Sosyal Medya

Özel / Analiz Haber

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde İstanbul semtleri

Osmanlı Devleti’nin hükümet merkezi ve yunanlıların tahtı Makedonya yani İstanbul şehrinin Hz. Süleyman tarafından kurulduğuna dair birçok tarihlerde kayıt vardır. Kuran’ı Kerim’de fethi tarihini ‘’Beldetün Tayyibetün’’ olarak bulmuşlardır. ‘’Elif lâm mim gulubet’ir rum...’’ dan murat İstanbul’dur ,demişlerdir. Bazı tefsirciler de ‘’Beldeler arasında onun gibisi yaratılmadı’’ sözünden Makedonya Kalesinin kastedildiğini söylerler. Kısacası, gulgule-i Rum, Tantana-i Rum, debdebe-i Rum ve galebe-i Rum öyle bir ülke ki, yeryüzünde eşi yoktur.



Yunan tarihleri ve diğer tarihçiler İstanbul’un kuruluşu hakkında hepsi aynı düşüncededirler. İshak kavline göre, peygamberimizin doğumundan 16 asır önce, Süleyman Peygamber ins ve cinlere, vahşi hayvanlara, kuşlara hükmetti. Ama Okyanus denizinde Ferenduz Adası’nda Sidon isimli büyük bir padişah Hz. Süleyman’a başkaldırdı. Hz. Süleyman büyük bir ordu ve hayvan sürüsü ile üzerine gitti. Sidon’un ülkesini harap, halkını esir etti. Sidon, huzurunda yakılarak öldürüldü.
 
Sidon’un yeryüzünde emsali olmayan, peri yüzlü, melek görünüşlü çok güzel bir kızı vardı. Onu ganimet olarak aldı ve onunla evlenip Rumeli’ne götürdü.. Âline isimli bu kız daima ağlar idi. Hz. Süleyman sebebini sorunca: ‘’Ey Allah’ın emini! Dilerim ki benim için bu yerde büyük bir saray yapıp, geri kalan ömrümü daima onda ibadet ederek geçireyim. Babamın resmini yaptırıp, gözüm ona iliştikçe ağlamaktan vazgeçerim’’ diyerek ricalarda bulundu. Hz. Süleyman kızın ricasını hemen kabul etti. Bütün insanlara, cinlere ve perilere emir verdi. Makedonya diyarında yani Filibe, Edirne, islambol ve İzmit’te suyu ve havası güzel yerleri gezerek yedi günde gelip Hz. Süleyman’a haber verdiler. Sonra Hz. Süleyman Atina’ya geldi. Orada ‘’Temaşalık’’ adında güzel bir köşk yaptırdı...
 
Atina’dan İslambol’a geldi. Hala hünkâr bahçesi –ki Sarayburnu denilen yerdir- denilen yerde çadırını kurdurdu. Bir gece uyurken rüyasında orada büyük saray ve güzel köşkler yaptı ki, dillere destan olup ‘’Dünya var oldukça mamur ve şenlik ola’’ diye İslambol toprağı için hayır dua etti.
 
Meğer talihi kötü kız, babasının resmine gizlice tapınırmış. Hz. Süleyman bu durumu öğrenince kızı, babası gibi öldürdü.
 
Sonra, Süleyman Peygamber, Sarayburnu’nda o büyük eserleri olduğu gibi bırakıp Filistin’e gitti.
 
Sonra Hz. Süleyman’ın oğlu Ruhbaam, Yunanistan’a kadar hükümdar oldu. İstanbul’da, babası Hz. Süleyman’ın yaptırdığı binalardan başka nice binalar yaptırdı. Burayı hükümet merkezi yaptı.
 
Ondan sonra üçüncü kurucu olan Madyan oğlu Yanko hükümdar oldu ki, Hz. Âdem’den sonra 4600 yılına rastlar. İstanbul’u bu hükümdar kurdu... İstanbul’un suruna başladı. Kardeşi Yanko’da Yedikule’yi yaptırmaya başladı.
 
...Amma ben bilgisi az, hakir, Karadeniz ile Akdeniz’in arasını nice dostlar, ilim sahipleri ile güzel bir havada, kayıklarla İstanbul’un Yedikule burnundan Üsküdar tarafında Kadıköy denilen semtin Kalamış burnuna kadar denizde gezip etrafı seyrettim. Allah’ın emri ile Yedikule burnundan Kalamış burnuna varınca, deniz üzerinde kırmızı bir çizgi çekilmiştir ki, sanki kudret elinin çizgisidir. Bu çizginin kuzey tarafı İstanbul’a doğrudur ki, Karadeniz’dir. Yine bu çizginin güney tarafına aşağı (Kızıl Adalara) ve diğer adalara doğru çivit renginden beyaz olmak üzere Akdeniz’dir.
 
Bu iki renkli denizin arasında bir kırmızı perde çekilmiştir ki, Allah’ın yapısıdır. Burası yine deniz iken sekiz rüzgârın esmesinden değişmesi ihtimali yoktur. Ancak lodos rüzgârı Marmara adalarından esip geldiği zaman, bu çizginin rengi ve iki denizin araları değişir. Durgun havada nice kaptanlara ben bu yeri gösterdiğimde hepsinin hoşuna gitmişti. Allah’ın hikmeti, bu çizginin Karadeniz tarafı az tuzlu, Akdeniz tarafı ise acıdır. Boğazın Hisardan sonrası da acıdır. Özellikle İstanbul Boğazı’nda olan lezzetli balıklar sanki İsa sofrasıdır. İstanbul Boğazı’nda Akdeniz ile Karadeniz birbirine karıştığı için tarihçiler bu boğaza Merc’elbahreyn derler.
 
Kaynak: Evliya Çelebi Seyatnamesi, Üçdal Neşriyat,İst.1993,1. Cilt.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.