Sosyal Medya

Makale

Ak Partinin Eksen Kayması İşin Doğası

Ak Partinin son “Atatürk” açılımı ve birkaç yıldır artan “Milliyetçi” ve “Devletçi” söylemleri İslamcı tabanını şaşırttı.

İslamcılar kendilerini Atatürk ile hep karşı saflarda görürler. Milliyetçi ve devletçi söylem yerine “Ümmetçi” söylemleri tercih ederler.

İslamcı tabana sahip Ak Parti, ilk kurulduğunda durduğu yer ile bugün durduğu yer arasında bir hayli mesafe var:

Ak Parti 2001’de kurulurken, sistem karşıtı söylemleri, ümmetçi vurguları ön plandaydı. Yaşanan ekonomik ve siyasi birçok sıkıntının sebebini mevcut çarpık sisteme bağlıyordu.

Mevcut sistemin ideolojisi olan Atatürkçülüğe/Kemalizm’e karşı direkt itiraz edici söylemi olmasa da çok fazla da ağzına almıyordu.

Resmi gün ve bayramlarda Atatürk lafzı yerine “Gazi” veya “Mustafa Kemal” ismini kullanmayı tercih ediyordu. Parti içinden Anıtkabir’e zorunlu protokol dışında pek kimse gitmiyordu.

Aradan geçen 16 yılda Sistem Karşıtı Ak Parti Sistemin Bekçiliğini üstlendi. Anıtkabirden uzak duran birçok siyasetçi 10 Kasımda Anıtkabir’e otobüs kaldırır oldular.

Ak Parti bu süreçte Ümmetçi söyleminden vazgeçmedi ama Devletçi ve Milliyetçi söylemleri daha ağır bastı.

Eksen kayması sadece Ak Parti’de yaşanmadı; mevcut Kemalist Sistem de ciddi bir eksen kayması yaşadı bu süreçte:

Ak Partiyi ve Yöneticilerini tehdit gören, kapatmak için ciddi mücadele veren, farklı darbe planları yapan Kemalist Sistem son yıllarda Ak Partiye sarıldı.

Başörtülülerin sokakta dolaşmalarına bile tahammülü olmayan Kemalist Sistem, bugün Hâkim ve Askerin bile başörtüsü ile görev yapmasına itiraz etmiyor

Ne Ak Parti Küfre döndü ne de Kemalist Sistem Hidayete erdi; yaşananlar işin doğası gereğiydi.

Neydi işin doğası:

Karşı saflarda olup beraber ittifak yapmak zorunda olan iki yapı kendilerinden taviz vererek ortak bir noktada birbirilerine renk vermiş halde buluşmak zorundalar.

Türkiye’deki Derin Devlet, oyalayıcı ve dışlayıcı tavrından dolayı 2000’li yıllara girerken Batıyı/Batıcılığı sorgulamaya başladı. Çin ve Rusya’nın başını çektiği doğu blokuna yakınlaşmayı tartışmaya başladı.

ABD/Batı, FETÖ aracılığıyla Ergenekon, Balyoz gibi davalarla Kemalist Sistem içindeki ABD/Batı karşıtlarını tasfiye etmeye başladı.

İlk başlarda bu tasfiyeye destek veren Ak Parti, Gezi Olayları ile kendilerinin de tasfiyesine karar verildiğini anladı.

Durum böyle olunca birbirine karşı bu iki kutup mecburi ittifak içine girdiler.

İttifak için orta bir noktada buluşmak şarttı. Ortada buluşmak için birbirilerine adım atmak zorunda idiler.

Ak Parti Kemalist Sisteme, Kemalist Sistem de İslamcılığa doğru birkaç adım atıp ortada buluştular.

Mavi ve Sarı orta bir noktada buluştuklarında Yeşil çıkar ortaya; bu işin doğasıdır.

İslamcı Ak Parti ile Kemalist Sistem orta bir noktada buluştuklarında; dindar, muhafazakâr, devletçi, kapitalist ve Kemalist bir tiplemenin ortaya çıkması kaçınılmazdı.

İyi mi oldu yoksa kötü mü?

Ben durum tespiti yapmaya çalıştım; ona da siz karar verin.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');