Sosyal Medya

Makale

Adalet mücadelesi ve adil insan

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, düşünce, özgürlük ve adaletin kitabıdır. 

Bu Kur’an, mü’minlere Ahiretteki kurtuluşun bu dünyadaki kurtuluşa bağlı olduğuna, cennetin yolunun özgürlük, izzet, adalet ve uyanıklık, bilgi ve bilinçten geçtiğini, bu dünyada zillet üzere ölenin orada zillet üzere kalkacağını, burada kör olanın orada da kör olacağını öğrettin. 

Bu Kur’an bizlere zulme rıza gösterenin zalimin ortağı olduğunu hükmettiğimiz zaman adaletle hükmetmemizi öğretti.

Allah, peygamberler gönderdi insanlara. Bu elçilerin hedefi, bilgi, bilinç ve adalet idi. Bu haliyle elçiler aldıkları vahyin doğrultusunda insanları uyardı. 

Bu Kur’an bizlere kafa ile kalbin, düşünce ile eylemin, ruh ile bedenin, madde ile mananın, sevgi ile nefretin, düşmanlık ile dostluğun, nasıl bir denge, mizan ölçü içinde tutulacağını öğretti. Tüm bu gerçekliğin yanında Kur’an bizleri yeryüzünde adalet mücadelesine davet etmektedir. 

Allah korkusunun, Allah rızasının işlerimize, eylemlerimize hakim olmadığı bir dünyanın, merhametsizliğin katı çamuru arasında, bataklıkta kaybolmaya yüz tutmuş toplumun, insanın, ıslahı ve iyiye doğruya inkılabı noktasında mücadele verecek  ADİL insanlara ihtiyacımız var.

Adil insan, derin insandır. İmanı tam, sabrı tam, tevekkülü tamdır. Rabbine gereğince teslimiyette hiçbir tereddütte düşmez. İhlasta ve samimiyette gedik açmaz. O şahsiyet sahibidir.

Adil insan, ilmi ile amel eden, görevini sorumluğunu ve onurunu hak ve adaleti her şeyin üstünde tutan, kendisini sürekli yenileyen ve geliştireni kişilikli bilinçli, ahlaklı, Rab’ına davasına ve arkadaşlarına güvenen medeni cesaret sahibi olan, insanı toplumu ve cağını iyi analiz eden tanıyan insandır. 

Adil insan, İslami manada sorgulayan, düşünen, reddeden, üreten , davasında kararlılık gösteren, eylem iradesi ortaya koyan, hayatın öznesi olan insandır. 

Adil insan, konformizt olmayandır. 

Adil insan, Allah’ın müthiş bir denge üzerine yarattığı, kâinatı bozmayan, imha etmeyen, İlahi ölçüyü koruyandır. Aynı zamanda yeryüzünde insanlar arasında hükmettiği zaman adaletle hükmedendir. (Allah insanlar arasında adaletle hükmedilmesini emreder) Nisa – 58 

Adil insan, merhametli, insaflı vicdanlıdır. Kendi hak ve hukukuna riayet ettiği gibi, başkalarının da hakkını gözeten, onlara zulmetmeyen, onların nasibine göz dikmeyendir. Adil insan, aşırılığa kaçmayan, doğru davranan, her şeye Allah’ın nazarıyla bakan ve değerlendirendir.

Adil insan Rabb’ı ile olan irtibatını rabıtasını kuvvetlendiren sürekli canlı tutan, onsuz bir hayatın boş ve anlamsız olduğunu kavrayan, hayatı boyunca ona kulluk borcunu ödemeye gayret eden, vahyin terbiyesinden geçip, varlığını hükmün geldiği makama adayacak, ona itaatı ve rabıtayı özgürlüğün temel ilkesi ana unsuru kabul edecek bir kafa ve kalp yapısına sahip , aksiyonel düşünceyi öz benliğinin derinliklerinde yaşatan, direnişçi ruha sahip insandır. Tıpkı İbrahim (A.s)’ın şahsında abideleşen ve arşı zorlayan bağlılığı gibi Rabb’inine sımsıkı bağlanan insan.

Adil insan, Allah’ın çizdiği yolda hayatını mücadeleye adamış, zorlu bir hayatı seçip bedel ödemeyi göze almış, sabır azığından aklını idrakini ve imanını doyuran ve destek alandır.

