Sosyal Medya

Makale

Kadın, insan toplumunun başlangıç noktasıdır

İslam, kadını insanlıkta eş dinde kardeş olarak selamlar.

İslam, kadının kişiliğini/şahsiyetini öne çıkarmasını ister. İslam’a göre kadının kendisini gösterişe kaptırması, dikkatleri kendi üzerine çekmeye çalışması, onun fıtratından kaynaklanan ve onda doğuştan var olan bir içgüdümüdür? Hayır..Asla. İnsanoğlunu kurtuluşa çağıran, insanlığa yücelikler verip ona uğruna –yaşamaya ve ölmeye değer ideal ve değerler bağışlayan yüce İslam, bunu bir sapma olarak tanımlar. Gösteriş merakını cahili ortam ve şartların tahmili belirtilerinden biri olarak kabul eder.

Cahili toplum, ilhadi bir toplumdur. İnsani değerlerini kaybetmiştir. Zümre hâkimiyetini kol gezdiği belli bir sınıf ve takımın egemen olduğu bir ortam ve camiadır. Şunu unutmayalım ki cahiliye bir zaman dilimi değil, bir yaşam biçimidir. Günümüzde bizler modern bir cahiliye dönemi yaşıyoruz.. Kadındaki teşhir duygusu böyle bir toplumun ürünüdür. Kendini sıkılmadan teşhir edebilen kadınlar işte böyle bir toplumda yetişmekte böyle bir toplumdan beslenmekte, ölçü ve değerler anlayışını böyle bir toplumdan almakta, bu yüzdendir ki, onun için önemli olan yalnızca dış görünüştür imaj. Dış güzelliği ama içi perişan ve çirkin... Kendisine değer biçmek istersen de fiziki yapısını göz önünde bulundurur. Önce başvurabileceği başka bir ölçü anlayışı yoktur. Zira yüce insanlık değerlerinden tamamen uzaklaşmıştır. Ne toplum verebilmiştir bu değerleri ona, nede kendi çabaları ve kendi kararlarıyla elde etmesine imkân tanımamıştır. Cahili toplumun eseri olarak zavallılaştırılmıştır.

İnsani kişilik, sosyal mesuliyet günlük yaşamda aktif bir hâkimiyet sağlama gibi öteden beri kendi cevherinde var olan muazzam ilahi emanetleri insanlık düşmanı zorbalar tarafından kendisine sonradan yüklenilen hayvani nitelikle sömürü zihniyeti aşağılık bir kültüre feda etmiştir

Kadın insan neslini sürdüren iki temel öğeden biridir. İlk yetiştirme okulunun hocasıdır, nesillerin mürebbiyesidir.

Kadın İslam toplumunun başlangıç noktasıdır. Kadın olmasaydı yeryüzünde, insan diye bir varlık olmazdı.
Kadın, insan neslini sütüyle besleyen, göğsünde büyüten bir fıtrat yuvasıdır. Kadın, ancak islamın gelişinden sonra gerçek kişiliğe kavuşmuştur. Kendisine haklar, görevler verilerek erkekle aynı hukuk düzeyine çıkarılmıştır. İslam öncesi kadın bir köle idi, hukuktan yoksun bir varlıktı. Kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu. Kadın insan mıdır, değil midir, ruh taşıyor mu taşımıyor mu çağlar boyunca daha düne kadar Avrupa da, Asya da vahşi dünyanın birçok yerinde bunlar tartışılıyordu...

Örneğin, Hinduizm kadının kutsal kitabı öğrenmesini yasaklıyordu çünkü kadın buna layık değildi..Budizme göre kadınla ilişki kuran bir kimsenin kurtuluşu mümkün değildi. Hristiyanlık ve Yahudilik kadına günah ve suç kaynağı gözüyle bakıyordu. Yunanlılar, bilimsel, kültürel, kişisel hukuk ve uygarlık alanında kadına en ufak bir hisse vermiyordu. Roma, İran, Çin gibi başka uygarlıklarda da durum aynıydı. İşte bu cezalandırıcı inançlar sonucu kadın, sosyal varlığını, özgün yapısını tüm hukukunu unutup gitmişti

İslam tüm bu sapık inançları reddetti ve sonlandırdı. Çünkü İslam, kadına da, erkeğe de hayat hakkı tanıyan tek din idi. Çünkü kadının saygınlık ve hukukunu zihinlere yerleştiren İslam, erkeklik ve kadınlık anlayışını adilane bir düzene koyuyordu.

İlim ve bilgi kapılarını kadına açıyor. Tüm ilimleri öğrenmesini istiyor. Hz peygamber ''İlim öğrenmek erkek-kadın her Müslümana farzdır'' (ibni mace mukaddime 17) buyuruyordu.

