğrulacak mıyız? Yoksa yenilginin yarattığı örselenmeye sıkışıp kalacak ve bitmek bilmez bi
Hâlbuki bu dünyadaki fizikî varlığımız, fânîdir. Güzelliği ve sağlamlığı muvakkattir, yani geçicidir. Bu fânî ve bir ömürlük elbiseye gösterilen aşırı ihtimam da beyhûdedir.
Böyle bir atmosferde her ne kadar gizliden gizliye ‘acep sonumuz Endülüs gibi mi olacak’ korkusu sarsa da inanmış insana düşen ümitvar olmaktır. Çünkü karanlığın en koyu anı, aydı
Trump’ı azletmeyebilirler. Çünkü gelen gideni aratabilir, bu bir. İkincisi bu inatlaşma kimseye yarar sağlamaz. Trump mağduriyet üzerinden prim yapabilir. Ama bu azil baskısı ile Trump’
Elazığ’da meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki deprem, dikkatleri bölgeye çekti. Elazığ ve Malatya bölgesi 1513’ten itibaren en büyüğü 7.4 olarak tahmin edilen çok sayıda yıkıcı d
ABD ve Çin arasındaki ticaret “savaşları” olarak isimlendirilen söz konusu ticaret görüşmeleri ya da yeniden düzenlemesi, içinde bulunduğumuz dönemde hem Ortadoğu coğrafyasını hem
24 Ocak akşamı, El’aziz ve Malatya’da 20 küsur insanın vefatına ve binden fazlasının da yaralanmasına yol açan -Richter ölçeğiyle- 6,8 şiddetindeki depremin sadece çevre illerde değ
İçteki gerçekliği dışarıya doğru olarak yansıtmayan biri belli ki yalan da söylemiş oluyor. Ama ikiyüzlü her zaman yalancı sayılmayabilir.
Bu iki sarışından sonra göreve kim gelecek ve bunların görevi ne zaman sona erecek? 2025’e kadar bu süreç tamamlanabilecek mi? Faşizm ve komünizminden sonra çökmekte olan kapitalizm ve c
Yıllardan beri herkesin de kabul edeceği gibi en büyük sıkıntılarımızdan biri eğitimdir.
Sovyetler Birliği’nin Azerbaycan Respublikası’nda, özellikle Sumgayt şehrinde Ermenilerle Azerîler arasında patlak veren bir sosyal çatışma sırasında, iki taraftan 40 kadar insanın hay
Ciddi” bir televizyon kanalı, tanınmış bir “sunucu”, iki konuktan biri de “profesör”, konu da “Kemalizm” olunca, ilgilendim… “Belki bu kez biraz gerçekçi yaklaşırlar” d
Devrimden önce Humeyni, Şii ilim havzalarına imkân verildiği taktirde “siyasî fıkhı” geliştireceklerine ve Şii ulemanın toplumsal, ekonomik ve siyasî bütün sorunlara çözüm üretec
Çoğu zaman bizim mahalleden şuna benzer laflar duyarız; fıkıh bugün bizim meselelerimizi halledemez. Çünkü fıkıh katı ve donuk hükümler demektir, statiktir, hayat ise dinamiktir, sürek