Yasin Aydoğan: İnancı Sakatlamak
Bir şeyi "yok etmek" onu tamamen ortadan kaldırır; ancak "sakatlamak" onu yürüyemez, işlevini yerine getiremez ve sürekli desteğe ya da şüpheye muhtaç bir halde bırakmaktır. "İnancı sakatlamak" da inancın özündeki o tam teslimiyet ve güven duygusunu yaralayarak onu topal bırakmaktır.
"İnancı sakatlamak", bir kişinin, toplumun veya bir grubun sahip olduğu inanç sistemine, itikadına veya güven duygusuna zarar vererek işlevsiz, şüpheli veya kusurlu hale getirmek anlamına gelen mecazi bir ifadedir.
Buradaki "sakatlamak" fiili; inancın temel sütunlarını yerinden oynatmak, onu zayıflatmak ve sağlıklı bir şekilde yaşanmasını engellemek manasında kullanılır.
Dini bir çerçevede "inancı sakatlamak", bir müminin inandığı temel esaslara şüphe, hurafe, aşırılık veya bidatlerin (sonradan uydurulan dini kuralların) karışmasıdır.
Burada, inanç tamamen terk edilmemiştir (yani kişi hala inanıyordur) ancak inancın saflığı, doğruluğu ve sağlamlığı bozulmuştur.
Batıl inançları, dinin aslıymış gibi kabul etmek inancı sakatlar.
İnanç sadece soyut akli bir olgu değildir; insanın kendine, geleceğe veya bir ideale olan inancını da kapsar.
İnanç sakatlandığında insanlar arasındaki güven ilişkisinde (adalete, eşe dosta olan inanç) meydana gelen derin yaralar ortaya çıkar.
İnancın tüm hayatı şekillendiren bir hakikat olarak görülmediği insan veya toplumlarda artık uygulama, pratik, eylem, davranış, fiil tamamen imani ilke ve yasalardan kopmuş, nihilist bir yaşam tarzı egemen olmuş demektir.
Ancak bu yanılgının farkında olmayan kişi ve toplumlar hala soyut, akli bir kuru iddianın sahipleri olarak hayat sürerler.
Yaşadıkları hayat, iddia edilen inancı sakatlamış, hayatın tüm alanlarında korkunç yırtılmalar ortaya çıkmış, toplumsal bozulma, kokuşma her yeri sarmıştır.
Artık siyaseti Kur'an ilkelerinden koparmak, sahip olduğumuz nimetleri emanet olarak görmemek, araç satarken kilometresi ile oynamak, süte su katmak, pazarda iyi ürünü öne koyup arkadan çürüğü doldurmak, kız kardeşinin mirastan payını yemek, işçinin hakkını yemek, işverenin hukukuna ihanet vb. fiiller o kişi ve toplum için basit-sıradan şeylerdir inanç ile hiçbir ilgisi yoktur.
Fakat bunların ve daha verilebilecek çok örneğin inancı sakatlayan bir durum olduğu da tartışmaya mahal vermeyecek kadar açıktır.
Yasin AYDOĞAN

Henüz yorum yapılmamış.