Sosyal Medya

Makale

Bir nefes sıhhat

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu seneki Ramazan teması şifa. 2021 Ramazan projesi kapsamında “Gel Kur’an ile şifa bulalım” çağrısı yapılıyor. Projenin diğer başlıkları ise “gel oruç ile sıhhat bulalım”, “gel zekat ile derman olalım”, “gel namaz ile huzur bulalım.”  Geçtiğimiz günlerde okunan Ramazan’ın ilk Cuma hutbesinde de dikkat çeken kavram yine şifa oldu. 

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın seçmiş olduğu tema güncele uygun. Peki nedir şifa? Sözlükte “hastalıktan kurtulma, iyileşme, ilâç” manasında kullanılan şifa kelimesinin Kur’an’da türevleriyle birlikte çeşitli ayetlerde geçtiğini görüyoruz. İlgili ayetlerde şifa kavramı ile dinî-ahlâkî ve bedenî hastalıkların tedavisine işaret ediliyor.

Meselâ Yûnus sûresinin 57. ayetinde “size göğüslerdeki hastalıklara şifa olan Kur’an geldi” buyurularak dinî ve ahlâkî hastalıkların ilacı için adres gösteriliyor.

Kaynaklarda yer alan verilere göre müfessirler Kur’an’ın şifa oluşunu farklı şekillerde izah etmişler. Bu bilgileri tasnif ettiğimizde Kur’an’ın bedenî hastalıklar için de şifa olduğu düşüncesinin eskiden beri mevcut olduğunu görüyoruz. Ancak ilk devir müfessirleri Kur’an’ın şifa niteliğini daha çok cehalet, inkâr, şirk, nifak ve fâsıklık gibi hastalıkları tedavi etmesi şeklinde yorumlamışlar. Fahreddin er-Râzî ile birlikte Kur’an’ın cismanî hastalıklara da şifa olabileceği dile getirilmeye başlanmıştır.  

Nahl suresinde ise bedeni hastalıkların Rabbin izniyle şifa bulması için balın şifa verici özelliğine dikkat çekiliyor. Tabii içine hırs katılmamış bu saf balı nerede bulacağımız konusu yaşadığımız çağın en temel meselelerinden birisi.

Gelin biz şifa gibi berrak bir mevzuyu bulandırmayalım ve devam edelim. Hz. Peygamber Rabbimizin ihtiyarlık ve ölüm dışında her hastalık için bir şifa yarattığını söylemiş ve hastalananları tedavi olmaya teşvik etmiştir. Nitekim tevhid akidesine göre şifayı verecek olan Şafi olan Allah’tır.

Ku’ran’a baktığımızda bu bahsin en güzel örneği olarak “hastalandığımda bana şifa veren O’dur” ayetini okuyoruz. Bu örnekliğin faili olan isim “ne güzel kul” iltifatına mazhar olan tek başına bir ümmet duruşuna sahip Hz. İbrahim.

Hastalık ile imtihanda şifanın kaynağının Rabbimiz olduğunu vurgulayan bir başka güzel örnek ise “bu dert Sen’den geldi, Sen merhametlilerin en merhametlisisin” teslimiyetindeki Hz. Eyyub.

Şifa kavramına dair kaynaklardaki veriler ve referanslarımızdaki deliller özetle böyle. 

Kur’an ve Ramazan’ın şifa verici özelliğine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğu aşikâr. Bilhassa içinden geçtiğimiz günlerin bozucu etkisini dağıtmak için Kitabımıza sıkı sıkı sarılmaktan başka çare var mı? Yazının girişinde verdiğimiz proje örneği sadece afişlerde kalmasın için çalışmak gerek. Çalışmak eşittir Allah’ın rızası, yaşamak eşittir Allah’ın rızası şeklinde bir denklemi yeniden kurmak gerek. 

Sehl et Tusteri’ye “yaşamak için ne gerekli” diye sordular. O da “Allah” diye cevap verdi. Çünkü onun gözü bu alemde Allah’dan başka hiçbir şeyi görmüyordu.

“Nereden gelip buldu bu dert beni” şeklindeki isyan cümleleri için çalışmak şart.

Hastalıklara şifanın kaynağını yanlış adreslerde arayanlar için çalışmak şart.

Kur’an’dan bihaber kalpler için çalışmak şart.

Birbirini arayıp soran, zor durumda olanların ihtiyaçlarını gideren, iyiliği emredip kötülükten sakındıran bir Müslüman toplumun yeniden inşası için çalışmak şart.

Selamı unutmamak için, salavatlaşmayı yaşatmak için çalışmak şart.

Başta Doğu Türkistan, Keşmir, Arakan, Filistin ve Suriye olmak üzere zulüm gören tüm Müslüman kardeşlerimiz için çalışmak şart.

Zira bizi ancak çalışmak kurtarır. İbn Arabi’nin “kader gayrete aşıktır” deyişini yedeğimize alalım ve yürüyelim.

Yoldayken hastalık da sıhhat de Mevlâ’dan zikrini çekelim. İkisinin de kul için imtihan olduğunu hatırda tutalım. Yakalandığımız hastalıklara sabredelim, sağlığımız için çokça şükredelim. Âlemlere rahmet olan sevgili Peygamberimizin işaret ettiği hastalanmadan önce sıhhatin kıymetini bilmeyi idrak edelim. Nefes egzersizlerinden ziyade nefes tefekkürleri virdimiz olsun meselâ. Ardından alabildiğimiz ve verebildiğimiz her nefes için tekrar çokça şükredelim.

Kur’an ve Ramazan, akıllarımıza, kalplerimize ve bedenlerimize şifa olsun biiznillah.

Cihanda bir nefes sıhhat gibi muteber bir nimet yok vesselam.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');