Sosyal Medya

Makale

DeÄŸiÅŸime Dair...

Yalın bir gözlem ile varlığa bakıldığında ikili bir yapı karşımıza çıkar. Bu kavramlar düzeyinde de varlık kazanır. O yüzden bir kavramı ele alırken çıkış noktasını doÄŸru tespit etmenin önemi aÅŸikârdır. DeÄŸiÅŸim, her kavram gibi çoÄŸu kez eksen olarak kabul görerek yaÅŸamı onun üzerinden açıklama giriÅŸiminde bulunulur. Ki yalın bir gözlem bu durumu haklılaÅŸtırır da… YaÅŸamın sürekliliÄŸi içinde baÅŸ döndürücü bir ÅŸekilde deÄŸiÅŸimin varlığı iliklere kadar hissedilir. DeÄŸiÅŸim aynı zamanda bir tekâmülün ve bütünlüÄŸün saÄŸlanması açısından kaçınılmaz bir ÅŸekilde öne çıkar. Hayatın hem sürekliliÄŸi hem deveranını saÄŸlayan en temel etkenlerdendir de…

Fakat deÄŸiÅŸim dediÄŸimiz andan itibaren bize deÄŸiÅŸim dedirten temel etkeni görmemiz ve onu anlamamızın gerekliliÄŸini hissettirir. DeÄŸiÅŸimin baÅŸlayabilmesi için öncesi zorunlu olarak var olacaktır. Yani bir ÅŸey deÄŸiÅŸecek ki deÄŸiÅŸim diye bir olgunun varlığını gözlemleye bilelim… 

Aslında Yaratılış serüveninin baÅŸlaması ile baÅŸlar deÄŸiÅŸim… Yaratma edimi ile Tanrısal düzlem çoÄŸalarak yeni varlık türlerinin oluÅŸumunu irade ederek var kılar. DeÄŸiÅŸim en üstten baÅŸlar. ÇoÄŸalarak var olan deÄŸiÅŸim yaÅŸamın temel kodu olarak ortaya çıkar ve böylece yaÅŸamın dinamizminin temelini oluÅŸturur. Ama deÄŸiÅŸimin varlığının devamı açısından bu deÄŸiÅŸimi baÅŸlatan ve sürdüren bir sabitenin varlığı kaçınılmaz olandır. Allah, varlığı iradesi ve gücü ile yarattığı andan itibaren deÄŸiÅŸimin baÅŸladığı tezi doÄŸru; ancak bu doÄŸruyu doÄŸru kılan ise Allah’ın Yaratıcı bir kudret olarak varlığıdır. 

Öne çıkartılan temel tezlerden biri deÄŸiÅŸimin kendi başına var olduÄŸudur. Evrim teorisi ve felsefi düzlemde de ‘her ÅŸeyin bir deÄŸiÅŸim içinde oluÅŸu’ ile bilginin imkânsızlığını savunanlara göre böyledir. Ancak burada temel bir soru ortaya çıkar: deÄŸiÅŸim kendi başına varsa deÄŸerin varlığının temelini nasıl kurabiliriz? Yani deÄŸiÅŸim ile deÄŸer arasındaki iliÅŸkinin varlığı önemli hale gelir. Artık ÅŸundan eminiz ki; deÄŸiÅŸim asıl olarak tanımlandığı andan itibaren ‘kurt kanunu’ geçerli olacaktır. Çükü deÄŸiÅŸim bize bir deÄŸer üretemez. DeÄŸer, sabit bir durumun varlığına yönelik bir zeminin üzerine kurulu olabilir. Bu yüzden ‘Allah yoksa her ÅŸey mubahtır’ diyen kiÅŸi haklılık kazanır. Her ÅŸey mubah ise güçlü olanın isteÄŸi gerçekleÅŸir ki bu noktada adalet ve hak mefhumlarının bir karşılığı olmayacaktır.

