“Artık yeter! Sokaklar bizi özlemiştir, evlerden çıkalım, AVM’leri açalım, normal hayata dönelim…” deyip durduğumuz bugünlerde, 1918 ile 1920 arasında milyonların canını alan �
Oruç ahlakının, inceliğin, zarafetin, alçak gönüllülüğün, cömertliğin, sabrın bütün bir hayatı kuşatmasıdır.
Evde kapalı kalma süresi uzadıkça, hasretlerimiz depreşiyor. Ayaklarımız yürümek, ellerimiz tutmak, gözlerimiz görmek istiyor.
İslamofobi küresel bir fenomen. Dünya genelinde birbirini tekrarlayan İslamofobik şablonlar İngiltere ve Hindistan örneğinde koronavirüs salgını esnasında da devam ediyor.
Önce bir tespit yapalım: Ankara Barosu adına yayınlanan metni hazırlayan kişi her kimse asıl hedefi Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş değildir. Ali Erbaş’ın üzerinden tanıdık bir ki
Hz. Muhammed'in vasiyeti üzerine Veysel Karani'ye bırakılan önemli kutsal emanetlerden Hırka-i Şerif koronavirüs önlemleri nedeniyle bu sene ziyarete açılamadı.
İsmail Kılıçarslan / Yenişafak
Yerde gördüğü kuru ekmek parçasını öpüp başa koyan sonra yüksek bir yere kaldıran duyarlı insanların yaşadığı bir coğrafyanın algısıyla nasıl oynanıyor? Sosyolog, psikiyatr ve
Başta bakteriler ve virüsler olmak üzere, birçok yabancı maddenin öncelikli hedef olarak çökertmeye çalıştığı bağışıklık sistemini güçlendirebilmek, büyük ölçüde bireysel ça
Bölgedeki ajanslardan servis edilen bilgilere göre, Katar’da darbe girişimi gerçekleştiği iddia edilmişti. 2 aydır darbe girişimdeki bir grubun istihbarat çalışmaları sonrası güvenlik
Oruç, belli belirsiz hilalle birlikte, her yıl bize gelen bir medeniyet, şuurlandıran bir armağan, bir Peygamber armağanı, bir diriliş mucizesi, inkar karanlığında kıvrananlara bir azap ve
Abdurrahman Dilipak / Yeniakit
Geleneksel Türk gölge oyunu ustası Suat Veral, yeni tip koronavirüs salgınının gölgesinde geçen ramazan ayında gösterilerini, sosyal medya ortamında seyirciyle buluşturuyor.
Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM), "yeni dünya düzeni" tartışmalarında Türk akademisyenlerin değerlendirmelerini bir kitapta topladı.
Teravih ile sahur arası, Ramazan’ı mahsus bir zaman dilimi haline getiren sayısız âdete ev sahipliği yapardı. Gündüz az çalışıldığı için teravihten sonra uyumak çoğunlukla tercih