Sosyal Medya

Makale

Yalanı ve Gerçeğiyle Covid-19

10 aydır Coronayı konuşuyoruz.

Komplo teorileri havada uçuşuyor.

Yalan ve gerçekler o kadar iç içe geçti ki eczacı olduğum halde neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırmakta zorlanıyorum.

Bilim adamlarını/uzmanları artık ciddiye almıyorum.

İlahiyat hocaları gibi birinin ak dediğine diğeri kara diyor.

Komplo teorilerini yabana atmıyorum ama bazıları kadar da ciddiye almıyorum.

Kendi eczacılık bilgilerime ve 25 yıllık meslek tecrübeme dayanarak Covid-19'u konuşacak olursam:

1- Covid basite alınacak bir hastalık değil ama medyada yazılıp çizildiği kadar da öldüren/bitiren bir hastalık değil.
Sağlık personelleri gibi üst üste bu virüse maruz kalanlarda ve ciddi solunum/dolaşım hastalığı olanlarda öldürücü olabiliyor.

2- İşin ciddiyetini anlamanız için bir istatistik vereyim:

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tüm dünyada yılda ortalama 400 bin kişi grip/nezleden kaynaklı ölüyor.

Covid'ten dolayı 10 ayda ölen sayısı 750 bin civarı; 1 yılda 900 bin olması muhtemel.

Bu ölümlerin bir kısmının Covid olmayıp diğer grip kaynaklı olduğunu düşünüyorum.

Yani; grip/nezleden dolayı ölen her bir kişiye karşılık 2 kişi Covid'ten ölüyor.

3- Herkes aşıdan bahsediyor ama bu hastalığa yakalananlarda oluşan antikorun (savunma hücresinin) 3-5 ayda yok olduğu iddiası doğru ise aşı olayı bir hayal.

Nitekim Corona virüs ailesinden olan SARS ve MERS virüsleri için biri 18 diğeri 8 yıldan beri çalışılmasına rağmen aşı bulunamadı. Bu gerçek, aynı aileden olan Covid aşı çalışmalarına olan umudu kırıyor.

Aşı bulunsa bile yakın bir zamanda gerçek anlamda koruyucu bir aşı çıkması çok zor.

4- An itibariyle Covid için aşı yok, ilaç yok, tam bir tedavi yok. Sadece belirtileri azaltmak ve vücut direncini artırmak için farklı tedavi protokolleri var.

5- Alınan tedbirler hiçbir zaman bu hastalığın yayılmasını engelleyemez.

Ancak tüm insanlar birkaç hafta kapalı bir ortamda izole edildikten sonra hastalık bitebilir ki bunu uygulamak yazıldığı kadar kolay değil ve hastalık bitse dahi tekrar başka bir yerden bulaşma ihtimali var.

Tabii bu durum büyük bir ekonomik kriz doğuracaktır ve çoğu insan "ekonomik kriz mi yoksa Covid mi?" diye ikileme girecektir.

6- Medya üzerinden bakanlık ve valilik açıklamalarının fazla faydası yok. Çünkü insanların bir kısmı işi paronayaya çevirip hayatını zehir ederken diğer bir kısmı da "yeter, nerede inceyse oradan kopsun" havasına giriyor.

7- Sonuç:

Bu hastalık için en doğru yol hastane şartlarını/imkanlarını aşmadan hastalığın yayılmasını sağlamak.

Çünkü ilaç ve aşı bulunmadığı müddetçe bu yayılma eninde sonunda olacak.

Ocak-Şubat ayında bu hastalığa yakalanmaktansa Temmuz-Ağustos'ta bu hastalığı geçirmek çok büyük avantaj.

Bu dönem hastalık ne kadar fazla yayılırsa kışın olası 2. bir salgın o kadar hafif atlatılır.

Sanırım Sağlık Bakanlığı da şuan bunu yapıyor yani hastalığın kontrollü yayılımına zemin hazırlıyor.

Her ne kadar yetkililer dile getirmese de (herhalde rehavet oluşturmamak için dile getirmiyorlar) sevindirici olan şu:

Covid yayıldıkça öldürücü etkisi de azalıyor.

Bu günlerde hastalık yayılırken akıllı olan kendini koruyup toplumsal bağışıklıktan faydalanmaya çalışır.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.