Sosyal Medya

Makale

Hazırlık Sorusu

Tekvir suresinin girişinde yer alan yemin konuları içinde ahirette sorulacağı ifade edilen bir soru, hayatı ciddiye almayı gerektirir. Ciddiyet, göz önünde duran somut ve can yakıcı sorunlar dururken gayba taş atıp işi sulandıracak konularla ilgilenmemek anlamına gelir.

Şöyle ki:

Bismillahirrahmânirrahîm

Güneşin karanlığa gömüldüğü, yıldızların ışıklarını yitirdiği, dağların yürütüldüğü, doğurmak üzere olan (on aylık) dişi develerin başıboş bırakıldığı, vahşi hayvanların bir araya toplandığı ve denizlerin kaynadığı (o kıyâmet gününden hemen sonra) ruhların bedenlerle birleştirildiği (gün hepinizin tekrar yaratılacağını ve ardından), diri diri gömülen kız çocuklarına hangi suçtan dolayı öldürüldüklerinin sorulacağı (an artık), amel defterlerinin açıldığı (ve her şey ortaya döküleceği için), gökyüzünün açılıp ortaya serildiği (gündür ki bundan sonrası), cehennemin kızıştırıldığı ve cennetin yaklaştırılıp gözler önüne getirileceği zaman(dır). (İşte o gün) herkes (kendisi için) ne hazırlamış olduğunu görecektir. (Tekvir suresi, 1–14. ayetler)

Tekvir suresinin girişinde yemin konuları, arka arkaya, uzaktan yakına doğru bir uyum ve anlam akışı içinde sıralanır. Buna göre kıyâmet sahneleri, gökyüzünden yeryüzüne, oradan da mahşer meydanında yeniden diriliş ve hesap vermeye kadar uzanır. Sonunda insan ne yaptığını, nelere sebep olduğunu veya beraberinde hangi düşünce ve eylemler taşıdığını o gün mutlaka görecektir. Dolayısıyla bunu dünyadayken fark etmesi istenir.

Buradaki en çarpıcı ve insan hayatında karşılığı bulunan tek örnek, diri diri gömülen kızlara hangi günahtan öldürüldüklerinin sorulmasıdır. Surede bu somut örneğin karşısında müşriklerin gaybdan daha fazla bilgi istemeleri konur. Böylece onların dini sulandırmak maksadıyla Peygamber (sav)’i tuzağa düşürmeye çalışmaları söz konusu edilir. Kıyâmet ve hesap verme sahneleri içine yerleştirilen bu tek örneğin seçilmesindeki hikmet, hem bireyi hem de toplumu sorumlu tutan kuşatıcı yönüyle ilgilidir.

Bu örnekte anne-babanın suçu o kadar ağırdır ki muhatap dahi alınmazlar. Bu nedenle sorunun çocuğa sorulacağı açıklanır. Aynı şekilde toplumun bu suça kayıtsız kalması da yaşanılan ortamın sorgulanması açısından önemlidir. Konunun, hiçbir suçu olmayan masum çocuklara reva görülen bir muamele üzerinden anlatılması, bu ithamın toplumu şekillendirip etkileyen herkesi muhatap aldığını gösterir. Ancak herkesin gözü önünde gerçekleşen bu cinayetin sorumlusu özellikle toplumda ileri gelenlerdir. Zira toplumu yöneten ve istedikleri gibi şekillendiren bu söz sahibi, etkili kişilerdir. Elbette insanın dosyasını kabartıp hesap vermesine yol açacak amellerin bir kısmı da toplumda göz yumduğu sorunlarla ilgilidir. Burada toplumda işlenen cinayetlerin en azından bir kısmının, kişisel dosyalarla birleştirilmesi söz konusudur. Dolayısıyla sorumluluk sahibi herkesin mutlaka cevaplaması gereken bu türden sorulara bir hazırlık yapması gerekir.

Eğer söz konusu ayetler bugün gelmiş olsaydı, acaba bu kıyamet ve mahşer sahnelerinin ortasına bütün bir toplumu sorumlu ilan eden nasıl bir örnek seçilip yerleştirilirdi?

Açlıktan ölen çocuklara neden bu duruma düştükleri sorulduğunda…

Tiner koklayan çocuklara size bunları kim veriyordu diye sorulduğunda…

Savaşlarda öldürülen çocuklara hangi suçtan dolayı bombalandıkları sorulduğunda…

Yalınayak dilendirilen çocuklara hangi suçtan dolayı bu duruma düştükleri sorulduğunda…

Ya da

…………………………………………………………………………………………………

Bu yaklaşım, bu şekilde sorulacak muhtemel bir soruya nasıl cevap verileceği ile ilgilidir. Bundan sonra vahiy gelmeyeceği için kişinin kendi çağında yaşadığı soru ve sorunları bu cümleden sayması, hesap vermeye şimdiden hazırlanması anlamındadır.

Elbette her şeyin en iyisini Allah bilir.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.