Sosyal Medya

Makale

Köylü Milletin Efendisidir

Evladım gel bir soluklan, bu kocamışla birkaç kelam buyur. Tarla pek güzel tutmuş, maşallah. Biz çavdarı, yulafı düşkün zamanların, kıtlık yıllarının mahsulü bildiğimizden pek sevmeyiz. Arpayı da merkebe, tavuklara, darıya mısıra katık olsun diye ekeriz. Yıllarca hayvan yemi aldık durduk. Neydi o uzun oğlan! Evet evet, Rüstem. Diyor ki hazır yeme niye para verip kış ortasında yazdan yiyorsunuz. Bizim köylü milleti kuşkucudur. Eski köye yeni adeti sevmez. Ama semeresini gördü mü de benimser. Toparlak olan Mehmet Ali miydi? Çok güzel bir aşır okudu dün yatsıda. Fidanlar getirmiş, gösterdi bize. Altın bunlar diyor. Pek inanasım gelmedi. Bizim buralar bozkır işte gördüğün gibi. Fidan yaşamaz. Fidanlarımız da yaşamadı o derece. Birer ikişer şehrin yolunu tuttular.

Åžimdi diyorsunuz ki zaman gelecek bir avuç topraÄŸa kıymet biçilemeyecek. Sizin tosunlar da bir garip evladım. İrfan, gözlüklü olan, bunlar hakiki Anadolu ırkı diyor. Anadolu ırkını ben iyi bilirim yavrum. Bu nasıl hakiki Anadolu ırkı. OkumuÅŸ çocuk, açtı bilgisayardan tek tek anlattı. MeÄŸer bizim ata dede tosunlarımız Hollanda kırmasıymış. Bizim buralar iyice ıssızlaÅŸmıştı. GeldiÄŸiniz iyi oldu. Dün ilaçlarımı almak için ilçeye inmiÅŸtim. Yemci Abdullah ile ziraat ilaççısı Kenan sizlere alev püskürüyor. AnarÅŸistlere yataklık ediyormuÅŸuz. Yavrum mera yok, yayla yok bizim buralarda. Ekip biçtiklerinizle hayvanlarınızı pek ala doyuruyorsunuz iÅŸte. Eczacı kız söyledi. Sizin Faruk ile kapışmışlar geçen hafta. Faruk iyi bir benzetmiÅŸ bunların ikisini de. Tekelci sermayenin nesli ve ekini ifsad etmesine göz yummayacağız demiÅŸ Faruk. AnarÅŸist dedikleri de bundan yani.  

Evvelki gün senin hanımla, Necmi’nin hanımı bizim kocakarıyı ziyarete gelmiÅŸler. Evi baÅŸtan aÅŸağı silip süpürüp, kabı kacağı, üç beÅŸ eskiyi bir güzel yumuÅŸlar. Pek sevinmiÅŸ bizim kocakarı. Gelinlerim deyip duruyor. İhtilalden önceydi. Parkalı botlu, kızlı erkekli bir grup gelmiÅŸti ÅŸehirden. AÄŸa zulmüne boyun eÄŸmeyin, emeÄŸinize sahip çıkın diye bağırıp çağırıp, buÄŸday tarlası diye kılçıklı çayıra dalmışlardı. Kovaladık. Sıfatımız cahil iÅŸbirlikçi oldu birden. Evet eskiden aÄŸalık falan vardı. AÄŸa dediÄŸinde; muhtarlık seçimlerinde giyeceÄŸi bir kat elbise sahibi olan. Bizim bir çuval unumuz varsa aÄŸanın on çuval unu, bizim üç beÅŸ baÅŸ hayvanımız varsa aÄŸanın on on beÅŸ baÅŸ hayvanı. Kuraklık bizi de vururdu aÄŸayı da. Esas aÄŸa kasabadaydı. Zahirecisi, doktoru, avukatı, ziraat memuru, baytarı. Elde avuçta hiçbir ÅŸey bırakmazlardı maazallah.

