Sosyal Medya

Kürsü

İnsani bir nitelik olarak merhamet

Merhamet, birbirimizin hayatını iyilikle değiştirmemiz için birbirimizin hayatına daha fazla dokunmamızı, birbirimizle ilişki kurmamızı ve ilgilenmemizi gerektirmektedir.



İnsanın kabalaştığı, yozlaştığı ve vahşileştiği bir dönemden geçiyoruz. Erkeğin kadına, güçlünün zayıfa, yetişkinin çocuğa, sağlıklı olanın hasta olana duygulu, düşünceli ve duyarlı davranmadığı gerçeğiyle karşı karşıyayız. İnsanların katılaşması, duyarsızlaşması ve acımasızlaşması yaşamak için tek seçenek olarak algılanmaktadır. Birbirimize merhamet etmek, canlılar alemiyle ve doğayla merhamet üzerine bir ilişki kurma konusunda başarılı olamıyoruz.
 
Merhametli olmak, insanın önündeki çetin bir meydan okumadır. Kalp inceliğine sahip olmayı, iyilik yapmayı en büyük amaç haline getirmeyi, suçlamak ve intikam yerine vazgeçmeyi ve affetmeyi gerektiren merhamet, sürekli olarak insanlaşmayı gerektirmektedir. İncelik sahibi olmak için incelmeyi bilme olgunluğuna ermek, merhametli olmanın en temel şartıdır.
 
Merhamet, hiçbir canlının insanın ötekisi ve düşmanı olmadığını öğretmektedir. Kişinin insanın ötekisi ve düşmanı haline getirildiği bir yerde merhametin ortaya konması mümkün değildir. Merhamet, insanın bütün insanlar ve canlılara karşı duyarlı olmasıdır. Şefkat, affetme, dayanışma ve yardımlaşma duyguları, merhamet duyarlılığının asli unsurlarıdırlar. Merhamet, basit bir acıma duygusundan ibaret değildir. Merhamet, acıma duygusunun ötesinde duyarlı, düşünceli ve incelikli bir şekilde diğer insanlarla ve canlılarla birlikte değişmek için harekete geçmektir. Merhamet, acıtmamak, kanatmamak, kırmamak ve incitmemektir. Merhamet, benimizin ve ötekinin yardımlaşarak birbirine karşı duyarlılık kazanarak incelmesidir.
 
Duyarlılık olarak merhamet, fedakarlık ve adanmışlığı gerektirmektedir. Şekilsel bir incelikten öte merhamet, bizden farklı olanın hayatına maksimum düzeyde katkıda bulunmayı kapsamaktadır. Merhamet, birbirimizin hayatını iyilikle değiştirmemiz için birbirimizin hayatına daha fazla dokunmamızı, birbirimizle ilişki kurmamızı ve ilgilenmemizi gerektirmektedir. William Shakespeare, merhametin insanları ve dünyayı değiştiren gücünü şöyle ifade etmektedir: “Merhamet, her zaman intikamdan asildir. Merhamet ısmarlama olmaz. Tatlı bir yağmur gibi gökten düşer. Verene de alana da faydalıdır.” Merhamet, insanın insana, doğaya ve canlılara maksimum düzeyde bakması ve bakım yapmasıdır.
 
İnsanın insana cezalarla, yaptırımlarla ve tehditlerle yaklaşması merhamet değildir. Din ve ahlak adına insanın insanı tehdit etmesi, korkutması ve cezalandırmaya kalkması, dindarlık ve maneviyat değildir. Din ve ahlak, insanın insanı cezalandırma ve korkutma yolları değildirler. Sahih din, insanın insana sahici bir şekilde merhamet etme yolunu göstermektedir. Felsefe, ahlak, bilim, din ve sanat, bize kalp ve akıl düzeyinde ince ve duyarlı olmayı öğrettikleri sürece, anlamlı, değerli ve yapıcı bir şekilde hayatlarımıza katkıda bulunabilirler.
 
Merhametin dışında tutulacak, hiçbir canlı ve insan bulunmamaktadır. Bazı insanların veya canlıların merhameti hak etmediğini söylemek, aslındanefreti besleyen tohumların yeşermesi demektir. Merhametin zıddı nefrettir. Dini, dili, mezhebi, cinsiyeti, rengi, statüsü ve kültürü gibi özellikler ileri sürülerek bazı insan gruplarından nefret etmenin meşru ve gerekli olduğunu savunmak, ırkçılık, cinsiyetçilik, mezhepçilik ve fanatizm gibi kötülükleri beslemekte ve geliştirmektedir. Irkçılık, mezhepçilik, cinsiyetçilik ve fanatizm gibi kötülüklerin panzehri merhamettir. Merhamet olmadan kadın ve erkeğin birbirlerine eşit, onurlu ve barışçıl davranmaları mümkün değildir. Birbirimizden nefret etmeyi kolay bir şekilde öğreniyoruz. Birbirimize duyarlı, duygulu ve düşünceli davranmamız için gerekli olan akıl ve kalp inceliği düzeyine nasıl varacağımızı öğrenmemizi sağlayacak bir merhamet tecrübesine ihtiyaç vardır.
 
İnsanın insanla, doğayla ve canlılar alemiyle bağlarını keşfetmesi lazımdır. Bağlar olmadan insanın insana, doğaya ve canlılara bağlanması mümkün değildir. Merhamet, bağlanmak, affetmek, adamak ve barışçıl olmak demektir. Merhametten marazın doğacağına dair bir anlayış bütün ilişkilerimizi olumsuz olarak etkilemektedir. Sahte merhamet ilişkilerinin bağlanma, bağışlama ve barış doğurmayacağı açıktır. Sahih ve sahici merhamet, maraz değil, iyilik doğurmaktadır. Merhamet, ahlakın, hukukun, aklın, sanatın, bilimin ve felsefenin birlikte olmasından doğan sahici bir insani düzeydir.
 
Müellif: Prof. Dr. Bilal Sambur / Kaynak: Milat Gazetesi

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.