Sabit bir varlık yoksa deÄŸiÅŸim diye bir olgu var olamaz. Çünkü bu tanımı yapabilmenin yolu mukayese edebilme imkânından doÄŸar. DeÄŸiÅŸimin varlığını tam olarak algılayabilmek için onu mukayese yapabileceÄŸimiz bir sabit durumun varlığı kaçınılmaz olur. Böylece deÄŸiÅŸim kavramını ve bunun ayrıntılarını anlama imkânı bulalım…

Demek ki deÄŸiÅŸimin metafizik bir kökeni vardır. Bu köken, Yaratma Kudretine sahip Tanrının Yaratılışı baÅŸlatarak varlığı varlık sahasına çıkarması ile baÅŸlar. O zaman deÄŸiÅŸim, deÄŸiÅŸmeyen bir zemin üzerine kuruludur.  DeÄŸiÅŸimin varlığını sürdürebilmesi için üzerine bina edileceÄŸi deÄŸiÅŸmeyen bir vasatın varlığı ÅŸarttır. Böylece deÄŸiÅŸim üst ÅŸemada sürekli varlığını deÄŸiÅŸime tabi kılarak hayatiyetini sürdürme imkânı kazanır. Artık deÄŸiÅŸmeyen tek ÅŸey deÄŸiÅŸimdir deme lüksümüz kalmadı. Belki bu slogan sınırlı bir seviyede geçerliliÄŸe sahip ise de asli bir zeminde geçerli deÄŸildir. 

DeÄŸiÅŸimin olumlu ve olumsuz boyutları olduÄŸu tartışılmaz bir gerçekliÄŸe sahiptir. DeÄŸiÅŸim, olumlu anlamda insanın ve varlığın kendi varlığını sürdürürken kullandığı zemindir. Bu yüzden karşı karşıya kaldığı her sorun ve zorluk karşısında deÄŸiÅŸimin güven verici zemini onu bu sorun ve zorluk karşısında kavi kılarak aÅŸmasını saÄŸlar. Ama aynı zamanda deÄŸer zemini üzerinden de deÄŸiÅŸim kiÅŸiyi kendi varlığının otantik deÄŸerini düÅŸürtecek bir zemine de yol açabiliyor. Bu yüzden insan, deÄŸiÅŸim ile hem doÄŸru ve adil olana, hem zorba ve gayri ahlaki olana yönelebilecek bir zemin kazanıyor. Bu da her halükarda deÄŸiÅŸimin varlık açısından önemini bize gösterir. 

DeÄŸiÅŸim, varlığın bütün türleri için geçerli bir zemindir. Aynı zamanda hayati bir zemindir. Her varlık, varlık sahasına çıktı andan itibaren deÄŸiÅŸim onun için baÅŸlar. Ama insan için deÄŸiÅŸim çok farklı bir anlam kazanmaktadır. Ä°nsan deÄŸiÅŸim ile hem yücelere yükselir, hem de aÅŸağıların en aÅŸağısına ulaşır. Bu yüzden deÄŸiÅŸim insan açısından çok önemli bir olgudur. 

Ä°nsan deÄŸiÅŸim sayesinde doÄŸar, çocukluÄŸunu yaÅŸar, ergenleÅŸir, genç olur, olgunlaşır, yaÅŸlılık zamanına eriÅŸir ve ölür ki sonra yeniden dirilmeyi de içereceÄŸini bilerek gözü arkada kalmaz. Günah üzere deÄŸilse…  Sadece bununla sınırlı deÄŸil deÄŸiÅŸim insanın yaÅŸamında; insanın bilgi düzeyini sürekli artırmayı saÄŸlar. O bilgiyi tecrübeye konu ederek idrakini güçlendirir ve bakışını geliÅŸtirir. Bu deÄŸiÅŸimin mihenk noktasını kavrayarak karşı karşıya kaldığı sorunları ve zorlukları aÅŸma imkânı bulur. Hatta deÄŸiÅŸim sayesinde varlığı yeniden düzenleme ve hayatını çekip çevirme zemini kazanır.