Evladım bizim çift çubuk sahibi olmamızın bir ehemmiyeti yokmuş. Biz geçimlik çalışırdık. Ekmek yapacak kadar un, katık yapacak kadar peynir, aşa çalacak kadar yağ. Gazı tuzu, bezi pazeni satın alabilecek kadar da ofise buğday. Makine mühendisi olan çocuk kimdi? Evet, evet İsmet evladımız. Diyor ki toprak varsa umut da var. Geçenlerde sağ olsun kocakarı ile misafir etti bizi. Doğru ya sen de oradaydın. Koyunları maşallah çok güzel kuzulamış. Biz en son kuzuyu seneler önce sondaj vursunlar diye su işlerinin şefine kesmiştik. İyi oldu buralara gelmeniz. Şenlendi ortalık. İmam efendi de cana kana geldi. Belki bizim çocuklar da döner gelir yurtlarına. Dua ediyoruz nenen ile hep.

Bozkır deyip ağıt yaktık durduk ÅŸimdiye kadar. Cahil miydik, tembel miydik, deÄŸil. Elimiz iyi iÅŸlerdi. Lakin dünyadan haberli olanımız azdı. AÅŸağıdaki sulak köyü bilirsin. Oradaki çocuklar da iyi iÅŸ çıkarmışlar. Mutlaka tanırsın. Büyük marketçiler gelirdi her bahar başı. Sebzeyi meyveyi üç beÅŸ kuruÅŸa kapatır giderlerdi. Bu çocuklar demiÅŸler ki marketçilere, kontrat yapacağız. Ürün çıkar, ederi güncel fiyattan, tartar ödemeyi yapar alır götürürsünüz. Cepleri bu sayede biraz para gördü garibanların. Köylü de arkalarında durdu ama çocukların.  

Evladım, dünyadan haberli olmak yetmiyor tabi. Kabzımalların, zahirecilerin hepsi cin gibi. Nalıncı keseri gibi hep kendilerine yontuyorlar. Yusuf kardeÅŸiniz köylüyü uyarmıştı hatırlarsın. Rus vuracak. Ay çiçeklerinizi kaptırmayın. Biliyorum parası da vardı. Milli Emlak’tan tarım dışı arazi almıştı. Traktör alıp adam edecekti oraları. Bizim üçer beÅŸer ton ay çiçeklerini toplayabilirdi. Yapmadı. Nemasını bize bıraktı saÄŸ olsun. Hz. Yusuf kıssalarını okur durdurduk. Yusuf evladımızın bu örnekliÄŸi ile kıssaların esas anlamını ancak kavrayabildik.   

Geçenlerde torun geldi. Boylu poslu maşallah. Yaşı da geçkin. Ders çalışacakmış. Bu neyin dersi pek anlayamadım. Biraz durdu sıkıldı gitti. Biraz daha durmuş olsaydı sizinle tanıştıracaktım ama durmadı. Boş, bir işi yok. Arazimiz de var. Eski köylülük kalmadı. Bilmiyorum köylü kalmadığından mıdır yoksa bir şeyler mi değişti? Düşünüyorum da sizi şehirlerinizden buralara getiren esas şey nedir? Hani denizi dağı, ırmağı deresi de yok buraların. Bu ıssızlık içinde sımsıkı tutunduğunuz umudun tam adı nedir? Ama iyi ki gelmişsiniz. Şenlendi buralar.

Dünyadan haberli olanlar ahiret yurdundan da haberli olur. Sırtımızı çok sıvazladılar, seçimlerde hep efendi olduk, taban fiyatları ile çok kandırıldık. Bize göz kulak olacak, efendilik taslamayacak dünyadan haberliler ile birlikte efendi olacağımıza dair umudu ahir ömrümde hissettim. Gerisini pek anlamasam da olur. Hep var olasınız evladım.         

 Arif ARCAN

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.