Sosyal Medya

Önemli Şahsiyetler

Enver Paşa'nın Libya savunması

İmparatorluk o sırada birçok konuda iç mücadele veriyordu. İtalyanlar buna güvenip hiçbir sorunla karşılaşmadan bölgeyi işgal edeceklerini düşündüler. İtalya’ya yakın olan bu toprak parçası İstanbul’a epey uzaktı. Enver Paşa ve vatanperver Türk subayları İtalyanların planını bozmuş bölgeyi onlar için cehenneme çevirmişti.



İtalyanlar ulus devletini geç kurmuş bir Avrupalı millet olarak sömürgecilik yarışının bir parçası olmak istiyordu. Gözlerine kestirdikleri yer ise bugün de aynı acıları yaşayan Trablusgarp'dı. Denizden komşuları olan Trablusgarp'ı işgal edeceklerdi. İmparatorluk o sırada birçok konuda iç mücadele veriyordu. İtalyanlar buna güvenip hiçbir sorunla karşılaşmadan bölgeyi işgal edeceklerini düşündüler. İtalya’ya yakın olan bu toprak parçası İstanbul’a epey uzaktı. Enver Paşa ve vatanperver Türk subayları İtalyanların planını bozmuş bölgeyi onlar için cehenneme çevirmişti.
 
Enver Paşa'nın Günlükleri:
 
9 Ekim 1911:
 
Bahtsız Trablus'u belki de şimdilik kaybettik. Kim bilir, belki de tümden kaybettik. Peki, öyleyse neden gidiyorum oraya? Bütün İslam dünyasına karşı bir vefa borcumu eda etmek, içimizde duyduğumuz bir sorumluluğun gereklerini yerine getirmek için...
 
Türklerde bir uzaklık mesafesi olarak kullanılan Fizan'ın bugünkü Libya sınırları içerisinde yer alması o günler için bölgenin zihinlerde ne kadar uzak olduğunun da bir kanıtı.
 
Enver, Libya’nın İtalyanlar tarafından işgal edildiğini duyduğu gece uyuyamadı. İtalyanların cür'eti onu sinirlendirmiş, bir an önce askeri harekat yapılması gerektiğini düşündürmüştü. Sadrazamın bu harekata pek sıcak bakmadığını görünce işin yine başa düştüğünü fark etti.
 
Olağanüstü bir örgütlenme kabiliyeti vardı. Fizan da olsa vatanın her karış toprağının savunulması gerektiğine inancı onu İstanbul’daki şatafatlı hayatı yaşamaktan alıkoyuyordu.
 
Türklerin tarihi boyunca en mahir olduğu alanlardan biri askerliktir. Mete Han ile başlayan hikayelerinin bir yerinde muhakkak idealist subayların verdiği destansı vatan mücadeleleri olur. O gün de imparatorluğun her bir karış toprağını vatan sayan nice önemli subay Libya’ya gitmişti.
 
Mustafa Kemal Paşa'nın da içinde olduğu birçok Türk subayı Libya'ya gitmişti.
 
24 Ekim 1911:
 
Arapların morali günden güne düzeliyor. Halifenin bir akrabasının beklenmeyen gelişi üzerlerinde büyük etki yaptı, öyle görüp seziyorum ki şahsımın birlikler üzerinde de hayli etkisi var. Buradaki halkın cesarete ihtiyacı yok. Bir kaç gün önce 120 askerle bazı milisler Derne'ye saldırdılar. 24 ölü verdiler ama, 18 İtalyan topunu zaptedip, bir sürü tutsak aldılar. Yine de zaferlerine göre ucuz bir bedel.
 
Kut’ul Amare kahramanı Halil Kut Paşa da oradaydı 16 yaşındaki şehzade Osman Fuad da. Bir İtalyan taaruzu yerli Senusiler ile püskürtürken tek gözünü büyük oranda kaybeden Mustafa Kemal Paşa da oradaydı. İtalyanlar kolay lokma sandıkları Libya’da bataklığa saplanmıştı. Türk subaylarının eğittiği Senusilerin memleketlerinden vazgeçmeye pek niyeti yoktu.
 
Şehzade Osman Fuad Efendi
 
Libya’yı alamayan İtalyanların On iki Ada’yı işgal etmesi üzerine Sadrazam subayların Anadolu’ya dönmesini istedi.
 
28 Kasım 1911:
 
O gün vücudu tamamen parçalanmış kara sakallı bir subayın yanında, daha çocuk denecek yaşta bir İtalyan yatıyordu. Bir kurşun başını delip geçmişti. Daha ilerde yine bir sürü ceset üst üste uzanmış kalmışlardı. Bu zavallı insanları, niçin böyle, ölüme gönderiyorlar? "Banca di Roma" nın kasalarını doldurmak için. Bankerlerin cüzdanlarını birkaç milyon daha şişirmek için, böyle ülkenin çocuklarım Ölümün kucağına atıyorlar. Başka ülkelerin çocuklarına saldırtıyorlar, suçsuz bir sürü insanın mutluluğunu ayakları altına alıyorlar. Ve bütün bunları insanlık adına ulusal şerefleri adına yaptıklarım söylüyorlar. Bütün bunlar için asıl çarpışan biziz. Çünkü biz kendimizi savunmak zorundayız.
 
“ Bingazi tarafında mücahidînin (mücahidlerin) bir muvaffakiyeti” yazılı eser.nnKaynak: Murat Bardakçı
 
Yurda dönen Enver ve arkadaşları yeni bir savaşın şafağına uyanıyor kaderlerine yine vatan müdafaası için çarpışmak düşüyordu.
 
Enver Paşa hakkında en çok yapılan eleştiriler maceracı olmak ile ilgilidir. Kafkas İslam Ordusu da aynı şekilde eleştirilir Türkistan’a gidişi de.
 
Eleştirenlerin de savunanların da kendilerince haklı argümanları olsa da bu dünyadan bir Enver geçti ve hakkında herkesin şahitlik yapabileceği bir hakikat vardı ki bütün hayatı kelle kollukta vatan için savaşarak geçti.
 
4 Ekim 1912:
 
Şu anda memleketimde herhalde her şey alevler içinde, her yönden bize saldırıyorlar. Sık sık bir dünya savaşı olasılığını düşünüyorum. Eğer Avusturya ve Almanya arabulucu olarak işe karışmazsa kıza zamanda Balkanlarda savaş başlayacak.
 
Ve sonucun ne olacağım kimse bilemez.
 
Vatanımda en büyük tehlikenin tehdit ettiği yerde olamadığıma ne kadar üzülüyorum!
 
İstanbul'da doğan bir vatan evladı Libya çöllerinde de aynı motivasyonla canını vermekten korkmayıp savaştı Türkistan bozkırlarında da. Bugün Türkiye’de 50 yaşındaki politikacılardan genç diye bahsedilirken Enver Paşa 41 yaşında şehadet şerbetini içti. O 41 yılın içine de sayısız mücadele sığdırdı.
 
Günlükler için kaynak: Trablusgarp Savaşı (1911-1912) ve Türk Subayları, Dr. Orhan Koloğlu
 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');