DeÄŸiÅŸim, insanın yaÅŸamı konusunda sorumluluk üstleneceÄŸi bir zemini kurmasına yardımcı olur. Aynı hayatın iki boyutu arasındaki dengeyi kurma becerisini de bu deÄŸiÅŸim sayesinde elde eder. Ä°nsan, kötü bir ÅŸey yaptığında bunu giderecek bir vasatı deÄŸiÅŸim imkânı saÄŸlar. Ä°yiliÄŸine sürekli yeni iyilikler katma becerisini de deÄŸiÅŸimin varlığı ona kazandırır. Ama aynı zamanda çok iyi bir insan iken deÄŸiÅŸim sayesinde çok kötü bir üne sahip insana da dönüÅŸebilir. Burada asıl konu deÄŸiÅŸim ile insan arasındaki iliÅŸkinin mahiyetine dair olmalıdır.

Ontolojik olarak deÄŸiÅŸim olgusu kendisi ile iliÅŸki kuran kiÅŸinin iradesine veya tavrına göre pozisyon üstlenir. Ä°rade devreye girdiÄŸinde tabii ki iki irade aynı olguya tekabül ettiÄŸinde deÄŸiÅŸimin yönü hangi iradenin güçlü oluÅŸuna göre deÄŸiÅŸim gösterir. Bu yüzden insanın deÄŸiÅŸim ile iliÅŸkisinin zemini irade merkezlidir. Ä°rade karşısında deÄŸiÅŸim ile varlığın düzenini deÄŸiÅŸtirme ve yeni bir düzen kurma zemini kurulabiliyor. Bu da insanın deÄŸiÅŸim karşısında bir sorumluluÄŸunu doÄŸuruyor. Bu sorumluluk irade sahibi oluÅŸuyla birebir iliÅŸkili bir durumdur. Ä°radenin iÅŸ görebilmesinin yolu ise deÄŸiÅŸimin nasıl oluÅŸtuÄŸunu öÄŸrenmek; yani bilgisine sahip olabilmekten geçer. O zaman irade ile birlikte bilgi deÄŸiÅŸim açısından önemli ikinci etkene dönüÅŸür. Bilgi güçtür derken, deÄŸiÅŸimin nirengi noktasını bilmeyle iliÅŸkisini de dikkate almakta yarar vardır.

Birden fazla iradeler devreye girdiÄŸinde deÄŸiÅŸim en güçlü ve bilgili olana göre biçimlenirken doÄŸal olarak her zaman her irade deÄŸiÅŸimde varlık kazanamayabilir. Ayrıca insanın imtihan üzere oluÅŸunu dikkate aldığımızda çoÄŸu zaman irade dışında bir deÄŸiÅŸim ile karşı karşıya da kalabiliriz. Bu durumda karşı karşıya kaldığımız duruma yönelik tepkimiz önemli hale gelir. 

Ä°nsanın özgür oluÅŸunun metafizik ilkesi ile deÄŸiÅŸimin metafizik ilkesinin zemini aynıdır. Yine insan ve deÄŸiÅŸimin ontolojik yapısının varlığı da benzer bir olguyu iÅŸaret eder. Yani insan, deÄŸiÅŸim ile birlikte kendi serüveninin sahibi olarak sorumluluÄŸunu üstlenir ve özgürlüÄŸünün karşılığını bulacağı bir vasata sahip olur. Bu temel gerçeklik üzerinden deÄŸiÅŸimi dikkatle izlemeliyiz. Ama asıl deÄŸiÅŸimin Mimari olan Allah’ın Ä°radesini hiçbir ÅŸekilde unutmadan… 

Allah, hem deÄŸiÅŸimin gerçekleÅŸmesi baÄŸlamında iradelere imkân tanırken hem de deÄŸiÅŸimin üzerinde gerçekleÅŸeceÄŸi sabit zemini de kurar. Yani Allah hesap dışı tutulduÄŸunda hiçbir ÅŸeyin anlamı kalmaz. Hiçlik bu yüzden modern dünyada temel bir olguya dönüÅŸmek durumunda kalmaktadır. 

