Sosyal Medya

Yazarlar

Sıfırı Tüketiyoruz

Bir yanda lüks tüketimi özendiren, insanları daha fazlasına sahip olmaya teşvik eden bir düzen; diğer yanda her geçen gün daralan alım gücü, azalan imkânlar ve ağırlaşan geçim derdi…

Böyle bir ortamda insanlar, ellerindeki malı mülkü nakde çevirip bir umutla yatırım piyasalarına yöneliyor.

Kimi parasını faize yatırdı, kimi altına, kimi borsaya, kimi dijital paralara, kimi de fonlara…

Herkes bir umutla/hayalle parasına takla attırıp birkaç kat büyütme derdinde.

Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı.

Kimi borsada, kimi fonlarda büyük kayıplar yaşadı. Kimi faizden, kimi altından üç beş kuruş kazandı ama elde ettiği kazanç, çoğu zaman enflasyon karşısında eriyip gitti.

İnsanlar emin olamasa da ısrarla parasını bir yerde tutmaya devam ediyor.

Cepte para kalmadığı için zaruri ihtiyaçlar dışında harcama yapan yok.

Piyasada dolaşan para azaldı, tüketim azalıyor, esnaf siftah yapamaz hâle geldi.

İşçi çıkaran işletmelerin, faaliyetlerini küçülten firmaların ve sonunda kepenk indiren esnafın sayısı artıyor.

Üreten de satamıyor, satan da kazanamıyor, çalışan da geçinemiyor.

Ekonominin çarkları dönüyor gibi görünse de her an duracakmış gibi güven vermiyor.

Bu tabloda, paradan para kazananlar, yüksek işlem hacimlerinden ve finansal hareketlilikten beslenenler, tekel konumundaki şirketler ve piyasanın kilit noktalarını tutanlar hayatlarından memnun.

Üreten değil, aracılık eden; değer yaratan değil, mevcut değerden pay kapan; alın teriyle kazanan değil, paranın hareketinden kazanç sağlayan bir düzen var.

Bir yandan tüketmeye teşvik ediliyor, diğer yandan tüketebilmek için gereken gelirden mahrum bırakılıyoruz. Birikim yapmaya çalışıyor, birikimimizi koruyamıyor; yatırım yapıyor, çoğu zaman emeğimizin karşılığını alamıyoruz.

Hayatımız, paranın peşinde koşmakla geçiyor.

Fakat sistemin çarkları öyle işliyor ki bir kesim servetini büyütürken diğer kesim her geçen gün biraz daha yoksullaşıyor.

Vatandaş geçim derdiyle boğuşurken, esnaf dükkânını açık tutmanın, sanayici üretimini sürdürmenin, işçi işini kaybetmemenin mücadelesini verirken ülkeyi yönetenlerin öncelikleri ne?

Bir yanda heybeyi doldurmak, diğer yanda iktidarını koruma ve bir sonraki seçimde yeniden seçilme telaşı…

Bir ülkenin insanları alın teriyle geçinemiyor, esnafı satış yapamıyor, işletmeleri ayakta kalamıyor ve gençleri geleceğe umutla bakamıyorsa ortada yalnızca ekonomik bir durgunluk değil, ciddi bir toplumsal sorun var demektir.

Veysel TEPELİ

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM