Sosyal Medya

Yazarlar

Kuşatıcı Bir Bakış

Varlık seviyesi, bütünlüğün göstergesi olarak tanımlanır. Bütünsel bir akışın varlığının tezahürü olarak kabul edilir ki bu doğrudur. Varlık, var oluş ve var olan arasındaki derin bağıntıyı ancak varlık/ontoloji üzerinden betimlemek mümkün olabilir.  Bilgi seviyesi ise; çoğul karakterin öne çıktığı ve her parçanın kendi bütünlüğü içinde şahsi maneviye’sini inşa ettiği bir zemine yaslanır. Bilgi/Epistemoloji o yüzden çoğul bir karakter taşır. Ama bu çoğul karakterin, soyut zeminde ortak bir zemine yaslandığını, bunun hem varlık düzleminde ve hem de bilgi düzleminde olduğu da bedihidir. Külli Bakış; soyut zeminde parçaların bütünlüğünün üstünde kuşatıcı bir bütünlüğün varlığını açığa çıkartacak olan bir yaklaşımı ve ilkeleri içermek sorumluluğu olduğu apaçıktır.

Külli Bakış; parça bütün ilişkisinde parçalar arasındaki bağıntıyı ve ilişkiyi kapsayacağı gibi tekil bütünlüklerin de kuşatıcı bir zemini olarak öne çıkar. Yani Külli Bakış, islami literatüre göre; tevhid ekseninde yaratılışın amacını, hedefini, sorumluluğunu ve dinamiğini de dikkate alan külli ilkeler üzerine kurulu, Külli bir Akıl üzerinden oluşturulan Külli bir bakışın açığa çıkışına kaynaklık eden yaklaşım ve usul biçimidir.

Külli Bakış, kuşatıcıdır. Kuşatıcılık, her hangi bir şeyi değişime uğratmadan onu kendi otantik zemininde muhafaza ederek varlığını idame edecek bir zemine sahip olmasını sağlayarak ortak bir idrak ve düşünceyi hayata geçirecek ortak bir aklın varlığını zorunlu kılar.

Hayat, farklılıklar üzerine kaimdir. Bu yüzden çoğul bir karaktere sahiptir. Parçanın hâkimiyeti zulmün ve fesadın varlığının işaretidir. Aynı şekilde insan bu dünyaya imtihan üzere gönderilmiştir. Bu temel bilgi üzerine bina edilecek bir bakış külli bakışın üzerine bina edileceği zemini gösterir. Vahyin muttaki kullar için yol gösterici bir rehber olarak betimlenmesinin anlamı da burada açığa çıkar. Yaratıcı Kudret tarafından her parçaya yüklenmiş bir sorumluluk vardır. İşte Külli Bakış, bu sorumluluğu silm/barış ve güven içinde yerine getirecek bir zemini ve sosyaliteyi kurma ahlakının ürettiği bir olgusal karakteri işaret eder. Adalet, özgürlük ve hak mefhumunun kendi otantik yapısını inşa edebileceği bir vasatın kurulmasının adıdır, Külli bakış…

Külli bakış, Külli bir akıl üzerine kurulabilir. Bu da modern düşüncenin ürettiği ego sentrik/benmerkezci bir bakışın devre dışı tutulabilindiği bir zemine olan ihtiyacı açık kılar. Külli Akıl, benliği aşan ve salt kendini düşünen bir yaklaşım biçimini devre dışı tutan ilkelerin varlığını kurarak Külli Bir Bakışın izlerini açığa çıkartır. Buradaki ilk ve tek kural; her varlığın kendi otantik hayatını kendi otantik zemini içinde ama başkasına zarar vermeden kendi hali üzere yaşamasını sağlayacak bir kendin için istediğini başkası içinde isteme iradesini ve ilkesini hayata geçirmektir.

Külli Bakış, bu ilk ve temel kuraldan sonra; kurumsal yapı yerine ahlaki ve sivil bir karakterin varlığını öne çıkartır. Özellikle ahlaki zeminin güçlendirilmesini sağlayacak olan başkası adına özveride bulunmak ve kendinden çok başkasını düşünmenin ahlaki zemininin güçlendirilmesini sağlayacak olan ‘beklentisizliği’ bir karakter olarak inşa edebilecek bir vasatın yapılandırılması ve onun temsiliyetini sağlayacak bir zeminin inşa edilmesidir.

Bu noktada soyut zeminde yaratılış bakımından eşit olunmuşluğun bir karakteristik zemin olarak varlığın ilişkisel zeminini kuran bir yaklaşıma dönüştürülmesi ise elzemdir. Farklılığın esas olduğu bir zeminde yaratılış bakımından eşitliğin getirdiği hakların eşit bölüşümü ve her varlığın kendi için yüklenilmiş bir yaşamın gereğini yerine getirmesine zemin oluşturma, ahlaki bir varlığın açığa çıkışına zemin oluşturarak soyut eşitliği mümkün kılacak bir potansiyeli hayata geçirir.

Bencilliğin aşıldığı, çıkarın geriye düştüğü bir zeminde her varlığın, özellikle insanların birbirleri ve diğerleri ile ilişkisinde kendisinden çok diğerini düşünme zemini hep birlikte birbirini düşünen bir ilişkisel zemine kapı aralayacağı için adaletin ve barışın ikamesinin zorunlu zemini olarak kurulacağını belirtmek bir hakikatin dile getirilmesini işaret eder.