Kur’an’da kadının, toplumsal durumu dile getiriliyordu.>>Rableri de onların dualarına şöyle icabet etti: erkek olsun kadın olsun çaba gösteren hiç kimsenin çabasını boşa çıkarmayacağım, sizler karşılıklı birbirinizi tamamlayan parçalarsınız… (Al-i İmran 3 /195)

Erkek veya kadın mümin olduğu halde kim Salih bir amel işlerse bizde ona güzel bir hayat yaşatacağız. Ahirette ise onları amellerinden çok daha güzel bir şekilde mükâfatlandıracağız.  (Nahl 16 /97)

Kur’anda kadın – erkek Allah a karşı sorumluluklarda eşittir, kulluk vazifelerinde hiçbir farklılık yoktur. Ayetlerde iman eden erkekler, iman eden kadınlar, inkâr eden erkekler inkâr eden kadınlar gibi inanç ve kulluk bazında eşittirler. Dahası, Saliha bir kadın, Salih olmayan bir erkekten iyidir, İslam’ın değer ölçüsü budur. İslam, insanlık için başka bir değer ölçüsü kabul etmez. Cinsleri birbirinden ayıran doğal özelliklerin fazilet ve üstünlükle hiçbir ilgisi yoktur. İslam’ın tanıdığı biricik ölçü, Salih amel ve takvadır.

Müslüman bir kadın sadece ev içinde değil diğer hayat alanlarında da başarısını sürdürebilmelidir. Çünkü İslam’ı ve İslam’ın ilkelerini kalben benimseyen saliha kadınlar, her türlü kötülükten arınmak, şeytani heves ve arzularla oyalanmamak, aile içinde de dışında da güzel davranışlarıyla tanınmak, duygularını her tür haset gösteriş ve hilelerden uzak tutmak ve hislerini hayır ve selamet yollarına yönlendirerek çevrelerine güven vermelidirler. Zavallıları hor görmemek, hak çiğnememek, tecavüzkâr olmamak ve kimseye kötü zan beslememek zorundadırlar. İslam, kadına böyle bakar o bir insandır; işleyeceği salih amellerle dilediği makama yükselebilecek bir insan...

Kadın ve erkek, yaratılış açısından birbirinden üstün varlıklar değildirler. Biri diğerinin mülkiyetini almak için değil, birbirini tamamlamak için yaratılmışlardır. Çünkü her birinin sahip olduğu iki yönü vardır.

Erkek; insan ve erkektir

Kadın; insan ve dişidir.

İnsan olma özelikleri bakımından her ikisinin de toplum hizmetine katılması gerekir.

İslam, kadının tarih içindeki – edilgenleştirilmesinden – kaynaklanan, tutsak edilmişliği karşısında kesin bir tavır alarak, cahili geleneksel yargıları değiştirmiştir. Öncü bir örnek olarak, Hz Hatice, Hz Fatıma, Hz Hacer ve daha niceleri… Örneğin Hz Fatıma, cahiliyenin zincir vurduğu kadınlar içerisinde bir zirvedir…

Hz. Hacer ise, döneminde kendi iradesi dışında köleleştirilmiş kadınlardan biridir. Daha hiç kimse bir mescide gömülme hakkı kazanamamışken bu kadın, Hz. İbrahimin ikinci hanımı olmuş, Hz İsmail’e annelik etmesi nasip olmuş ve dünyadaki en büyük mescide, Mescid’ül Haram’a gömülme şerefine nail olmuştur. Kâbe, Müslümanların beş vakit namazlarında yöneldikleri Allah’ın evi, Hz İsmail’in yardımıyla Hz İbrahim tarafından kuruldu; cahiliye Arapları tarafından putlarına barınak yapılarak, içi putlarla doldurularak esir edildi. Sonra atası İbrahim’in izini süren Hz Muhammed, bu tutsak evi özgürlüğüne kavuşturdu ve putları kırdı. Hz İbrahim ile Hz Muhammed arasındaki tüm peygamberler bu evin hizmetine koştular ama hiçbirisi buraya gömülme hakkına sahip olamadı. Bu eve yalnızca bir kadın hem de köle asıllı bir kadın gömüldü. Hz Hacerdi bu kadın.. Bütün insan toplulukları içerisinde kadın bir köle, fedakâr bir anne olan Hz Hacer Allah tarafından seçilerek Kâbe’ye gömülme onurunu elde etmiş, İslam’ın, kölelik kurumlarını karşısına alarak yaptığı mücadele içinden seçilmiş ilginç bir örnektir. İşte İslamın kadına karşı verdiği değer…

Günümüz post modern dünyada ise kadın, sadece reklamların, vahşi kapitalizmin sömürünün tuzağında bir nesne konumunda… Tüm kutsallıklardan arındırılmış modern kadın, kendini beğenmişlik, çıkarcılık ve süfli duyguların girdabına kapılmıştır. Başkaları karşısında yüklenilmiş rollerini oynayan, kendi özbenliğinin farkında olmayan bir kadın tipi ortaya çıkmıştır. Kadının alabildiğine özgür olduğu, ama mutlu olamadığı bir çağda yaşıyoruz..

Kadın aynı zamanda anadır. Hz peygamber ‘’Cennet anaların ayakları altındadır’’ buyurmuştur. Bunun ötesi var mıdır? Annenin cennete girmeye vesile olmasından öte yüce bir gaye var mıdır? Ana rızasını almanın nimetler dolu cennetlerin kapısını açmasından ötede bir amacı olabilir miydi? Cennete giden yol, ananın çocuğundan razı olması ve çocuğunda ona memnun etmesinden geçiyordu demek.

Evet,  İslam, kadın ve erkeği toplumun birbirini tamamlayan iki kopmaz parçası toplumun temel bünyesini oluşturan iki ana unsur olarak görür…

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');