Allah’ın varlığı deÄŸiÅŸimin hem varlığını açıklar, hem de deÄŸiÅŸimin iÅŸleyiÅŸini belirler. Bu yüzden insanın varlığının anlamı, özgür ve irade sahibi kılınarak sorumlu tutulması da ancak Allah’ın varlığı ile açıklanabilir bir öncüldür. Bu yüzden insan, sadece Allah’a dayanarak varlık sahasında her türlü yapabilirliÄŸe sahip olarak varlık kazanıyor. Bu yüzden sorumlu tutuluyor. DeÄŸer bu açıdan ortaya konuyor. Yani insan yoksa iyi ve kötü kavramının bir karşılığı olmayacağı gibi deÄŸiÅŸim ve sabit diye bir kavrama da ihtiyaç hissedilmez…

Bu bizi temel bir gerçeÄŸe taşıyor. DeÄŸiÅŸimi metafizik bir ilke ile ontolojik bir ilke ile ve epistemolojik bir ilke olarak betimlemeliyiz. Ä°ÅŸte insanın deÄŸiÅŸim ile iliÅŸkisinin en netlik kazanacağı zemin bu bilgi yöntemi ile iliÅŸkisi baÄŸlamında ortaya konulabilir. Ä°nsan bilgi sahibidir. Sınırlı bir bilgiye sahip olsa da bu bilgi olarak betimlenir. DeÄŸiÅŸim ise bilgi sayesinde gerçekleÅŸir. Bu varlığa müdahil olmanın alanını betimler. Ä°nsan bilgi ile varlığı yeniden kurmanın sorumluluÄŸunu üstlenerek karşılığını ödeyeceÄŸi bir zemin üzerinden deÄŸer kazanır. Ä°nsan deÄŸer kazandıkça deÄŸiÅŸim de anlamlı hale gelir. Böylece her varlığın deÄŸiÅŸim gösterirken kazandığı hal bir deÄŸer ile çerçevelendirilerek anlamlandırılabilir…

Ä°nsanın, yardıma muhtaç bir insan, hayvan veya bitkiye mahsusen yardım elini uzatması orada bir deÄŸiÅŸim meydana getirir. Bu deÄŸiÅŸimi iyilik olarak tanımlarız. Farklı bir çerçevede ise güçlü olan insan, baÅŸka insanın, hayvanın veya bitkinin hayatını zorla olumsuz etkileyebilir ve bir deÄŸiÅŸim oluÅŸur. Bu deÄŸiÅŸim ise kötülük olarak betimlenir.  Hak, hukuk, estetik, iyilik, kötülük, babacan, zalim gibi birçok olgu beraberinde bir deÄŸiÅŸim taşır ve bu deÄŸiÅŸimin niteliÄŸine göre tanım ve anlam kazanır. Ama eÄŸer deÄŸiÅŸim kendi doÄŸal yapısı gereÄŸi gerçekleÅŸmiyorsa bir sorumluluk alanı oluÅŸturur. Ä°ÅŸte bu deÄŸiÅŸimi iradesi çerçevesinde gerçekleÅŸtiren kiÅŸi sorumlu olur… 

DeÄŸiÅŸimin iki niteliÄŸi olduÄŸunu belirgin kıldığımızı kabul edebiliriz. Aslında aynı nitelik iki varlık katmanı açısından bir deÄŸiÅŸim vardır. Birinde sorumluluk metafizik ve hesaba açık deÄŸil iken diÄŸerinde ise insan söz konusu olduÄŸu için bir hesabı içermektedir. DeÄŸiÅŸim her halükarda bir deÄŸiÅŸim olarak var olur…

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.