Sosyal Medya

Makale

Trollerden ve Trolleşmekten Sana Sığınırım

Gittikçe büyüyen ekranlara sahip internetli cep telefonlarının yaygınlaşması sayesinde artık oluşturulmuş kurgular için gerekli sinema ve tiyatro salonlarına ve özel seanslara gerek kalmamıştır. Günden güne geliştirilen dijital görüntüleme teknolojileri, dekora, kostümlere, hatta aktör ve aktrislere bile lüzum hissetmez. Seyirci problemi de ortadan kalkmıştır. Her kurgu, dünya üzerindeki değişik mecralarda milyonlara hitap eder. Üstelik kurgulanıp servis edilenin tutup tutmadığı, beğeniler veya tepkiler olarak çok kısa bir anda ortaya çıkar. Yani artık kurgucu, değişik çalışma ve sahne ortamlarında değil bir bilgisayar ekranı karşısındadır.

Dünyada gerçekleşen zulümlerin, soykırımların, katliamların, hırsızlıkların, bir kısmı gerçekleşmeden önce, bir kısmı da gerçekleştikten sonra, o konuda uzmanlaşmış trollere sipariş edenlerin istekleri doğrultusunda hazırlatılıp, internet üzerinden yaygınlaştırılır. Trollerin sayıları az olsa da milyonlarca sahte hesap üzerinden büyük bir gürültü koparabilirler.

Bu troller, asıl görüntülerin ayıklanmasıyla oluÅŸturulmuÅŸ, belgesel ciddiyetinde(!) hazırlanmış temalar sayesinde Sincan’da tankları yürütmeden bir darbeye zemin oluÅŸturabilir, Tahrir meydanı görüntüsüyle bir “arap baharı” ayaklanması baÅŸlatabilir, isteneni yapmayan bir iktidarın düşürülmesine yönelik ekonomik bir kriz çıkararak milyarlarca doların buharlaÅŸmasına önayak olabilirler…

Herkesin sadece kendini ve taraftarlarını haklı, diğerlerini haksız, sapmış ve hain gördüğünü ilan ettiği sanal alemden elde edilen anlık verilerle desteklenen trollerin etki alanı, bizzat bizim paylaşımlarımızla artmaktadır. Halbuki bizi seyirci konumuna düşürüp hayattan koparan bu paylaşımları sipariş edenlerin niyetleri hakkında biraz düşünürsek, trollerce kurgulananlara malzeme ve zemin olmaktan kurtulacağız.

Tiyatro sahnesinden veya sinemadan etkilenenler, oyun bitince hayata karıştıkları için, bu etkiden kurtulmaları son derece kolaydır. Ama sanal aleme alıştırılanlar için oyundan çıkıp hayata karışmak bir çaba gerektirir. Üstelik hayatın her sahnesini sanal olarak, haz ve başarı üzerinden kurgulayan bu yalan dünyadan kurtulmak için, bilgisayarınızı veya cep telefonunuzu internetten ayırmanız gerekir. Böylece hayata geri döner ve bu yalan alemden kurtulursunuz.

Ama sanal alemde tanımlanmış abartılı profiliniz sonrası gerçek kiÅŸiliÄŸinizle yüzleÅŸmek o kadar da kolay deÄŸildir. Bu önceleri aynı uyuÅŸturucuyu bıraktırmak için bir odaya kapatılmış bağımlının gördüğü örümcekler ile mücadelesi benzeri zor bir durumdur. Ama bu çileli gayreti gösterenler, neticesinde sonsuz geleceÄŸinin belirlenmesi için gönderildiÄŸi dünyada doÄŸru konum alacak ve sahip olduklarıyla gerçek mücadelenin bir parçası sayılacaktır. Aynı Gazze’deki yıkılmış binasının önünde, yırtık koltuÄŸuna oturup poz veren ÅŸehit Yahya Sinvar benzeri…

İşte o zaman o da kahinlerin sanal yılanlarına karşı hakikat asasını atan Musa’nın(as) eylemini anlamış ve son bir gayretle sanal dünyaya yalan haber üretmek için gönderilmiÅŸ dron’u asasıyla parçalayan ÅŸehit Yahya Sinvar’ın ardından vakar ile meydan okuyanlar kervanına katılacak. Bu eylemi ile ilan edecek ki ÅŸeytanın ve iÅŸbirlikçi trollerinin Allah’ın mümin kulları üzerinde hiçbir otoritesi yoktur. Onlar ancak kendi ürettikleri sanal (yalan) alemi ciddiye alanlara vesvese vererek yoldan çıkarırlar…

Şevket Hüner / 15 Safer 1447

1 Yorum

  1. Mustafa Kazo

    AÄŸustos 28, 2025 PerÅŸembe 13:15

    Allah razı olsun Hocam

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.