Beklentisizlik üzerine kurulu bir zeminde, bir şeylerin yaşam alanına çıkmasının kolaylaşacağını belirtmekte yarar var. Külli bakış, herkese kendi hakkını verme yanında o hakkın ifası için gerektiğinde kendi hakkından ödün verebilecek bir ahlaki yeterliliği de taşıdığını belirtmek elzemdir. Bu yaklaşımın insan dışı varlıkların da bu ahlaki karaktere yönelmesine zemin oluşturarak en geniş bir barışın ikamesine zemin oluşturur. Zaten insanların, kendi dışındaki hayvanlara, bitkilere, ağaçlara ve benzeri varlık türlerine zarar verme yerine onları gözetme ve sorumluluklarını üstlenme olarak betimlendiğinde kendiliğinden doğan bir ahlaki yeti giderek güçlenerek varlık sahasına çıkacaktır. Bu yaklaşım aynı zamanda farklı kültür ve inanç kümelerinin de birbirleri ile çatışacakları yerde birleşecekleri bir zemini ve birbirlerinin inanç ve kültürlerine saygılı olmayı içselleştirecekleri bir vasatın kurulmasına da zemin olacaktır. Tevhidi olarak da her insan saygı değerdir. Onu ilahi huzurda saygın kılması ise başka bir usul ve bakışın işlevselliğine dayanır. Oraya insanların müdahil olması da doğru değildir. Bu anlamda modern düşüncenin zeminine dayalı tanrıcılık oynamak, geçmişte hikâyeleri anlatılan; Firavun ve benzeri tanrıcılık oynayanların başına gelenler ibret olsun diye aktarılmaktadır.  Tekrar aynı hataya düşmeye gerek yoktur. Bugün burada birlikte yaşarken, aynı haklara ve özelliklere sahip biri olarak kendi irademizle ve kendi eylemimizle başkasına zarar vermeden yaşamayı öncelemeli ve yargıyı ilahi iradeye bırakmayı öncelemek Külli Bakışın temelini işaret eder.

Bir şeyin hakikat oluşu, doğru oluşu ile bir şeyin varlığının korunması başka şeylerdir. Bunun farkındalığı Külli Bakışın kuruluşunun zeminini işaret eder. Ayrımlar, farklar, birlikte var olmayı hak eden işlerdir. İnsan, bu ayrımlar ve farklar üzerinden kendi imtihanını vermekle yükümlüdür. Bu yüzden bu ayrımlar ve farklar korunmasının ahlaki bir kaygıya dayandırılması elzemdir. Bu ahlaki kaygının hukuk nezdinde de korunmaya alınması asıldır. Bu noktada tek bir bakış, başkasına zarar vermeyi istisna kılmak şartıyla…

Külli Bakışı yukarıda işaret ettiğimiz ilkeler ve şartlar üzerine kurduğumuzda ilişkilerin mahiyetinin doğru bir zeminde kurumsallaşabileceği bir vasatı inşa etmemize imkân sağlayacağını söylemek bir hakikati dile getirmek anlamını taşıyacaktır. Bu yüzden, kendim için istediğimi diğerleri içinde istememden daha doğal ne olabilir ki… Ama bu dünya imtihan dünyası ve bu imtihanı kötü verenlerin oluşturduğu girdaplarda yok olup gidecek nesillerin varlığı da apaçıktır. O yüzden bunu engelleme adına, sahte tanrıların varlığını reddeden bir yaklaşım öne çıkarılmalıdır. Tanrıcılık oynayan kişi, kurum, yapı vesaire reddedilmeli ve barışın ikamesinin temel eksen olarak kabul gören bir ahlaki yapının varlığının kurumsallaşmasını sağlamak tek irade olarak beyan edilmelidir.

Mesele, sınırı, başkasına zulüm olacak düzeyden kurtarmak ve barışın ikamesini sağlayacak şekilde düzenlenmesidir. Kendini sınırsız bir zeminde her şeyi yapar gibi görmek, kendine yapılacak bir zulmü ve saldırıyı meşrulaştırır. Bu yüzden her akıllı insan, kendisinin emniyet ve güven içinde hissedeceği bir vasatın kurulmasının tek zemini başkalarının de kendisini güvende ve emniyet içinde hissedeceği bir zemini kendi elleri ile kurmayı irade etmeyi düşüncenin temeli olarak kurgulamak olduğunu bilmesidir.

Burada eylem ve düşünce arasındaki doğru orantıyı doğru anlamak ve ona göre hareket etmek elzemdir. Düşünce ve soyut zemin eylemin doğasının kurulmasına zemin oluşturur. O zaman eylem sağlam ve barışık bir zeminde hayata geçirilir ve yeni bir gerçeklik zemini kurulur. Eğer mevcut eylemlilik düşünce ve soyut zemini kurarsa, o zaman mevcudun bütün özellikleri giderek sağlamlaşarak varlığını sürdürür ve karşı koymak giderek zorlaşacaktır. İşte bu yüzden, düşünce ve soyutluk, eylemselliğin zemini ve temelini işaret eder. Düşünceyi ne kadar sahih ve otantik kurarsan, soyut olana barış ve güveni tesis için imkân sağlamış olursun. Bunu göz ardı etmeden meseleye yaklaşmak hakikate kapı aralayacaktır.

 

Abdulaziz TANTİK

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM