Sosyal Medya

Makale

İsrail'in Sinsi Planı

Baskıcı Arap rejimlerinden çok çekmiş Arap halkları, iyi niyetle özgürlük hareketleri başlatınca bu özgürlük hareketleri, başta İsrail olmak üzere diğer küresel güçlerin işine gelmediği için manipüle ederek şehirlerin, ülkelerin harap olmasına sebep olduğu hepimizin malumudur.

Bu ülke halkları birbiriyle boğuşurken bölgenin önemli ülkesi İsrail, sesiz sedasız gelecek yüzyılın politikalarını oluşturmaya çalışıyor.

İsrail’in planlarını anlatmadan önce şu hususu belirtmek istiyorum. Son yıllarda ne zaman istenilmeyen bir durum hâsıl olursa ‘Bunun arkasında İsrail vardır’ söylemi yaygınlaşınca bu defa İsrail ile ilgili yapılan tutarlı belli bir bilgiye dayanan analizlere karşı da ‘Bunlar ezberlenmiş klişelerdir’ deyip söyleyeceklerinizin hangi temele dayandığına bakmadan itibarsızlaştırılıyor. Bu bakımdan hiçbir temele dayanmadığı halde her olumsuz durumu İsrail’e fatura etmek nasıl basit bir davranış ise İsrail’in politikalarını çözmeye çalışan her emeği itibarsızlaştırmakta basit bir yaklaşımdır. Aslında her iki yaklaşımda İsrail’e hizmet ettiğini de unutmamak lazımdır.

Şimdi İsrail’in sinsi planını anlamak için Ortadoğu haritasını önümüze koyup yaşanılan olaylarla birlikte düşündüğümüzde, İsrail’in Nil ile Fırat nehrini kapsayan Irak, İran, Suudi Arabistan, Suriye ve Türkiye’nin güneyini kapsayan alana hâkim olmak istiyor.

İSRAİL’İN VAAT EDİLMİŞ TOPRAKLAR HARİTASI(lütfen okuyun&okutun..

Peki bu bölgeyi İsrail için önemli kılan nedir?  

Herkesin söylediği gibi ‘Vaad edilmiş topraklar’ olarak söylensede meseleye bir de kaynaklar açısında analiz etmemizde fayda vardır.

Bu kaynakların önemini şu 4 başlık altında toplayabiliriz.

1- Gittikçe dünyada azalan gıda kaynaklarının yaratığı riske karşı bu bölgenin verimli topraklara sahip olması İsrail’e muazzam bir potansiyel sağlar.

2- Toprağınız var ama bu toprağı besleyecek su kaynaklarına ihtiyacınız olacak. İşte Fırat ve Nil nehirlerin bu bölgede olması İsrail’in bu bölgeye olan ilgisini artırıyor. İsrail bu hedefi gerçekleştirmek için Sisi yönetimiyle kurduğu ilişki sayesinde Mısır’da gittikçe etkinliğini artırıyor. Eğer Sisi yönetimi bu hatalı tutumundan vazgeçmezse faturasını gelecek nesiller ödeyecek.

3- İsrail, bu bölgedeki toprağın sağlayacağı avantajla var olan sanayisini teknolojisini daha da geliştirmesine sebep olacaktır. Sanayi gelişince neye ihtiyacı var? Elbette enerjiye. Dünya enerji kaynakların büyük bir bölümü de bu bölgede olduğunu hesap ettiğinizde İsrail’in bölgeye olan ilgisi daha net anlaşılıyor.

4- Üç kıtanın kesiştiği bu coğrafya, İsrail’e hem ürünlerini dünyaya satmak için hem de İsrail’i dünya siyasetinde daha da önemli bir aktör yapacaktır.

İsrail bu sinsi hedeflerini gerçekleştirmek için adım adım ilerliyor. Bir yandan Sisi yönetimiyle ilişkilerini geliştirerek Mısır’da etkinliğini artırırken diğer taraftan bağımsız Kürt devletini desteklediğini açıklıyor. Kürtleri diğer milletlerden kopardıktan sonra Filistin’de Araplara yaptığını Kürtlere yapıp hedefine ulaşmayı arzuluyor.

Aslında son zamanlarda Türkiye ile Almanya arasında ki gergin ilişkilerin sebeplerini yazacaktım. Bu konuyla ilgili bazı okumalar yapınca, gördüm ki Almanları üzerimize saldırtanlar İsrail’in desteklediği bir takım Siyonist lobilerdir. Bu lobiler, kendileri direk Türkiye aleyhinde olma yerine PKK ve FETÖcüleri kullanıyor. Çünkü Alman kamuoyunu bu şekilde ikna etmek daha kolay oluyor.

Katar krizi ile ilgili yazımda belirtiğim bir hususu tekrar edeceğim. İsrail, hedeflerine engel olabilecek üç tane engel görüyor. Birincisi Müslüman Kardeşler hareketi. Müslüman Kardeşler hareketine Sisi darbesiyle etkisini azaltmaya çalıştıysa da Müslüman Kardeşlerin fikri gücünü hala engel görüyor. İkincisi, Türkiye’yi hedefleri için ciddi bir engel görüyor. Bunun için Feto ve PKK’yı desteklemekle birlikte Batı’da ki lobileriyle de Türkiye’nin aleyhinde sürekli propaganda yapıyor. İsrail’in gördüğü diğer engel ise İran’dır. İran’ın etkisini azaltmak için nükleer silah bahanesiyle İran’ı uluslararası platformlarda sürekli sıkıştırıyor.

İsrail bu sinsi planını adım adım gerçekleştirmek için dünyada bu faaliyetlerini sürdürürken sahada da boş durmuyor. Suriye’nin önemli bir kısmını işgal etmiş durumda.

Sonuç olarak;

Türkiye kendi içinde, başta Kürt meselesi olmak üzere, temel hak ve özgürlükleri esas alarak tüm sorunlarını çözmelidir. Türkiye kendi içinde sorunlarını çözerken de dış politikada da bazı politikalarını revize etmelidir. Örneğin Mısır politikaları revize edilmezse İsrail’in etkinliği Mısır’da daha da artar. İsrail’in bu etkinliği Mısır ile sınırlı kalmaz tüm kuzey Afrikayı kaybederiz. Nitekim Middle East Eyes’te okuduğum bir haberde İsrail’in Khalifa Haftar’a yardım ettiğini yazıyordu. Libya ile uzun yıllardan beri çalışan kıymetli dostum Ercan Elveren ile yaptığım görüşme de bu haberi sorduğumda ‘Maalesef haber doğrudur’ dedi.

İsrail’in bu sinsi planlarına alet olan Batı dünyasına, şunu iyi anlatmamız lazım ki eğer İsrail bu hedeflerine ulaşırsa size de rahat olmayacaktır.

Bizler Türküyle Kürdiyle Farsıyla Arap’ıyla bu coğrafyanın çocuklarıyız. Kadim bir geçmişimiz var ama parlak bir geleceğimizin olması şu soruların cevabında gizlidir. Genç nüfusumuz var ama neden iyi eğitemiyoruz? 'Adil olun' diyen bir kitabımız var ama neden sağlam bir hukuk sistemi kuramıyoruz? Verimli topraklarımız var ama neden işletemiyoruz? Zengin enerji kaynaklarımız var ama neden koruyamıyoruz?

Bu soruların cevabını bulduğumuzda İsrail’in sinsi planları bir işe yaramayacağı gibi dünya barışına da önemli katkılar sağlarız.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');