Adil insan, Kur’an ahlakına sahip olan ailesine topluma siyasetine adalet damgasını vuran, değil kardeşine başka dinlerden olan topluluklara da adaletli olan (bir topluma olan kininiz sizi adalet duygusundan alıkoymasın) Maide – 8. İlahi ikazına göre hareket edendir. Adil insan adaletten yana hüküm veren adaleti ayakta tutandır. Sözlerinde davranışlarında, Allah’ı birlemede adaletli olandır. Her eyleminde adaletin başı olan tevhide göre hareket edendir ( Biz sana bu hak içerikli kitabı indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın gösterdiği gibi hüküm veresin. Sakın ha inlerin savunucusu olma Allah’tan af dile hiç kuşkusuz Allah bağışlayıcıdır merhametlidir kendilerine hıyanet edenleri temize çıkarmaya çalışma. Hiç şüphesiz Allah hıyanete dalmış günahkârları sevmez ) Nisa – 105-107

Adil insan, sever, sevilir ve sevindirir. Çünkü Vedut olan Rabb’ına kulluk bilinci ile hareket eder. Ona sığınan dostsuz kalmaz. Ona sığınan yardımcısız kalmaz Ona dayanana zelil olmaz.

Adil insan asi olmaz, nefsine zulümden kaçınır. İnsanların hakkına tecavüz etmez. Akidesi ve vicdanı önünde zulmü diktatörleri şüphe ve sapıklıkları reddeder, toplumun içinde bulunduğu ahlaksızlığı, aşırılığı ( tuğyanı) dile getirip zalimlerin gerçek yüzlerini tüm insanlara, hayatı canı pahası olsa da gösterendir. Bunu kendine sorumluluk addedendir.

Adil insan, İslam ile insan arasına girilen engelleri yıkandır insanın hakka ulaşmaması için örülen duvarları yıkma mücadelesini verendir. Bu duvar ister nefis, ister şeytan, ister insanların koyduğu düzen ve düzenekler olsun fark etmez. İnsanı bunlara kölelikten kurtarıp özgürler ordusuna katandır. Ve bu mücadeleyi en karlı ticaret sayandır. 

Adil insan, Allah’ın hatırını kırmayandır. Bunu her türlü hatırın üzerinde tutandır. O, Allah ne der sorusunu sorandır. Huzuru İlahiyeye zalim yaftasıyla çıkmaktan yine Rabb’inesığınandır, bu yönde dua edendir.

Adil insan, hayatındamutedil olandır. Cahillik gibi bi ölçüsüzlüğe düşmeyendir. İlahi sınırları gözetendir. Vahiy önceleyip aklını vahiye teslim edendir. Kalbi ile dili arasında mesafe olmayandır. Bu ikisi arasındaki hassas ölçüyü koruyandır. Tüm zıtlıkları itidal çizgisinde tutandır. 

Adil insan, kaybettiği yavrusunu bulunca bağrına basan bir anadan daha merhametlidir. Çünkü ümmet düşkünüdür. İnsan düşkünüdür tıpkı ulu önderi Muhammed gibi (İman etmiyorlar diye neredeyse helak olacak olurlardı) diye kendini paralayan gariplerin çağdaş kölelerin ellerinden tutan onları kazanmaya çalışandır. Bir insanı kazanmanın bir insanı Allah ile tanıştırmanın hesabını yapandır.

Adil insan, hakikatin nuru üzerine yola devam eden hakikate ait olmanın bedelini ödeyen, ret çığlıkları ve dirençli solukları olan, inançlı yüreği ile yalanın buyurgan gücüne karşı duran, mümine cennet olan zalimlerin karşısında cehennem gibi durandır.

Adil insan, hayırlarda yarışandır, devamlı mücadelede ön safta olandır, ganimetlerde ise en arkalarda durandır.

Adil insan, yıldızların döküldüğü, dağların atıldığı insanların birbirinden kaçtığı gün gelmeden tüm insanlık adına müthiş bir çığlıkla Ey insanlar Allah’ın dinine teslim olun kurtulun ve Allah’a kaçınız diye seslenendir. Adil insanın zaafı Allah’adır. İmanından başka sermayesi olmayandır, dinini dert edinendir, sermayem derdimdir diyendir, Allah anıldığında ise kalbi titreyen, vicdanı titreyen, tüyleri diken dikenolandır .

Adil insan dua silahını hiç yanından eksik etmeyendir.

Ey yalnızların kendi başına kalmışların himayecisi

Ey mazlumların sahibi

Ey yoksulların miskinlerin sığınağı

Ey ihsanıyla tanınmış Ey kudreti sonsuz Allah’ım

Ey sahte ilahların, Firavunların, Nemrutların, zalimlerin saltanatını yerle bir eden Allah’ımız

Bizi sana çok şükredeni çok ibadet eden, çok zikreden, seni çok seven, senden çok korkan, sana çokça yakarıp ağlayarak tövbe edenlerden eyle.

Bizleri tevhidin ve adaletin yolundan ayırma. (Âmin.)

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.