Sosyal Medya

Abdülaziz Kıranşal: Ecelimize iman özgürlüğümüzdür

Ecelin Allah’ın elinde olduğuna iman, Müslüman şahsiyete en çetin imtihanlar sırasında bile düşmanlarını hayretler içerisinde bırakacak bir sükûnet, vakar ve teslimiyet kuşanmasını sağlar. İşte bu teslimiyettir zafere doğru Müslüman şahsiyeti adım adım götüren…



Müslüman şahsiyetin en önemli özelliklerinden birisi, ecelinin ne zaman, nerede ve nasıl geleceğinin tayin ve tespitinin sadece ve sadece âlemlerin Rabbi olan Allah’ın elinde olduğuna iman etmiş olmasıdır. İşte bu imandır, Müslüman şahsiyeti ölümün kaynaklık ettiği tüm korkulardan, kuruntulardan ve vesveselerden kurtarıp özgürleştiren…
 
Bu imandır, Müslüman şahsiyeti zulüm ve haksızlık karşısında korkusuz hale getiren. Bu imandır onun düşmanlarının kalbine korku salıp dizlerini titreten. Bu imandır onun kalbinden ölüm korkusunu ve dünya sevgisini söküp atan… 
 
Bu imandır, onu düşmanlarım bana ne yapabilir ki, sürgün edilmem hicrettir, hapsedilmem halvettir, öldürülmem ise şehadettir bilinciyle yürüten…
 
Zalimlerin diz çök demelerine rağmen onu ayakta tutan, sus demelerine rağmen ona sesini yükselttiren, dur demelerine rağmen onu daha bir azimle yürüten şey, hayatın ve ölümün âlemlerin rabbi olan Allah’ın elinde olduğuna dair imanıdır…
 
Ecelinin Allah’ın elinde olduğuna iman etmiş bir Müslüman şahsiyeti kim ölümle korkutabilir, kim onu yolundan ve hedefinden alıkoyabilir ki…
 
Hangi engel onu durdurabilir, hangi tereddüt ona geri adım attırabilir, hangi his onu şüpheye düşürebilir ki…
 
Ölüm tehdidi ile bile korkutulamayan, durdurulamayan, dizginlenemeyen, yola getirilemeyen bir Müslüman şahsiyet, emperyalist ve Siyonistlerin tüm gücünü ve direncini kırmış, tüm tehditlerini boşa çıkarmış, tüm silahlarını etkisiz hale getirmiş, tüm ordularını hezimete uğratmış demektir. İşte bu imana sahip bir Müslüman şahsiyet, yeryüzündeki tüm zalimlerin ve müstekbirlerin en korkulu rüyasıdır…
 
Müslüman şahsiyet bilir ki, göktekiler ve yerdekiler üzerinde tek söz sahibi Allah’tır. Hayatta tutan da O’dur, öldüren de O’dur. Hayatı veren de O’dur, alan da. Hiç kimse bu konuda O’na ortak değildir. Madem hayatın da ölümün de ve her şeyin de sahibi Allah’tır. Elbette ki Allah, kendi yolunda mücadele eden, direnen, sabreden ve boyun eğmeyen kullarının da sahibidir. Allah’ın sahip çıktığına kim zarar verebilir. Onun sahip çıkması demek de, takdir ettiği eceli gelene kadar kimsenin onun kılına bile dokunamaması demektir.
 
Tıpkı Hz. Nuh’un tufandan, Hz. Hz. İbrahim’in ateşten, Hz. İsmail’i bıçaktan, Hz. Musa’nın Firavun’dan ve denizden, Hz. Yunus’un balığın karnından, Hz. Yusuf’un kuyudan ve zindandan, Hz. Peygamberin (s.a.s.) kendisine kurtulan tuzaklardan hiçbir zarar görmeden kurtulması gibi…
 
Müslüman şahsiyet, uğruna mücadele ettiği hak, adalet ve tevhit mücadelesi esnasında onu ölümden koruyacak yegâne imkânın Allah’ın takdir ve tayin ettiği eceli olduğunun bilinciyle hareket eder…
 
Ecelin Allah’ın elinde olduğuna iman, Müslüman şahsiyete en çetin imtihanlar sırasında bile düşmanlarını hayretler içerisinde bırakacak bir sükûnet, vakar ve teslimiyet kuşanmasını sağlar. İşte bu teslimiyettir zafere doğru Müslüman şahsiyeti adım adım götüren…
 
 
Milli Gazete

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');